Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Srebrenica

13.7.2018
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Geleceğe umutla bakmanın yollarından biri yaşanan acılardan ders çıkarmaktır ancak bazen acı, dram ve trajedi o kadar yoğundur ki bunun kaskatı gerçeği karşısında insanlık onuru nefessiz kalır ve çaresizliğin verdiği dehşet ile umutlarını derinlere gömer. İşte Bosna’da yaşanan buydu, insana dair tüm değerlerin can çekişmesi Dünyanın gözü önümde gerçekleşti.

1995 yılının 11 Temmuzunda, 8372 Boşnak kardeşimizin acımasızca katledilmesi, insanlık tarihinin yüzkarası günlerinden biri olarak hafızalara kazındı. Üstelik bu katliam, Birleşmiş Milletlerin kontrolündeki bir bölgede Hollandalı bir komutanın denetiminde gerçekleşti.

Her şey, Yugoslavya’nın dağılması sonrasında başlayan iç savaş ile başladı ve Katliamdan 3 yıl kadar önce Sırplar doğuya doğru saldırdılar ve hızla ilerleyerek, çoğunluğunu Müslüman Boşnakların oluşturduğu Srebrenica’yı kuşattılar. Ancak bir iki ay içinde Boşnaklar kenti geri almayı başardı. Savaşın diğer kasaba ve kentlere de yayılması ile binlerce insan zorunlu göçe tabi oldu ve Srebrenica bölgede Müslüman Boşnaklar için güvenli bir toplanma merkezi haline geldi. 1993 yılından itibaren ise, savaşın şiddetinin artması, Birleşmiş Milletlerin Srebrenica dışında Zepa ve Gorazde’nin de dahil olduğu 3 bölgeyi‘güvenli bölge’ ilan etmesi ile sonuçlandı. Böylece nisbi bir güvenlik sağlandı, ancak çevredeki Sırp kuşatması, çoğalan nüfus nedeni ile giderek artan besin ve ilaç sevkiyatını önlemeye devam etti ve insani yardımlar engellendi. Bu oradaki mültecilere açlık ve hastalık olarak yansıyacaktı. Güvenli bölge olarak buraya gelen tüm sığınmacıların silahlarının, BM askerlerince toplandığını da belirtmek isterim.

1995 Yılı başından itibaren, dönemin Sırp Devlet Başkanı Başkan Sloban Miloseviç ile Genelkurmay Başkanı Ratko Mladiç’in ortak oluşturdukları katliam planları devreye girdi ki bu, daha sonra  ‘Krivaya 95 ‘ismi ile anılacaktı: BM Barış gücüne saldırdılar, Hollandalı Askerleri esir aldılar ve Srebrenica’yı bombaladılar. Esir Hollandalı askerleri geri verme karşılığında BM’nin Srebrenica’yı boşaltmalarını talep ettiler. Tarihin 2. Dünya Savaşı sonrası göreceği en büyük katliam ve soykırım. BM Barış Gücünün Hollandalı Komutan Thom Karremans’ın emri ile kenti boşaltması ve sığınmacı 25 bin Boşnak ‘ı Sırplara teslim etmesi ile başladı. Bu gelişmeler karşısında, binlerce sivil dağlara kaçtı, şehirden kaçamayan çocuk, genç ve yaşlı 8 bin Srenrenicalı Boşnak okul, depo ve fabrika alanlarında katledildi. Bu toplu Kıyım, Akrepler denilen Sırp özel güvenlik güçleri ve bizzat Sırp Ordusu tarafından 5 gün boyunca devam etti.8372 kişi yok edildi. Cesetleri parçalanıp iskelet kemikleri ayrıldı ve sonra da yakıldı. Kimlikleri tespit edilmesin diye yapılan bu vahşeti 64 toplu mezara gömdüler. Öyle ki bugün bile DNA analizleri ile bir parçacık dokudan kimlik testleri yapılıp kayıplar ailelerine teslim edilmeye çalışılıyor. 22 yıl sonra, 2017’nın 11 Temmuzunda bu şekilde tespit edilen elliyi aşkın cenaze için toplu gömme töreni yapılacak ve hala çalışmalar devam etmekte. Bu yıl, katliamın yirminci ikinci yılında, şehitler için Potoçari Anıt Mezarlığında tören yapılacak. Törende defnedileceklerin çoğunun çocuk olduğu tespit edilmiş durumda. Avrupa’nın göbeğinde, Birleşmiş Milletler Gözetiminde, hümanizmanın doğduğu coğrafya’da, İnsanlığa karşı en büyük vahşet belgeli bir şekilde gerçekleşti.

Katliamdan 11 yıl sonra, Ratko Mladiç ve Radovan Karadziç yakalandı, ancak Uluslararası Mahkemeye teslim edilmedi, tıpkı diğer sorumlular gibi: Momcilo Krajisnic, Bilyana Plavsiç, Zdravko Tolimir ve sayısız alt rütbeli asker ve er. Tabii bu listeye BM adına görev yapan ve her türlü yetkiyi taşıdığı halde müdahale etmeyen Hollandalı yüz karası komutanın ismi de yazılmalı: Thom Karremans. Karremans’ın, şehri teslim ettiği sırada Sırp komutandan gülerek hediye aldığı görüntüler, İnsanlığa yapılan en büyük suçlardan birisi olarak arşivlerden hiç silinmeyecek.

26 Şubat 2007’de Lahey Adalet Divanı bu katliamı ‘Soykırım’ olarak kabul etti. Dönemin Sırp Cumhurbaşkanı Sloban Miloşeviç, 11 Mart 2006’da savaş suçlarından yargılandığı sırada Lahey’de öldü.

Bosna Savaşından, Sırplar, askeri, siyasi ve psikolojik kesin bir yenilgi ile çıktılar ve Ulusal tarihlerindeki kara sayfayı, 2. Dünya Savaşı sonrası yaşanan en büyük soykırım ve vahşet olarak insanlık tarihine ve vicdanlara kazıdılar.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar
Website Security Test