Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

68’in 50’nci yılı

4.5.2018
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Ülke ve halk olarak tümüyle seçim gündemine endekslenmişken, dünyada farklı ve önemli gelişmeler de yaşanıyor. Bunların içinde çok önemsediğimiz uluslararası bir gündem maddesi, 1968 toplumsal rüzgârının 50’nci yılını yaşıyor olmak…

Evet, içinde bulunduğumuz 2018 yılı, yaşandığı dönemde bütün dünyayı etkilemiş, 1968 gençlik olaylarının 50’nci yılına denk geliyor. Bizim düşüncemize göre, unutulmaması, mutlaka anılması ve anımsatılması gereken bir yıl dönümü…

İşte biz de, bu konuya dikkati çekmek ve 68’i yeni kuşaklara bir nebze de olsa tanıtmak üzere, bu hafta ‘insaNomi’ köşemizi bu konuya ayırdık.

68 neydi?

Yakın siyasal tarihte ‘68’ olarak bilinen ve anılan olay, 1968 Mayısı’ndan başlayarak, başta Fransa olmak üzere Avrupa ülkelerinin başlıca kentlerini saran, o dönem gençliğinin toplumsal başkaldırısıydı. Bu hareketler önce üniversite gençliği içinden başlayarak toplumun değişik kesimlerini de içine aldı.

Daha özgür ve daha adaletli bir toplumsal düzen talepleriyle ortalığı ayağa kaldırdı. Gençlerin gösterileri, üniversiteleri işgalleri ve değişik eylem biçimleriyle bu hareketlenmeler adeta toplumsal bir rüzgâra dönüştü. Avrupa ülkeleri başta olmak üzere bütün dünyada etkileşimler yarattı.

Ülkemiz gençliği de bu gelişmelerden alabildiğine etkilendi. Büyük kentlerde gösteriler yapıldı, üniversitelerde boykot ve işgal hareketleri görüldü. Bu eylemlerde gençlerin ileri sürdüğü talepler, toplumun diğer kesimlerinde de sempati ve destek buldu. O dönem dünyada, Avrupa’da ve ülkemizde özgürlük rüzgârları esti. Bu hareketler gençleri toplumsal konuların içine çekti. İşte bu dönem gençliği 1968 kuşağı olarak adlandırıldı. Yaşanan toplumsal ve siyasal süreç de kısaca ‘68’ olarak ifade edildi.

‘Gerçekçi ol, imkânsızı iste’

Yarım asır önce yaşanan bu süreç, özelde gençlik ve genelde de toplumun farklı kesimlerinde derin izler bıraktı. Aradan bunca yıl geçmesine karşın, hâlâ o günkü ideallerine bağlı olan insanlar bu hareketleri ve yaşananları hiçbir zaman unutmadılar. Sonraki kuşaklar da 68’den etkilendi. 68, adeta hayatın içinde bir duruşun, bir tavrın ifadesi oldu.

Merkezine insanı alan evrensel bir hümanizm, katıksız bir yurt sevgisi, emeğe değer vermek; her türlü adaletsizliğin, haksızlığın, eşitsizliğin üzerine yürümek; 68 kuşağının temel özelliklerindendi. 68’liler bu amaçlar için hiçbir fedakârlıktan kaçınmadılar. Her koşulda 68’in toplumsal değerlerini savundular.

1968 dönemi gündeme gelince, bu dönemi çok iyi ifade ettiğini düşündüğümüz bir savsöz usumuza ve yüreğimize düşer. Ünlü devrimci Che Guevara’nın ‘Gerçekçi ol, imkânsızı iste’ yaklaşımı, adeta 68’in amentüsü gibidir. Bir bakıma 68’in ve 68’lilerin de şiarıdır, simgesidir…

Yarım asır sonra

Aslında 1968 olaylarının 50’nci yıldönümünde, artık çok farklı bir dünyada yaşıyoruz. Küreselleşmenin olumsuz izleri dünya halklarını daha otoriter yönetimlere doğru sürüklüyor. Dünyada tek adam düzenleri, baskıcı-otoriter yönetimler artıyor. Çıkar savaşlarına soyunan dünyanın egemenleri, insanlara ve halklara yeni acılar yaşatıyorlar. Özellikle Ortadoğu’da yaşanan son gelişmeler, bir bakıma turnusol kâğıdı gibi oldu. Bu yenidünya düzeninin insanlığa ne gibi acılar getirdiği ve daha da getirebileceği görüldü, test edildi.

Acı olan, son dönemde bizim ülkemiz de bu maceralara sürüklendi. Cumhuriyet döneminin ‘Yurtta barış, dünyada barış’ politikası bir yana bırakıldı. Ülkemiz, dünya egemenlerinin politikalarına alet oldu ve adeta oradan oraya savruldu.

Bütün bu yaşananlardan gerekli dersleri çıkarabilmek için, dünyanın ve ülkemizin yakın siyasal tarihini çok iyi bilmek gerekiyor.

68’li olmak

Aslında, yaşımız gereği, 1968 dönemini tam olarak yaşamadık. Ülkemizde iki önemli toplumsal kuşak olarak bilinen 68 ve 78 kuşakları arasında köprü işlevi gören ara kuşaktan sayılırız. Ama doğrusu, her zaman, 68 ve 78 kuşaklarının toplumsal değerlerine tam anlamıyla sahip çıkarız. 68’li ve 78’li olarak anılmaktan onur duyarız.

68 hareketinin 50’nci yılında, 1968 dönemi ve kuşağı unutulmasın, her daim bilinsin ve anılsın istiyoruz. Gençleri ve bilinciyle, yüreğiyle her zaman genç kalanları, bu toplumsal dönemi yeniden kavramaya ve değerlendirmeye çağırıyoruz.

  

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Website Security Test