Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Yaklaşan seçimler yenilenen arzular mı?

6.4.2018
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

İYİ Parti ise bu seçimin sürprizi olacaktır. Eğer Saadet Partisi ve CHP ile Ortak Akıl kanalında işbirliği içinde olurlarsa ve egoları ile siyaset hasetlerini bir kenara bırakırlarsa Türkiye’nin kaderinin tayininde tarihe geçeceklerdir.

Normal takvim işlerse, Türkiye, yerel, Cumhurbaşkanlığı ve parlamento seçimleri için 2019’da sandık başına gidecek. Ancak son dönemde siyaset arenasında erken seçim söylemleri çokça dillendirilir oldu.

Siyasette seçimler için takvim önümüzdeki yılı gösterirken, iş dünyasında seçim heyecanı yaşanıyor. Meslek odalarında işadamları arasındaki yarışta ortalık vaatlerden, beyanatlardan geçilmiyor.

Ben meslek odalarındaki seçimleri, genel seçimlerden hep daha heyecanla takip ederim. Zira meslek odalarında seçilenler beni daha çok alakadar ediyor. Seçtiğimiz oda başkanını ziyaret eder, derdimi anlatabilir, hesap sorabiliyorum.

Milletvekili seçimleri ise daha geneldir. Milletvekilliği benim için direkt değil, bir ölçüde en direktir. Zira bir partinin genel başkan ve parti yöneticileri listeleri yapar, bende gönüllü veya gönülsüz de olsa gidip oy veriyorum. Bu güne kadar da tam anlamında "gönül bağı" bir listeye de rastlamadım. Kerhen oy verdim desem doğruyu itiraf etmiş olurum.

ANCAK BU DEFA ÖYLE OLMAYACAK?

Bu defa partim filan yok. "KİM ADAM GİBİ ADAMLARI" listeye alırsa oyumu alır.

Öncelikle yerel seçimlerle ilgili ifadelerimi arz etmek istiyorum. Mevcut belediye başkanları beni gördükleri yerde “konuşma ihtiyaçları olsa gerek” ısrarla davet ediyorlar. Fikirlerimi soruyorlar, hoşuma da gidiyor. Vatandaş artık uyandı, sorgulamaya başladı diyorum. Önümüzdeki yerel seçimlerde seçmenin adayı benimsemesi belirleyici olacak. Böyle bir adayı olan parti yarışa önde başlar. Şunu öncelikle belirteyim. Vatandaş gözünü açmış. Artık “Genel başkan istedi oy vereceğim” dönemi kapanıyor.

İzmir’deki izlenimler

İzmir’deki çıkan gazetelerde yayınlanan haberlere bakıldığında her partiden belediye başkanlarından bir kısmı son dönemde adeta “günah çıkarmaya” başladı. Anlattıkları ve söyledikleri bende hiç bir etki bırakmıyor. İki büyük partinin iktidar olduğu belediyeleri için söylüyorum. İncir çekirdeğini doldurmaz icraatları için çene yormayın. Ben icraatlara bakarım. Halkın yaşamını kolaylaştıran icraatlardan, trafik düzenlemesi, yolların disipline edilmesi, yaya kaldırımları, esnafın işgaliyeleri, fiyat kontrolleri, gıda anarşisi ve GDO’lu yiyeceklerin kontrolü, çevreye duyarlılık gibi konularda başkanların icraatlarına bakarım.

Belediye başkanlığı şerefli bir makamdır. Emek ister, liyakat ister, bilgi ister ve beceri ister. Ve en önemlisi iyi bir “takım”la uyum içinde çalışmak gerektirir. DÜNYA GÖRÜŞLÜ VE DENEYİMLİ DANIŞMANLAR İSTER.

Şu anda İzmir’de bu işi bu şekilde yapan veya yapmaya çalışan başkan sayısı iki elin parmaklarını geçmiyor. Bunu yerelde iktidar olan her iki parti için de söylüyorum.

Birçoğu da kendi "Ego"sunun esiri olmuş durumda.

Millet gözünü açtı, artık sorgulayarak oy vereceğine inanıyorum. Yerel seçimleri kazanamayan partilerin, genel seçimlerde başarılı olmaları tam bir hayaldir.

Özellikle "Başkanlık" seçimi olarak adlandırılan Genel seçimler bir hayli zorlu geçecek adaylar açısından. Seçimin kaderini ise İstanbul, Ankara, İzmir, Eskişehir, Denizli, Kayseri gibi şehirlerde yaşayan seçmenlerin tercihi belirleyecektir.

Genel seçimlerde en etkin ve derin yarışa sahne olacak şehirlerden biri İzmir olacaktır. Eğer bu defa da geçen defaki, kural ve kaideler tatbik edilir, etnik yapı, tarikat tercihi ve mezhep oyunları sonuçları tayin ederse, CHP açısından başarının başarısızlığa dönmesi kaçınılmazdır. CHP İzmir’de avantajı gözüküyor, ama direkt favori değildir.

İkinci hata ise " Kontenjan" aday koyma isteğidir.

Eğer, İzmirli olmayan veya “Başkan Tercihi”yle listeye girenler ağırlıkta olursa sonuç iyi olmayacaktır.

AKP’ye gelince, İzmir’de şansları az ya da yok diyemem. Görüştüğüm çevreler nedense bu defa AKP’ye pek güven duymuyor.

Ancak geçen seçimdeki kadar başarılı olurlar. Eğer, demokrat, sosyal yapıda, tarikatlara ve cemaatlerle ilgisi olmayan İzmirlileri aday yaparlarsa.

İYİ Parti ise bu seçimin sürprizi olacaktır. Eğer Saadet Partisi ve CHP ile “Ortak Akıl" kanalında işbirliği içinde olurlarsa ve egoları ile siyaset hasetlerini bir kenara bırakırlarsa Türkiye’nin kaderinin tayininde tarihe geçeceklerdir.

Haydi, hayırlısı diyelim.

 

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar
Website Security Test