Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

TÜRSAB seçimlerinde nefesler tutuldu

16.2.2018
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Başaran Ulusoy

Turizm sektörünün en gözde kurumlarından biri olan Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği’nde (TÜRSAB) hep aynı şey tekrarlanıyordu son yıllarda. Seçimden uzun süre önce Başaran Ulusoy aday olmayacağını açıklıyordu. Ulusoy’un aday olmayacağını açıklamasıyla birlikte başkan adayları çıkmaya başlıyordu.

Son dakika da Başaran Ulusoy yeniden aday olduğunu açıklıyor, muhalifler ise iki ya da üç aday ile temsil edildiği için seçimi kaybediyorlardı.

Emin Çakmak bu yüzden kaybetti. Firuz Bağlıkaya’nın kaybettiği seçimde de aynı şey oldu. son 7  ya da 8 seçimde durum hep böyle oldu. Geçtiğimiz Aralık ayında yapılması gereken seçimler öncesi farklı bir gelişme gündeme geldi. Aslında yine Başaran Ulusoy aday olmayacağını açıklandı.

Hasan Erdem

Ve yine iki aday çıktı. Firuz Bağlıkaya “Değişim Grubu” adına yeniden aday oldu. Daha güçlü bir TÜRSAB için Hasan Erdem’de adaylığını açıkladı.

İşler her zaman olduğu gibi gidiyordu. Muhalefet yine bölünmüştü. Ve bu durumda Başaran Ulusoy’un aday olması halinde seçimi kazanması kesinleşmişti. Ama bütün planları bozan bir gelişme oldu. Firuz Bağlıkaya ile Hasan Erdem güçlerini birleştirdi. Seçimlere ortak girmek için protokol yaptılar.

Bu durum bütün planları bozmuştu. Ve Hasan Erdem - Firuz Bağlıkaya birlikteliği çok ses getirmişti. İki artı iki dört yerine 6 hatta 7 yaptı. Antalya’dan Muğla’ya, Samsun’dan İzmir’e herkes bu birlikteliğe destek verme kararı aldı. TÜRSAB’ta her seçimde muhalefetin bölünmesinden yararlanan ekip bu defa büyük şaşkınlık içindeydi. Ve olmayacak bir şey yapıldı. TÜRSAB seçimleri iptal edildi. Hem de şimdi buraya yazmanın bile doğru olmadığı bir gerekçe ile…

Seçimlerin iptal edilmesi ile birlikte büyük bir boşluk doğdu. Bugüne kadar olmayan bir süreç başladı. Ancak bakanlık olaya el koydu ve sektörün en büyük örgütünü belirsizlikten kurtardı.

Kültür ve Turizm Bakanlığı TÜRSAB’ı Genel Kurul'a götürecek bir heyet atadı. Talha Çamaş, Nedim Öztürk ve Mustafa Kutluoğlu'ndan oluşan heyet çok ciddi bir çalışma yaptı ve Genel Kurul’un 24-25 Şubat 2018 tarihlerinde yapılacağını açıkladı.

Şimdi binlerce TÜRSAB üyesi bu tarihlerde yapılacak seçimleri bekliyor. Seçimleri erteleyen Ulusoy ve ekibi şaşkınlıklarını kısa sürede üzerinden attılar. Ve önce birlikte davranan iki adayı tek tek arayarak birlikte olma teklifi götürdüler. Muhalefet birlikte hareket etmekten vazgeçmeyince de Başaran Ulusoy ve ekibi sahaya çıktı. Ulusoy, “Genel Kurul’a sahip çıkın” mesajları vermeye başladı. Başaran Ulusoy’a seçim kampanyalarında üç isim eşlik etti. Genel Sekreter Çetin Gürcün, TÜRSAB Yönetim Kurulu üyeleri Numan Olcar ve Davut Günaydın Başaran Ulusoy ile birlikte seçim kampanyasında yer aldılar. Bu görüntü Başaran Ulusoy’un yerine Çetin Gürcün’un aday olacağını söylentilerine yol açtı. Bu sırada Gürcün’un TÜRSAB adına uluslararası bir görev alması ile birlikte Davut Günaydın’ın da adaylığı da gündeme geldi.

Ulusoy cephesinde gelişmeler böyle şekillenirken başkan adaylarından Hasan Erdem seçimlerin ertelenmesini fırsata dönüştürdü. Uzun süredir sürdürdüğü seçim çalışmalarında Anadolu’da gitmedik nokta bırakmayan Hasan Erdem bu defa büyük kentlerde de tek tek TÜRSAB üyelerini ziyaret etti. İstanbul ağırlıklı seçim çalışmalarında büyük bir destek bulan Hasan Erdem verdiği şu önemli mesajlarla dikkat çekti:

. Turizm sektörü artık günümüzde dijital platformların içine girmişken, dünya global bir hal almışken çok açık söylüyorum evrensellikten uzak, yabancı dil bilmeyen ve dijital dünyayı takip etmeyen bir TÜRSAB Başkanı sektörümüzü temsil etmesin.

