Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Yoğun propaganda zarureti

16.3.2018
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Tüm Dünya’da Siyonist, Evanjelist, Vatikan, Rum, Ermeni vb. lobiler tam anlamı ile Türk ve İslam karşıtı kampanyaları yoğun bir şekilde yürütmektedirler. Her türlü iftirayı ve yalanı kullanmakta, tam anlamı ile bir haçlı seferi söz konusudur. Bu arada, kendi beslemeleri ve uşakları olan tüm terör gruplarına da her türlü desteği sağlamaktadırlar.

- Zavallı İslam dünyası perişanlık ve cehalet içindedir. Tümü sömürgeci ülkelerin kölesi durumundadır. Yöneticileri bu ülkelerin uşağıdır. Ve bunlardan bir karşı hareket – gayret beklemek hayal olur. Yani tek çare her zaman olduğu gibi bize düşmektedir.

1- Türkiye tüm imkanları ve kaynakları ile karşı atağa geçmek zorundadır.
a) Dışişleri’ndeki tüm görevlilerimiz (Büyükelçilik mensupları, müşavirler vs.), işadamlarımız, gurbetçilerimiz, sanatçılarımız, tüm medya kuruluşlarımız, sivil toplum örgütlerimiz, meslek odalarımız, sendikalarımız, (yurt dışında tanınmış) sanatçılarımız, bilim adamlarımız, işadamlarımız, üniversitelerimiz, velhasıl tüm potansiyelimiz devreye sokulmalıdır. Belirli bir icra ve koordinasyon stratejisi gerçekleştirilmelidir. Tanıtım fonu ve tüm kaynaklar bu konuya tahsis edilmelidir.
b) Amaç; yalanları ve iftiraları açığa çıkarmak, doğruları herkese anlatmak olmalıdır.
c) Başarılı olabilmek için; yukarıda belirttiğim tüm kişi ve grupların, ABD ve AB medyası, iş dünyası (özellikle Türkiye’de yatırımı bulunan ve ihale alan, ihracat yapan firmaların sahipleri), politikacıları, önde gelen kişileri, sanatçıları, üniversiteleri vb. ile yakın temaslar kurması, dostluklar tesis etmesi şarttır. Özellikle de gurbetçilerimiz daha iyi örgütlenmeli, milli konularda eğitilmeli ve aktif hale getirilmelidir.
d) Ülkemizin çok iyi yetişmiş, çok değerli emekli büyükelçileri vardır. Bunlara görev verilmeli, yurt dışındaki konferans, panel ve seminerlerde konuşmaları, TV programlarına çıkmaları sağlanmalıdır. Türkiye’yi sevenlerin de desteği kazanılmalıdır.

2 – Elbette, bu arada mevcut iktidarın tutarsız, kavgacı, iç politikada oy avcılığına yönelik politikaları terk etmesi şarttır. Diplomasi işin uzmanlarına bırakılmalı, her şeye sarayın karar vermesi dönemi kapanmalıdır. Ayrıca zayıf noktalarımız ortadan kaldırılmalı, tam bir demokrasiye, hukuk düzenine, fikir, ifade, inanç ve teşebbüs hürriyetlerine, mal ve can güvenliğine kavuşmamız sağlanmalıdır. Baskılar, zulümler sona ermeli, OHAL uygulaması kaldırılmalıdır.

3 – Halkımız eğitilmeli, milli şuur verilmelidir. Ülkemize gelen herkesin ve tüm turistlerin memnun dönmesi sağlanmalıdır. Yılışık tavırlar, sarkıntılar, fiyat şişirmeleri, kalitesiz hizmet sunumları önlenmelidir. Amerikan ve Arap kültürünün doğurduğu çarpıklıklar, uygulamalar temizlenmeli, öz kültürümüz ön plana çıkarılmalıdır.

4 – Belediyelerin “Kardeş Şehir” uygulamaları ve karşılıklı ziyaretleri çok yararlı olabilir.

5 – Türkiye aleyhi yayın ve beyanlara karşı yoğun mesaj bombardımanı yapılması sağlanmalıdır. (Devlet kesesinden beslenen ak troller bu işlerde istihdam edilmelidir.)

Sadece Cumhurbaşkanı’nın “Ey…” diye bağırması bir işe yaramaz. Geniş kapsamlı, profesyonel ekiplerce düzenlenecek bir mücadelenin yapılması şarttır…

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 1 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Taner üründü

21.03.2018 - 12:15
Burhan amca Allah senden razi olsun izmir belediye başkanlığın doneminde çocuk yetiştirme yurdunda bana ve kardeşime sahip çıkmıştın Allah sana sağlık versin.hakkini helal et Resul Izmirli amcaya da selamlar Allah'a emanet ol.izmire gelirsen bekleriz evimize inşallah
Yazarlar
Website Security Test