Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Küçük kalabilir miyiz?

14.6.2018
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

 Türkiye’nin 2018 ilk çeyrek büyüme rakamları açıklandı, gerçekleşen 7,4 büyüme rakamı Türkiye’nin daima büyüme hedefleri arasında olması gereken bir rakam. Olmaması gereken ise Büyüme rakamları arttıkça, cari açığımızı büyütmek.

Çok karmaşık bir durum, büyüme ihtiyacımız hat safhada, genç nüfusa istihdam gerekli, sanayiye üretim gerekli, devlete vergi gerekli.

Büyümeyi yaratırken katma değeri yüksek ürünler, ithal ikame ürünler üretmeli ve dış pazarlar bulup Çin’le, Avrupa’yla rekabet edip ürünlerimizi kabul ettirmeliyiz.

Milletimizin ithal ürün tüketme heves ve özentisinden kurtarılması gerekir. Yerli marka ve ürünleri tercih etmesi için hem psikolojik hem de maddi anlamda teşvik etmeliyiz.

Enerjinin en büyük açık kalemimiz olması sebebiyle, Nükleere, HES’lere, yerli kömürle üretim yapan termik santrallere karşı çıkmayı bırakmalıyız. İşi abartıp rüzgâr santrallerinin doğayı bozduğunu söyleyenlere rastladım. Bu kafayla geri kalmış dünya ülkesinden başka bir şey olunmaz.

İleri teknoloji ihracatı hepimizin hayallerini süsleyen bir konu, Bugünden yarına gerçekleştirme imkânımız olan bir konu değil. Şimdilik yapabileceğimiz kısa süreli çözümleri gerçekleştirmeli orta vadeli planları, projeleri ortaya koymalı ve kamuoyuyla bunlar paylaşılmalıdır.

Dünyada ileri teknolojinin itici gücü askeri ve uzay sanayidir. Üniversitelerimiz ortaokul, lise modeli öğrenci al öğrenci mezun et, tekdüze verimsiz sisteminden bir an önce vazgeçilmeli, ufku vizyonu dar öğretim görevlileriyle bir an önce yolları ayırıp bilim üretmek üzere dünyadaki umut vadeden bilim adamlarını üniversitelerimize kazandırmanın yollarını aramalıyız.

Doların yükselişi, faizler, enflasyon tüm bunlardaki hareketlenmeler doğru politikalarla kısa süreli hareketler olarak kalması mümkündür. Bu dönemde alınacak ve uygulanacak yanlış politikalar bu hareketleri orta vadede kalıcı hale getirebilir. Bu takdirde Büyüme rakamlarının cari açık finansmanında yüksek faiz olarak kendini göstermesi mümkün olacaktır. Yüksek faiz yüksek enflasyon yüksek enflasyon hem gelir dağılımı adaletsizliklerine yol açacak hem de büyüme rakamlarını frenleyici bir etken olacaktır.

Seçimlerden sonra nasıl bir hükümet kurulursa kurulsun, ilk bakacağımız şey ekonomi ile ilgili hızlı kararlı önlemleri devreye alıp almadığı olacaktır. Aksi takdirde vay memleketimin haline..

Dolar merkez bankasının politika faizini 17,75 seviyesine çıkardı, bunun doları dizginlediğini, ateşini söndürdüğünü söylemek mümkün değil. Dolarda suların durulması için seçim sattı mahallinden uzaklaşılması, yabancı kurumların, negatif ataklarının kesilmesi ve en önemlisi de iç piyasada dolar talebinin psikolojik gerekçelerinin sona ermesi gerekir.

Hala her düşüşte bankalara döviz büfelerine dolar almaya koşan pek çok kesimden kişilerin olduğunu biliyoruz. Bayram ikramiyelerini alan emeklilerin dolar almak için sıra beklediğini anlatan dostuma ne söyleyeceğimi bilemedim.

Herkesin Ramazan bayramını kutlarım.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar
Website Security Test