.  Sektör kan kaybediyor TÜRSAB yerinde duruyor. Sektörü yeni ufuklara taşıyacak bir TÜRSAB yaratacağız.

. Bütün TÜRSAB üyeleri aynı zamanda birer turizm elçisidir. 25 Şubat’tan itibaren meslektaşlarımızla dünyadaki turizm fuarlarına giderek hem ülkemizi ve hem de sektörümüzü tanıtacak, yanlış algıları ortadan kaldırarak karşılıklı işbirliklerini hayata geçireceğiz.

. Kültür ve Turizm Bakanlığımız öncülüğünde ve TÜRSAB’ın gayretleriyle Türkiye’nin turizm lobisini 10 bin acentemiz ve tüm sektör temsilcilerimizle birlikte oluşturacağız.

Hasan Erdem’in işbirliği yaptığı diğer başkan adayı Firuz Bağlıkaya da Nebil Çelebi, İbrahim Tanrıverdi, Barış Öztürk ve Tansu Demir gibi sektörün önde gelen isimleri ile birlikte çalışmaları sürdürüyor.

Ekibin önde gelen isimlerinden Tansu Demir yeni bir çalışma planı hazırladıklarını ve kısa sürede TÜRSAB üyelerini sıkıntılardan kurtaracaklarını belirtip şu noktaların altını çiziyor:

. Bu sefer temsilcilerimizi çok daha dikkatli seçmeliyiz. Kararımızı etkileyen arkadaşlık, hemşericilik, iş ilişkisi gibi tüm faktörleri bir kenara bırakarak, bir şeyler yapma heyecanını içinde taşıyan, sorunların çözümü için projeleri üreten ve iş yapacağına inandığımız kadroları öne çıkarmalıyız.

. Seçimlerimizi doğru yapamazsak önümüzdeki günlerde maalesef herkes kaderiyle baş başa kalacak. Sektörün, mevcut zorlukları yaşayarak hisseden temsilcilere ihtiyacı var.

. Ben önümüzdeki süreci Kurtuluş Savaşı'ndan önce Anadolu'da gerçekleşen kongrelere benzetiyorum. Söz konusu sektörümüz olduğunda her şey teferruatta kalmalı.

. Geleceğimiz, onurumuz ve hayatımız için artık başka bir ruhla yola çıkma zamanı geldiğine inanıyorum.

Evet sektörde 10 bin aşkın üyesi ile bir dev olan TÜRSAB’ta seçimlere kısa süre kala son gelişmeler bu şekilde. Başaran Ulusoy ve ekibi bu defa muhalefetin birlikteliği bozamazsa yeni bir yönetim TÜRSAB’ta görev alacak gibi görünüyor.  Ancak birliktelik bozulursa işler değişebilir bunu da not olarak ekleyelim.

Tansu Demir

ABD pazarı yeniden umut haline geliyor

Hazır giyimciler ABD pazarına yeniden ilgi odağı yaptı ve sonuç aldı. Hem Kemalettin Güneş hem de Özkan Karaca bu sonucu ilişkin değerlendirmeler yaptı. 

Başkan Vekili Kemalettin Güneş İstanbul Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB) yönetiminde yeni dönemde olmayacak. Yıllardır sektöre önemli hizmetleri geçmiş bir isim. Özellikle bir sorun çıktığı zaman çözüm bulma konusunda üstat… Sektörde dargınlıkların, kırgınlıkların önleyicisi Kemalettin Güneş… Yeni dönemde olmayacak. Aslında “yeter biraz da başkaları görev yapsın” diyor ama yokluğu hissedilecek.

Kemalettin Güneş görevi bırakacak ama son dakikaya kadar koşturmaya devam ediyor.  ABD'nin Türk vatandaşlarına uyguladığı vize engeline rağmen Las Vegas'ta geçtiğimiz hafta düzenlenen Magic Show'a katılan Türk hazır giyim firmaları adeta Show yaptı.

Bu alanda dünyanın en büyük organizasyonlarından biri olan fuardan Türk firmaları çok yüklü siparişlerle dönüyor. ABD'nin hazır giyim tedarikçisi ülkeler arasında Çin, 37 milyar dolarla ilk sırada yer alıyor. Çin'i Vietnam ve Hindistan takip ediyor. Türkiye’nin başarısında büyük pay sahibi olan İHKİB Başkan Vekili Kemalettin Güneş olayı şu şekilde değerlendirdi:

.  ABD yılda yaklaşık 100 milyar dolarla dünyanın en büyük hazır giyim ithalatçısı.

. Türkiye'nin bu ülkeye ihracatı geçen yıl yüzde 4.3 artışla 559 milyon dolara çıktı.

. Ama biz dünyanın 7'nci büyük hazır giyim tedarikçisiyiz. ABD pazarından sadece yüzde 0.8 pay almamız bize uygun değil.

