Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

TSK Önemli Bir Aşama Kaydetti

23.3.2018
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Türk Silahlı Kuvvetlerimizin Zeytin Dalı Harekâtı ikinci ayını doldurmadan askeri hedefine büyük ölçüde ulaşmıştır. Afrin bölgesinde barınan 11-12 bin kadar teröristin yaklaşık 3.700 kadarı (üçte biri) iki ayda etkisiz hale getirilmiştir. Savaş kurallarına göre kuvvetinin üçte birini kaybeden tarafın mevzilerinde tutunabilmesi ve savaşı kazanması mümkün değildir, savaşa devam etmesi halinde bütünüyle imha olması kaçınılmazdır. Bu nedenle teröristler Afrin şehir merkezinde barınamamışlar, müttefiklerine ait bütün kanıtları (silah, mühimmat, makine, teçhizat ve malzemeyi) bırakarak kaçmak zorunda kalmışlardır. Harekât; planlama, icra, taktik ve teknik açıdan da önemlidir. Ağır mevsim koşulları, arazi yapısı, teröristlerin savunmada kullandıkları teknik araç, gereçler ve tahkimli mevziler dikkate alındığında; bu engelleri aşmak için uygulanan yöntemlerin başarısını görmemek mümkün değildir. Harekâtın başarısında, kullanılan modern savaş teknolojisinin de (insansız hava aracı (İHA), silahlı insansız hava aracı (SİHA), Dron ve eşek arısı olarak adlandırılan mini dronlar) etkisi büyüktür. Sonuçta Türk Silahlı Kuvvetlerimiz teröristlerin 25-30 yıldır barındığı Afrin terör üssünü kontrol altına alarak terörle mücadelede önemli bir aşama kaydetmiştir.

Afrin şehir merkezine girilmesinin ardından batı medyasında yayımlanan “ÖSO görüntülü” yağma olayı kuşkusuz rahatsız edicidir. Türk Askeri; yağma ve talana asla müsaade etmez, tevessül ve tenezzül de etmez. Buna rağmen, özellikle ÖSO gibi yerel unsurlarla birlikte icra edilen böyle bir harekatta, dikkatlerin düşmana ve onun tuzaklarına yoğunlaştığı bir aşamada, maalesef bu tür kontrolsüz davranışlarla karşılaşılabilmektedir. Ayrıca terör örgütünün taktik ve yöntemleri göz önünde bulundurulduğunda, provokasyon maksatlı benzer olaylara karşı da dikkatli olmak gerekmektedir. Ben Silahlı Kuvvetlerimizin her türlü provokasyona karşı hazırlıklı olduğuna ve en kısa zamanda bütün zararları telafi edeceğine eminim.

Afrin harekâtı, PKK terör örgütüyle mücadelemizin bir aşamasıdır. Bu aşamada sadece PKK’yla değil, onun küresel destekçileriyle de mücadele edilmiştir ve mücadele henüz bitmemiştir. ABD’nin “Münbiç’ten çıkmayacağız”, Almanya’nın “Afrin’in kontrolünü artan endişeyle izliyoruz” şeklindeki açıklamaları, ilerleyen dönemde işimizin daha zor olduğunu göstermektedir. Bunlara ilave olarak; Cumhurbaşkanı’nın ve Dışişleri Bakanı’nın “mayıs ayında Irak’ın kuzeyindeki Sincar bölgesine Irak Merkezi Yönetimiyle müşterek operasyonlar icra edileceğini” ifade etmelerinin ardından, Irak Dışişleri Bakanı İbrahim El Caferi’nin “bunu reddettiklerini” açıklaması ve geçmişte PKK’ya karşı birlikte mücadele ettiğimiz IKBY Başkanı Barzani’nin bile Afrin için üç günlük yas ilan ederek tarafını belirlemesi; PKK terörüyle mücadelemizde yanımızda kimsenin olmadığını göstermektedir. Bu koşullarda, muhtemel hareket tarzımızın ve Münbiç’in durumunun masada belli olacağı görünmektedir.

İdlib, halen Suriye rejim muhaliflerinin kontrolündedir. Afrin harekatının ardından bu bölgeye müdahale edilmesinin PKK’yla mücadelede bir yararı olmayacağı kanaatindeyim. Ancak, Rusya ve Suriye yönetimiyle müşterek hareket edilmesi halinde farklı bir stratejinin ortaya çıkması da muhtemeldir. Bu konuda şimdilik bir emare dikkat çekmemektedir.

Bundan başka; PKK terör örgütü 2015 yılından bu yana ABD’nin desteğinde Kandil’den büyük ölçüde ayrılarak Irak’ın Sincar bölgesine yerleşmiştir. Sincar; Musul’un doğusunda, Irak-Suriye sınırında, dağlık bir bölgedir ve 2.000-2.500 kadar PKK’lı terörist burada barınmaktadır. Nüfusunun büyük çoğunluğunu Yezidi’ler oluşturmaktadır. Bu bölge, Suriye’de Fırat’ın doğusuna yapılacak bir harekatta PKK’ya önemli avantaj sağlayabilecek bir bölgedir. Bu nedenle Fırat’ın doğusuna müdahale edilecekse, önce bu bölgenin kontrol altına alınması önemlidir. Ancak; Irak Merkezi Yönetiminin tavrı ve Yezidi’lerin Türkiye’nin yanında yer alıp almayacağı konusu durumu zorlaştırmaktadır. Sorunun çözümü; Türkiye’nin diplomatik başarısı ve bölge ülkelerinin birlikte hareket etmesiyle mümkün görünmektedir.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 1 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

İsmet AYBEK

24.03.2018 - 11:07
Afrinde görüntülenen yağma olayları üzücü olduğu kadar ÖSO gibi bir oluşumla bu harekatın yapılmasının da yanlışlığını Ortaya koymaktadır.Suriye ile devam ettirilen gerilim sürecinin T.C. Devletine verdiği zarar ortadadır.Bu sürecin devletimize sağladığı bir tane fayda dahi yoktur ve hükümet tarafından ifade edilememektedir.Afaki halkına katliam yapıyor söylemi bir an önce terk edilmelidir.Ülkemizin menfaatleri herşeyin üstündetutulmalıdır.
Yazarlar
Website Security Test