Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Kritik günler…

2.2.2018
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Türkiye, çok kritik, çok zor günler yaşamaktadır. Bir var olma mücadelesi vermekte, bir Evanjelist-Siyonist taarruzu ile mücadele etmektedir.

1- Herkes bilmektedir ki tüm terör örgütleri (PKK, PYD, YPG, DEAŞ, TALİBAN, EL KAİDE vs.vs.) İsrail-ABD ve AB’nin kuklalarıdır. Paralı askerleri ve maşalarıdır. Ve oynanan bu oyunun, sahtekarlığın, ahlaksızlığın, iki yüzlülüğün herkes farkındadır. ABD İsrail’in emri altındadır. Siyonist lobiler istedikleri gibi at koşturmakta, her dediklerini yapmaktadırlar. Kaldı ki Trump bugüne kadar gelen başkanların (gerçi diğerleri de bir matah değildir) en cahili, güvenilmezi, iki yüzlüsü ve akıl fukarasıdır. Bir dediği diğerine uymamakta, icraatları ile yaptıkları tam anlamı ile ters düşmektedir. Tam bir İslam düşmanıdır. Irkçıdır.

2- Bugün Orta Doğu’yu kan gölüne çevirmenin tek amacı, İsrail’in güvenliği ve çıkarlarıdır. Bunun vebali tam anlamı ile İsrail, ABD, AB ve yandaşlarına aittir. Kendini insan hakları, demokrasi, hukuk düzeni ve medeniyetin koruyucusu ilan eden bu güruh her türlü ahlaki ve insani değerden mahrumdur.

3- Türkiye baldırı çıplak psikopat teröristlerle değil, tüm İslam alemini hedef alan bu güruh ile mücadele vermektedir. Senaryoyu yazan her türlü desteği veren bu sömürücü çetedir. Ve bu mücadelede Türkiye sadece kendine güvenmek zorundadır. Ve Cenab-ı Hak’ın izni ve yardımı ile başarıya da ulaşacaktır. Nitekim güvenlik güçlerimiz, çok zor şartlara, her türlü engellemelere rağmen, gösterdiği üstün başarı bu düşüncelerimizi doğrulamaktadır. Türkiye’nin bölgesinde ve İslam aleminde tek güç olduğunu göstermektedir.

4- Güçlü olanın haklı sayıldığı bu dönemde, çok daha güçlü hale gelmek zorundayız. Bunun için politik hesaplar, şahsi beklentiler bir tarafa bırakılmalı, bu kavga, çekişme, dışlama, hakaret, baskı, tehdit, üslupları terk edilmeli, milli birlik ve beraberliği güçlendirmek için gayret gösterilmelidir. İktidar bu gerilim ve kavga politikasını terk etmelidir. Oy hesaplarından vazgeçmelidir.  

  1. a) Gerçek demokrasiye, bağımsız yargıya, hukuk düzenine, fikir, ifade, inanç, teşebbüs hürriyetlerine, mal ve can güvenliğine, bir an önce kavuşmamız şarttır. Medyanın da, bu yüz kızartıcı durumundan kurtulması gerekmektedir.
  2. b) Gerek iktidar, gerekse muhalefet; ilmi ve sosyolojik araştırmalar yapmalı, tarama konferansları (beyin fırtınaları) düzenlemeli ve her konuda projeler üretmelidirler. Laf üretimi terk edilmeli, proje üretimi dönemi başlatılmalıdır.

- Halka, nasıl ümit ve moral aşılayabiliriz? Mevcut; ümitsizlik, korku, vurdumduymazlık, tembellik, çıkarcılık, istismarlar, girdabından nasıl kurtulabiliriz?

- Gençlere, okuma, araştırma, ülke meselelerine sahip çıkma, kültürel değerlere sahip olma, kendine güven, güzel ahlak, üretici olmak vb. hasletleri, nasıl kazandırabiliriz? Yüksek teknolojiyi hedef almış, kaliteli bir eğitim sistemini, nasıl gerçekleştirebiliriz? Elbette, bunun için, tüm partilerin milletvekili adayı seçerken, sıradan, sallabaş tipleri değil, örnek insanları tercih etmesi şarttır. Aksi halde, genç kesim, politikacılara niçin saygı duysun, güvensin? Kalitesiz tipleri niçin ciddiye alsın? Bu demokrasi yutturmacılığına niçin sahip çıksın?

- Bu din istismarı nasıl önlenecektir? İslam’ın gerçekleri, ne zaman öğretilecektir? Bu iğrenç fetvalar (Şia ve Vehhabi kaynaklara dayanan) bu (tamamına yakını belden aşağı) sapık açıklamalar, ne zaman sona erdirilecektir? Diyanet, ne zaman asli görevine dönecek, parti sözcüsü olmaktan vazgeçecektir? Dindar geçinenlerin, fevkalade yanlış davranışları ne zaman kritik edilecek ve doğrular anlatılacaktır? Astronomik sayıya ulaşan cemaatler, ne zaman titiz bir biçimde, denetlenecektir?

- Elbette; yüksek teknolojiye dayanan bir sanayiye, başarılı bir tarım uygulamasına, çağdaş bilişim tekniklerine ulaşmak için de projeler üretilmeli ve uygulamaya konulmalıdır.

- Güvenlik güçlerimizle gurur duyuyoruz. Gece-gündüz kendilerine dua ediyoruz. Ancak gerçek ve devamlı başarı için, her açıdan güçlü olmanın zaruretini de hatırlatıyoruz.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 1 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

halil ibrahim

11.02.2018 - 01:51
türkiye halkının kudüs konusunda hassasiyeti bir anda bitti haklı olarak ... bir anda savaşa dahil olduk ... savaş kim tarafından çıkarıldı malum ... ülkemiz savunma konumunda görünüyor ... her ne ise çıplak gözle bilinmez bir durum ... okunur bir tablo da değil .. büyüteçle izlenmesi icap ettiği gibi ... sayfaya yazılan yazılara bakarken ... sayfa üzerinde silgiyle silinmiş hataları tekrar ele almak gerek ... derin bir analiz lidelerin hatasını ortaya koymak gibi bir ihanet için değil tamam anladım ... analiz düşmandan daha fazla kazık yememek için ... özetle diyorum ... savaş düşmanın tuzağıydı ... tuzağın içine girdik ama nasıl ... girdikten sonra nasıl öldü gitti ... asıl şuan ne yapmalıyız ... bunları derin analize tabi tutup ... şu gerçeği değil ... asıl gerçeği duymamız gerek ... tekerrürü tarihin sayfalarında algoritma ne söyler ... acı mı tatlı mı ... tarihçiler iş başa ...
Yazarlar
Website Security Test