. Elbette bu oranı yeterli görmüyoruz. ABD pazarındaki payımızı orta vadede yüzde 1.5’e, yani 1.5 milyar dolarlara çıkarmak istiyoruz.

. Ocak ayında ABD’ye ihracatımızdaki yüzde 23.3’lük artış ve Las Vegas’taki Magic Show’da firmalarımıza gösterilen ilgi, bu hedefin çok uzak olmadığını gösteriyor.

Yıllar önce Süleyman Orakçıoğlu ve arkadaşlarının başlattığı ABD hamlesi bu noktaya gelebilmiş. Orakçıoğlu’nun ABD pazarını fethetme hayali vardı. Sonrasında sanki biraz ABD pazarını ihmal ettik. Şimdilerde yeniden bu pazarın önemi anlaşıldı. İHKİB ABD, AB ve Uzak Doğu Fuarlar Komitesi Başkanı Özkan Karaca’nın şu sözleri bu görüşü doğruluyor:

.  Orta vadede Türkiye'yi ABD'nin hazır giyim tedarikçisi ülkeler arasında en azından ilk 10'a sokmak istiyoruz.

Evet önemli bir hedef. Sanki biraz geç kaldık. Her ne kadar Ekonomi Bakanlığı ABD'yi hedef pazar olarak belirlemiş olsa da Süleyman Orakçıoğlu’nun başlattığı atak aynı hızla devam ettirilmiş olsaydı bugün farklı bir noktada olurduk. Ama son fuarda Türk firmalarının standlarına akın olması kaybedilen yılların hızla telafi edileceğini gösteriyor.

Efsane geri döndü

Efsane sendikacının attığı temel MESS çalışanlarının mücadelesinde anlamına buldu. En iyi sözleşmeyi yine metal işçileri yaptı. Biz de sendika gömleği giyip efsane sendikacının fotoğrafının önünde durumu öğrenme şansı bulduk.

DİSK’in çok güçlü olduğu yıllardı… Başında aynı zamanda Maden-İş’in de başkanı olan efsane sendikacı Kemal Türkler vardı. İşçiler hep birlikte “DGM’yi ezdik sıra MESS’te” diye haykırıyordu. Bu haykırış sektörde yani MESS üyesi işyerlerinde işçilerin ücret ve diğer alanlarda önemli haklar elde etmesini sağlamıştı.

İşçilerin bu hakları elde etmesi sektörün üretim kalitesine büyük katkı yapmıştı. Ve Türkiye MESS’in bünyesinde bulunan alanlarda dünya liderliğine doğru hızla yol almıştı. Otomotiv bu konuda en iyi örnekti…

Bu hep böyle devam etti. Geçtiğimiz yıllarda işçiler kaybettiklerini yeniden hatırlattı. Metal fırtına diye bilinen eylemler gündeme geldi. Kemal Türkler ruhu yeniden canlanmıştı. Ve çok sayıda işletme MESS’ten koptu. İşçiler yani sendika ile masaya oturdu bu işletmeler ve önemli haklar elde edildi.

İşletmeler bu hakları verdi ama her biri alanında çok önemli başarılara imza attılar. O imzalar atıldıktan sonra gözler yeniden MESS’e çevrildi. Bağlı işletmeler önemli başarılara imza atıyordu. Sendikalar başta Kemal Türkler geleneğinden gelen Birleşik Metal İş olmak üzere neredeyse hepsi bu başarıdan pay istiyordu.

Bu pay için kararlıydılar. Birleşik Metal’ın başkanı Adnan Serdaroğlu grev kararını tarihini açıklamıştı bile. Sendikaların istekleri ile MESS’in tekilfi arasında dağlar kadar fark vardı. Bu sırada biz de bu köşede bir yazı azıp bu soruna bir çözüm bulunmasını istedik. Benzer bir istek de hükümette geldi öğrendiğimiz kadarı ile… ve sonunda olan oldu. Bir sabah MESS imzaları attı.

Sektörde en fazla üyeye sahip olan Türk Metal Sendikası Başkanı Pevrul Kavlak imzalanan anlaşmayı şu sözlerle değerlendirdi:

-        Bu öyle bir sözleşme oldu ki bunu sözle anlatmak mümkün değil. Bu sözleşmeyi en iyi anlatan şey maaş aldığınız gün oldu.

Birleşik Metal Sendikası Başkanı Adnan Serdaroğlu da önerdikleri tüm maddelerin MESS tarafından kabul edildiğini söylerken şaşkınlığını gizlemiyor. Adeta efsane  geri dönmüş işçiler Kemal Türkler dönemindeki gibi önemli hakların sahibi olmuştu.  Şimdi sıra daha çok çalışıp, daha kaliteli üretip fabrikaları dünyanın gözbebeği haline getirmekte…

 

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar
Website Security Test