Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Gelişmiş ülkeler de korumacılığa yöneliyor

9.3.2018
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

ABD’nin ithal edeceği çeliğe % 25 ve alüminyuma % 10 oranında ek vergi uygulama kararı basit bir vergi artışı değildir. Küreselleşmenin getirdiği serbest ticaret anlayışından, korumacılığa dönüşün ilk ancak çok önemli bir adımıdır. İkinci dünya savaşından sonra kurulan ve ticari anlaşmazlıkların çözüm yeri olarak düşünülen ancak yaptırım yetkisi olmayan Dünya Ticaret Örgütü’nün (DTÖ) iyice işlevsiz hale getirilmesinin ilk işaretleridir.

ABD Başkanı Trump’ın iktidara gelmesiyle birlikte, korumacılık anlayışının geri döneceği bilinmekteydi. İkili ticarette açık verdiği ülkelerden Çin’e karşı % 40 varan ek gümrük vergisi uygulanabileceği açıklanmış, Trans Pasifik Anlaşmasından çıkılmış, AB ile imza aşamasına gelen Transatlantik Ticaret ve Yatırım Anlaşması yürürlüğe konulmamış, ABD’nin imzaladığı çeşitli serbest ticaret anlaşmaları beklemeye bırakılmıştır.  Trump yönetimi 160 üyesi olan DTÖ’nün ABD çıkarlarına ters kararlar aldığı ve çeşitli ülkelerle yapılan ticaret anlaşmalarının ABD’ne yılda 800 milyar dolar kaybettirdiğini söylemektedir.

İthal edilecek çeliğe ve alüminyuma getirilecek ek vergiler bütün dünyaya uygulanacaktır. Bu durumun basit anlamı, ek vergilerin ihracatçı ülkelerin sübvansiyon, damping, miktar sınırlaması gibi haksız rekabet uygulamaları ile ilgili olmamasıdır. Açıkça, ithal ürünlerin pahalı hale getirilmesi ve böylece ABD yerli üreticilerinin korunmasına yöneliktir. ABD’nin en çok çelik ve alüminyum ithal ettiği ülkeler, Kanada, AB, G.Kore, Meksika, Brezilya, Japonya, Tayvan, Çin, Rusya federasyonu ve Türkiye’dir. Konunun bir başka ilginç yanı ABD çelik ihtiyacının sadece % 35-40’nın yerli üretimle karşılanabiliyor olmasıdır. Bu durumda, üretimlerinde ithal girdisi kullanan yerli sanayi de ek vergilerden olumsuz biçimde etkilenecektir. Bir başka ifade ile olumlu etkilenecek kesim ihtiyacın % 35-40’ını karşılayan yerli üreticilerdir. Ancak, ek vergilerin uygulamaya konulması ile birlikte başka önlemlerin alınıp, alınmayacağı bu aşamada bilinmemektedir.

ABD’ne çelik ve alüminyum ihraç eden ülkelerin, ek vergi uygulamasından olumsuz yönde etkilenecekleri ve misillemeye başlayacakları açıktır. Nitekim AB, Avrupa’da binlerce kişiye istihdam sağlayan sanayilerini riske sokan bu tedbirler karşısında boş durmayacaklarını ve yakında toplanacak AB Komisyonu’nun karşı tedbirler alabileceğini açıklamıştır.  Başta otomotiv olmak üzere birçok sektör ABD kararından etkilenecek gibi görünmektedir. İhracatçı ülkelerin, ABD’den ithal ettikleri farklı ürünlere ek vergiler koyma veya farklı uygulamalarla kayıplarını telafi etme yoluna gitmeleri beklenmektedir.

Türkiye 2017 yılında ABD’ne 1,1 milyar dolar değerinde 2 milyon ton çelik ihraç etmiştir. Bu itibarla sektörün, ek vergilerin uygulamaya girmesi ile birlikte yeni fiyatların oluşmasına ve bu fiyatlar karşısındaki rekabet gücünün derecesine bağlı olarak, kararlardan ne ölçüde etkileneceği ortaya çıkacaktır.

Serbest ticaret düzeninin mevcut koşullarda devamında artık güçlüklerle karşılaşıldığı açıktır. Sistemin, korumacılığı önlemediği, gelişmiş ülkeler lehine çalıştığına inanılmaktadır. İlginç olan gelişme şudur; Artık sadece gelişmekte olan ülkeler değil, başta ABD olmak üzere gelişmiş ülkeler de, korumacılık önlemlerine yönelmektedir. Böyle bir durum serbest ticaret sisteminin gelecekteki uygulama şansını zora sokacak niteliktedir.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Website Security Test