Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

O gecenin sabahı!..

22.6.2018
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

24 Haziran’ı, 25 Haziran’a bağlayan gece, Türk insanları için “bitmek bilmeyen” bir gece olacak… Televizyonların başında… Dakikalar… Saatler… Geçmek bilmeyecek…

Gece… Karanlık… Kimi yerde gök pırıl pırıl, yıldızlar parlıyor… Ay ve mehtap… Kimi yerlerde bulutlar, ne yıldızlar, ne ay görünüyor…

“Gece” kelimesinin Türkçe’de özel bir anlamı yok. Oysa ki dünyanın önde gelen yabancı dillerinde “kelime” çok özel!

“N” harfinin “sonsuzluk sembolü” olduğunu bilir miydiniz?

Avrupa dillerinin çoğunda “Gece” kelimesi “N harfi ile başlar”; arkası da yine “sonsuzluk sembolü” olan ve o dilde “sekiz rakamının sesli ifadesi” ile devam eder. Yani “birlik, bölünmezlik sonsuzluk” anlamlarını taşır; işte örnekler:

PORTEKİZCE : noite= n + oito (8)

İNGİLİZCE : night= n + eight (8)

ALMANCA: nacht= n+ acht (8)

İSPANYOLCA : noche= n+ ocho (8)

ITALYANCA : notte= n+ otto (8)

FRANSIZCA: nuit= n+ huit (8)

 

İlginç değil mi?..

 

Kız kardeşim Serpil (Teşekkürler) ’in “gece konusunda” gönderdiği “bilgi notunu”  ben de “gerçekten enteresan bulmuş” ve arşivime koymuştum. Böyle bir gece için saklıyordum.

Ne var ki, bakınız “çok ünlü bir kişi” de ne demiş; “Geceler sonsuz gibi gözükür, fakat geceler sonsuz değildir. – Albert Camus.”

Şimdi düşünelim; “Haksız mı” Camus?

“Elbette haklı; zira haklı olduğunu 24 Haziran gecesinin bitip, 25 Haziran sabahı güneş doğarken, anlayacağız, bir defa daha!..

Rahmetli Stephan Hawking de dahil “evren / zaman” bilginlerine göre, bilmem kaç milyar yıl sonra Güneşimiz yok olacakmış; Dünyadaki, bütün canlılar için “sonsuz” gece.

Elbette, o zamana kadar “insanoğlu, başka bir güneşin başka bir dünyasına göç etmemişse!..”

Ve de milyarlarca ve milyarlarca yıl sonra da Galaksimiz (Ve elbette Dünyamız), nihayet Evrenimiz yok olacakmış; “ebedi gece!..”

Bizim ise, “göç edeceğimiz başka bir Türkiyemiz yok”; öyleyse sandık başına!..

 

Sözün Özü

 

Damlaya damlaya göl olur, “bir oy” iktidar olur!..

 

 

Haftanın Adamı…

 

Samsun’daki Savcı!..

Resme bakınız, burası “Uzak Doğu dövüşlerinin minder mekanı değil”, bir hastanenin acil servis salonu… Adam, acil servisteki doktora “böyle” saldırıyor. Doktorun boynunun kırılmasına ramak kalıyor.

Bir kafede çıkan kavgada orasından, burasından hafif yaralanan 8 kişi, gittikleri hastanenin acil servisinde de olay çıkarıyor. Birisi doktora işte resimdeki gibi saldırıyor, tekme darbesi doktoru yere düşürüyor, bir arkadaşı ile beraber yerdeki doktora vurmaya devam ediyorlar. Doktor, daha sonra “40 gün iş göremez” raporu alıyor.

Başhekim, gazetecilere “Doktorumuzun sol omzunda kopma kırığı var. Yine o bölgede ciddi bir ödemi var. Aldığı darbelerden dolayı akciğer dokusu da zedelenmiş” açıklamasını yapıyor.

Bu arada, saldırıyı önlemeye çalışan güvenlik görevlisini de darp eden grup, hastaneden kaçıyor.

Hastane kamerası olayı saniye saniye kaydediyor ve iki saldırgan yakalanıyor ve… Savcılık, bu iki saldırganı, ifadelerini aldıktan sonra” SERBEST BIRAKIYOR!..

Savcılık kararının büyük tepkisi Samsun Valisine kadar uzanıyor ve olaya Vali müdahale ediyor. İki saldırgan gözaltına alınıyor ve Adliyeye sevk ediliyor. Mahkeme iki saldırganı tutukluyor ve hapishaneye gönderiyor.

Şimdi, “Doktora o ölümcül bir tekmeyi savuran” ve yere düşen doktora vurmaya devam eden iki saldırganı “serbest bırakan” Savcı, “Haftanın Adamı olmaz” da, söyleyin bana sevgili okurlarım, kim olur?..

Bir ülkede “böyle savcılar oldukça” o ülkede “kimin canı kime emanettir”, acaba?..

 

Ah şu anketler!..

Haftalardır bana “seçim tahminimi” soruyorlar, hele son günlerde adım başı. Elbette, eşe, dosta, arkadaşa, vatandaşa “bazı rakamlar, bazı kelimeler, bazı cümleler ve bazı oranlar söylüyorum”, ama “gazetem seçim yasağının olacağı gün ve saatlerde ellerde olacağı için”, o rakamları, o yüzdeleri ve o kelimeleri, o cümleleri” burada yazmayacağım.

Burada, yazacağım “sadece” şu; “Anketçiler fena hâlde yanılacaklar!..”

 

İşte benim tahminim!..

Bakın sevgili okurlarım, “buraya not düşüyor” ve diyorum ki:

1- Aziz Kocaoğlu, yerel seçimde “İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı olacaktır!..”

2- Genel Merkez, bu adaylığa “Hayır” diyemez!..

3- Kemal Kılıçdaroğlu ise “hiç” diyemez; zira ve o zaman “19 Haziran 2018 Salı gecesi, Uğur Dündar’ın Halk TV’de yayınlanan ve milyonların izlediği “Halk Arenası” programında “İzmir Belediyesi için söylediği sözleri” inkar ve reddetmiş olur!..

4- Ve Kocaoğlu açık ara, seçimi kazanır!..

5- İtirazı olan var mı, gelsin bahse girelim!..

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar
Website Security Test