Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Yerelde kalkınmanın ekonomi politiği

30.3.2018
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Son dönemlerde ekonomik kalkınma alanında gündeme gelen ve üzerine epeyce kafa yorulan bir kavramdır yerelde kalkınma…

Bu kavram biz İzmirliler için de büyük önem taşıyor ve gündemimizde her daim önemli bir yer tutuyor. Bunun temel nedeni, İzmir Büyükşehir Belediyesi (İBB) öncülüğünde İzmir’de gerçekleştirilen kalkınma hamleleridir. Özellikle de İzmir’in kırsal kesiminde uygulanan yerelde kalkınma çabalarıdır.

Ekonomik kalkınma – yerel yönetim ilişkisi

Günümüz dünyasında yerel yönetimler, özellikle de belediyeler, yalnızca klasik belediye hizmetlerini yerine getirmekle yetinemezler, yetinmemelidirler. Hizmet götürmekle yükümlü oldukları çevrenin ekonomik ve sosyal kalkınmasında da rol üstlenmelidirler. Bu alanda insanlara, sektörlere önderlik etmeli ve yol gösterici olmalıdırlar.

Yerel yönetimlerin, belediyelerin, hizmet alanlarındaki üretim faaliyetlerine koşut olarak, ekonomik kalkınma çabaları da tarımdan turizme ve eğitimden hizmet sektörlerine kadar geniş bir alanı kapsar.

Yörenin ekonomik kalkınma çabalarına önderlik edecek belediyenin, öncelikle kendi yöresini çok iyi tanıması ve üretim faktörlerini, dinamiklerini çok yönlü analiz etmesi gerekiyor. İşte böylesi çabalarla, yöreye özgü, uzun erimli bir ekonomik kalkınma yol haritası oluşturulabilir.

Yerelde kalkınma ve İzmir modeli

Son dönemlerde İzmir’de yerelde kalkınma alanında ilginç çalışmalar yapılıyor. Başta İBB olmak üzere yerel yönetimler, sosyal belediyecilik anlayışına uygun olarak, kentin özellikle de kırsal bölgesinde, ardı ardına ekonomik kalkınma hamleleri gerçekleştiriyor. Bu amaçla insanların bir araya gelmesi, birliktelikler oluşturması ve kendi çevrelerinin üretim dokusuna uygun ekonomik girişimlerde bulunmaları özendiriliyor.

Doğrusu bu girişimleri ve gelişmeleri çok önemsiyoruz. Buralarda gerçekleştirilecek ekonomik kalkınma hamlelerinin, aynı zamanda yörelerin sosyal ve siyasal dokusunu da geliştirip değiştireceğine yürekten inanıyoruz. İşte toplumsal kalkınma ve sosyal gelişme de böyle bir şey… Hayatı iyiden, doğrudan, güzelden yana değiştirmek, dönüştürmek…

Bu konuda ortaya çıkan ilginç veriler de var. Örneğin,  İBB'nin çalışmalarını ‘Yerel Kalkınma ve Mali Yönetim Stratejisi’ açısından inceleyen, İzmir Ekonomi Üniversitesi (İEÜ) öğretim üyesi Prof. Dr. Oğuz Esen’in ortaya koyduğu rapor, çarpıcı rakamlar sunuyor. Raporda, 12 yılda, İzmir'e merkezi hükümetin 9,9 milyar TL, İBB'nin ise şirketleriyle birlikte 11,9 milyar TL yatırım yaptığı vurgulanıyor

Toplumsal kalkınma ve sosyal demokrasi

Adına kısaca ‘İzmir Modeli’ dediğimiz toplumsal kalkınma yaklaşımını, elbette yalnızca rakamlara, istatistiklere ve belediye hizmetleri boyutuna indirgememek gerekiyor. İşin bir başka önemli yanı da siyasal yönüdür. Çünkü bu model siyasal ve ekonomik yönleriyle bir bütündür.

Bölgelerin, yörelerin, kentlerin ekonomik ve sosyal kalkınmasında; oralarda söz sahibi olan yönetsel kadroların siyasal anlayışlarının ve programlarının önemli bir rolü vardır. Sağlıklı bir ortamda yapılan yerel seçimlerde, seçmen tercihlerini yaparken, bu görevlere aday olan kadroların siyasal anlayışlarını ve ekonomik - sosyal programlarını sorgulayıp değerlendirir.

Böylesi bir değerlendirmede de, toplumsal kalkınmayı başat hedef haline getiren sosyal demokrat anlayış öne çıkmaktadır. İşte bunun içindir ki, İzmir modelinin siyasal yönü eksik kalmamalıdır. Bu modelin siyasal yönünü işleyip değerlendirecek olan da, öncelikle İzmir’de yerel iktidar olan Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İzmir İl Örgütü’dür ve bu partinin genel merkezidir.

İzmir modelinin siyasal boyutu

Yerel yönetimin yaptığı başarılı uygulamalarla tüm Türkiye’ye mal olan ‘Yerel Kalkınmada İzmir Modeli’ siyasallaştırılarak; sosyal demokratların ulusal ve evrensel örnek yerel yönetim modeli haline dönüştürülebilir. Bu bağlamda İzmir’de, parti - yerel yönetim işbirliğiyle ‘İzmir Modeli ve Sosyal Demokrasi Çalıştayı’ gerçekleştirilebilir. Yine bu bağlamda, bu çalışmaya yönelik olarak; Bakırçay, Küçük Menderes ve Yarımada havzalarında; o yörelerin üretim dinamiklerini buluşturacak forumlar düzenlenebilir.

İzmir artık bir dünya kentidir. Sosyal demokratların vitrinidir. Barışın, demokrasinin ve özgürlüğün kentidir. İzmir’de bütün bu özellikleri taçlandıracak ve İzmir’i evrensel siyasal platforma taşıyacak aktivitelere ihtiyaç vardır. Örneğin, İzmir, ‘Akdeniz ve Ege Sol - Sosyal Demokrat Partiler Uluslararası Buluşması’na ev sahipliği yapabilir.

Kısacası, ‘İzmir Modeli’, tüm başarılı yönleriyle, ilginç ve örnek bir siyasal - toplumsal yerel yönetim modeli olarak, Türkiye geneline taşınmalıdır. 2019 yerel seçim sürecinde, bu çabanın daha anlamlı olacağını ve daha büyük önem taşıyacağını düşünüyoruz.  

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar
Website Security Test