Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Damak tadı

16.2.2018
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

İngiliz film yönetmeni RolandJoffé’nin 2000 yılı yapımı VATEL’igördünüz mü? Filmde, Fransız oyuncu GerardDepardieu, 17. yüzyılda Fransa’da yaşamış ünlü şef aşçı Vatel’i canlandırırken müthiş bir performans sergiliyordu. Ünlü şefin, patronu Conde Prensi adına Kral 14. Louis’in kanına girmek için yaptığı yemek gösterileri, bugün gastronomi denilen olayın en çarpıcı ilkleri arasında sayılıyor.

Nedir gastronomi? Kısaca yemek kültürünün yansımasıdır denilebilir. Gastronomi, somut olmayan kültürel emanetlerin en önemli unsurlarından birisi, halkları birbirine kaynaştıran bir etkinlik. Yüzlerce yıllık tarihi yolculuklar, çeşitli gelişmeler sonucu ulaşılmış odak bir noktadır gastronomi. Beslenmenin kaynağında deniz varsa, deniz ürünlerine dayanır. Otlaklarda sığır, geyik, koyun gibi hayvanlar varsa, etler, kebaplar doldurur tabakları. Ege gibi dağ taş ot ile kaplı ise, öğünleri oluşturan ot yemeklerinin sayısı saymakla bitmez. Çin, Japon, Fransız, İtalyan, Hint, İspanyol, giderek Osmanlı geleneğinden gelen Türk mutfağı, evrensel tarihi emanetlerden bazılarıdır.

Gurme şehirler ağı

Gastronomi, iyi yemek kültürünün, mutfak sanatlarının bir yansıması ise, sofradaki güzellikleri takdir eden meraklı kişilere de gurmeler, başka bir deyişle “tadbilir”ler deniyor.

Fransızca kökenli bir sıfattan kaynaklanan “gourmet”, “damak tadına sahip”, “yemesini bilen” kişi olarak da tanımlanıyor sözlüklerde.

Geçmişi insanlık tarihi kadar eski olan yeme-içme kültürü, son zamanlarda özellikle gençler arasında çok yaygın bir taraftar ağına kavuşmaya başladı.Avrupa’da buna “fooding” deniyor. Yalnızca çok yıldızlı, başka bir deyişle çok pahalı lokantalar değil, ucuz ama değişik tatlar sunan lokantalar da dolup taşıyor. İnsanlar, değişik tatlardan yüksünmek bir yana onların peşinden ülke ülke geziyor. Gastronomi bir turizm etkinliğine dönüştü artık.

Bu merak, bu araştırıcı ruh, toplumları birleştiren yepyeni örgütleri ortaya çıkardı. Öteden beri bir gastronomi merkezi olan Fransa’nın Lyon şehrinde, 2007 yılında “Dünya Gurme Şehirler Ağı” (Delice) oluşturuldu. Bu oluşuma başlangıçta 9 şehir katıldı ama bugün üye şehirlerin sayısı İzmir dahil 23’e ulaştı dört bir kıtada.

26 Ocak 2015 tarihinde, İ.B.B. Başkanı Aziz Kocaoğlu, İTOve İzmir Ekonomi Üniversitesi (İEÜ) Mütevelli Heyet Başkanı Ekrem Demirtaş ve “Delice” Başkanı Jean Michael Daclin tarafından imzalanan anlaşma ile İzmir “Delice” ağına üye oldu.

Hedefler

Nedir bu yeme-içme ağının hedefleri? Kentin kimliğinde mutfak kültürünü ön plana çıkarmak, kentin ekonomik kalkınmasına katkıda bulunmak, kentin tanınmasını dünya çapında yaygınlaştırmak, yaşama sevincini kent ölçeğinde geliştirmek başlıca hedefler.

İzmir için hedefler bunlarla da sınırlı değil. Fuar İzmir’de düzenlenen “Travel Turkey - Turizm Fuarı”   çerçevesinde bu yıl üçüncüsü gerçekleştirilen “gastronomi kongresi”ne yerli-yabancı 41 akademisyen, 10 panelist katıldı; bu kapsamda 10 tadım atölyesi ve 12 yemek yarışması düzenlendi. Bu birlikteliklerde, sağlıklı beslenme, yerel ürünlerin ve mutfakların tanıtımı, mutfak sanatlarında eğitim ve bilgilerin aktarımı, şeflerin ilişkilerinin geliştirilmesi konuları ele alındı.

Yine “Delice” üyeliği aracılığıyla Alaçatılı dinamik şefimiz Kemal Demirasal, Montreal’deki “Işık Festivali”nde Yunanlı bir şef ile birlikte Ege mutfağının mücevherlerini sundu.

“Delice” üyeliğinden sonra, İzmir’den 70 öğrenci Lyon gibi önemli bir gastronomi merkezinde staj yaptı; bunlardan ikisi Michelin yıldızlı şefler yanında çalışmaya başladı.Mutluluk verici bir gelişme.

Brüksel’de 10. Yıl

Geçtiğimiz hafta, “Delice” ağının kuruluşunun 10. yıldönümü dolayısıyla, örgütün dönem Başkanı OlivierMarette’in çağrısı üzerine İEÜ Dış İlişkiler Koordinatörü Sırma Güven ile birlikte Brüksel’e gittik, İzmir’i temsil etmek için. Brüksel Belediye Başkanı P. Close’un açış konuşmasını yaptığı panele, Lyon, Bordeaux (Fransa), Aarhus (Danimarka), Puebla (Meksika), Barcelona (İspanya), Torino (İtalya), Hong Kong (Çin), Lizbon (Portekiz), Cape-Winelands (Güney Afrika), Lozan (İsviçre) ve İzmir yetkilileri katıldı. Panelde ve daha sonra düzenlenen basın ile buluşmada, İzmir’de yapılan Alaçatı Ot, Urla bağbozumu ve Enginar, Konak Boyoz, CittaSlow-Seferihisar ile Karaburun’daki mandalina festivalleri ve bunlara halkın yoğun ilgisi, sohbet ettiklerimizin çok ilgisini çekti. Travel Turkey’deki Gastronomi Kongrelerine katılanların İzmir’den çok iyi izlenimlerle döndüklerini de belirtmeden geçmeyeyim.

Gördüklerimi anlattım; yediğim içtiğim güzel yemekler de bana kalsın izninizle…

 

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar
Website Security Test