Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Karar zamanı...

22.6.2018
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Seçim maratonunun sonuna geldik. İnşallah halkımız, basiretle hareket eder ve bu 16 yıllık ızdıraba, baskılara, tek adam yönetimine son verir. Demokrasiye, hukuk düzenine, fikir, ifade, inanç ve teşebbüs hürriyetlerine; can ve mal güvenliğine tekrar kavuşuruz.

1- Kampanya döneminde, iktidarın her türlü haksız rekabetine şahit olduk. Devletin tüm kaynaklarını, personelini, imkânlarını kullandılar. Yandaş medya (başta TRT olmak üzere) muhalefete tam anlamı ile ambargo uyguladı.

2- Bu arada, gerçeklerin nasıl saptırıldığını da gördük. Neymiş? İzmir Adnan Menderes Havaalanı AKP döneminde yapılmışmış? 1987 de Rahmetli Özal'ın açtığı ve Valimiz Vecdi Gönül ile birlikte olduğumuz törende bulunmamış olsak, inanacağız?

3- Muhalefetin 3 adayı da (Sn. Akşener; Sn. İnce ve Sn. Karamollaoğlu) tüm imkânsızlıklara, baskılara, engellemelere rağmen, çok başarılı bir performans sergilediler. Halka moral ve ümit aşıladılar.

4- İktidarın, kahraman Mehmetçiklerin sırtından oy avcılığı yapması, ayrı bir utanç vesilesi oldu. Devamlı olarak Kandil’i ve (son hafta da) Menbiç’i istismar ettiler. (Sanki Ordumuzu güçsüz kılan, Ergenekon ve Balyoz kumpaslarını icra eden; 15 Temmuz, rezaletinin şartlarını oluşturan ve bunu vesile ederek tüm askeri okulları kapatan, emir - komuta zincirini bozan, kendileri değildir?)

5-Üslûp konusu, ayrı bir facia olmuştur. AKP adayı ve Başbakan, farklı düşünen herkesi; "alçak, terörist, hain vb.” ağza alınmayacak lâflarla suçlamışlardır. Tam bir ayrımcılık yapmışlar, kasıtlı olarak korku ve gerilim politikasını sürdürmüşler, halkı kamplara bölmüşlerdir. (Bu arada, “Çözüm süreci" ihanetinin sorumlusu olduklarını da, hiç dile getirmemişlerdir. Sıfır olarak aldıkları terörün, nasıl azdığını anlatmamışlardır. İmralı’daki caniye nasıl övgüler düzdüklerini, halkın unuttuğunu sanmışlardır.) 

5- Tek giremedikleri konu, (çok başarısız ve bilgisiz oldukları) ekonomi olmuştur.

  1. a) 15 yılda, İKİ TRİLYON DOLARI nerelere harcadıklarını bir türlü anlatmamışlardır. Tüm milli servetlerimizi niçin sattıklarını da açıklayamamışlardır.
  2. b) Yaptıkları israfın, lüksün, saltanatın, yandaşlara aktardıkları astronomik kaynakların, tümü verimsiz ve çok pahalı yatırımların, astronomik iç ve dış borçlanmaların, ödemeler dengesi ve bütçe açıklarının, azan enflasyonun ve işsizliğin hesabını verememişlerdir. Tek sığınakları, TÜİK’in hormonlu rakamları olmuştur. Bu arada gelecekle ilgili hiçbir projelerinin de olmadığı, aynı kara düzenin devam edeceği ortaya çıkmıştır.
  3. c) Hele hele vergi politikaları konusunda, tam anlamı ile başarısız olduklarını bir türlü kabul etmemişlerdir.

-2003-2017 arasında; 3,8 trilyon TL vergi toplanmıştır. Bunun 2,5 trilyon TL’si (Yüzde 67,2’si) dolaylı vergidir. (KDV-ÖTV-vb) (Yani adaletsizlik zirvededir.)

-Mücevher, yat, tekne, gemi alımı, pırlanta, borsa kazançlarında vergi sıfırdır. Ancak cep telefonunda %25 ÖTV, %18 KDV, %6 TRT payı vardır.

-Elektrik faturalarında %18 KDV, %5 belediye tüketim vergisi, %2 TRT payı, %1 Enerji fonu, %29 dağıtım bedeli vardır. Yani, faturanın yarısı, yüktür.

-Direkt vergilerin tutarı 1 trilyon 228 milyar TL’dir. Ancak bunun 719 milyar 735 milyon TL’si ücret ve maaşlardan alman (tevkif edilen) vergilerdir. Bu durumda, kesintilerin ve endirekt vergilerin oranı %86 olmaktadır. Yani, tüm kurumlar vergisi ve ticari kazançlardan alınan vergilerin oranı, sadece %14 olmaktadır. Bu da, tam anlamı ile yüz kızartıcı bir tablodur.

-Ticari kazançlardan, 15 yılda alınan vergi sadece 59 milyar TL’dir. Şirketlerden alınan Kurumlar Vergisi toplamı da 359 milyar TL’dir. Buna mukabil ücretlilerin ödediği tutar 720 milyar TL’dir. (Neredeyse tüm patronların ödediğinin iki katıdır.)

İnşallah; Pazartesi sabahı, Türkiye’nin kurtulduğunu görürüz...

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar
Website Security Test