Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Başbağlar Katliamının 25. Yıldönümü

5.7.2018
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Başbağlar katliamı 25. yılında... 5 Temmuz 1993'te gerçekleşen ve tuhaf olaylar serisini içeren katliama ilişkin çarpıcı bir iddia ortaya atıldı. Başbağlar Köyü Derneği Başkanı katliama ilişkin yıllar sonra "5 Temmuz 1993'te ABD'nin oluşturduğu Çekiç Güç'ün, Başbağlar semalarında ne işi vardı?" şeklinde bir açıklamada bulundu.

Sabah Gazetesi'nden Kenan Kıran tarafından haberleştirilen gelişmeler, Başbağlar katliamının 25. yılında olası gerçekleri aralıyor. Katliamın gerçekleşmesinin ardından yaşanan tuhaflıklar, 25 yıl boyunca geride yalnızca soru işaretlerini bırakmıştı.

2 Temmuz 1993'te yaşanan Sivas Katliamı'ndan yalnızca üç gün sonra, Erzincan'ın Kemaliye'ye bağlı Başbağlar köyünde bir katliam yaşanmış, 28 kişi kurşuna dizilmiş, 5 kişi ise yakılarak can vermişti. Hem Madımak hem de Başbağlar'daki ölü sayısının 33 olması, bunun bir tesadüf olmadıdğı yorumlarına neden olmuştu.

Başbağlar Köyü Derneği Başkanı Mehmet Ali Dikkaya tarafından yıllar sonra yapılan açıklama, katliama dair yeni bir boyut kazandırdı. ''5 Temmuz 1993'te ABD'nin oluşturduğu Çekiç Güc'ün Başbağülar semalarında ne işi vardı?'' şeklinde soran Dikkaya, katliamda bir ABD parmağının olduğu iddiasını öne sürdü. Dikkaya, OHAL kapsamında yer almadığı halde Başbağlar semalarında ABD helikopterlerinin bulunduğunu söyledi.

Sanıklar DGM tarafından serbest bırakıldı
Başbağlar Katliamı'na ilişkin tuhaflıklar bunlarla sınırlı değil. Başbağlar mağdurlarının avukatı Cüneyt Toraman, katliama ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu. Olayın örtbas edildiğini dile getiren Avukat Toraman, Gürsel Aktaş, Hasan Boztaş, Ali İhsan Akgül, Cahit Aktaş, Aleattin Boztaş, Kenan Uludağ, Hayri Uludağ, Erdal Karakoç, Şahin Karakoç, Aziz Bozoğlu isimlerinin de yer aldığı 14 sanığın suçlarını itiraf etmelerine rağmen Erzincan Devlet Güvenlik Mahkemesi tarafından serbest bırakıldığını ifade etti. Mahkeme teşhislerin usulsüz yapıldığını gerekçe ederek ilginç bir karara imza atmıştı.

Başpınar Köyü Jandarma Karakol Komutanı Başçavuş Nafiz Canbaz'ın katliam sonrasında köylülere kalaşnikof silah teklif etmesi de, başka bir skandal olarak kayıtlara geçti. Köylülerin silahları bir tutanakla birlikte almayı talep etmesi üzerine Jandarma, silahları vermekten vazgeçti.

Avukat Toraman katliam sonrasına ilişkin bir başka iddiayı daha ortaya attı. Naaşların iş makineleriyle arandığını iddia eden Toraman, olay yerinde bir savcının değil askerin görevlendirildiğini ifade ederken, olay yerinde bulunan yaklaşık 500 mermi kovanının balistik incelemesinin bile yapılmadığını öne sürdü

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

Anıtkabir'de Mustafa Kemal Atatürk'e hakaret ettiği video görüntüsü sosyal medyada yer alan şahıs ile ilgili olarak Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Basın suçları soruşt...

Şanlıurfa'nın Suruç ilçesinde 20 Temmuz 2015 yılında yapılan saldırıyla hayatını kaybeden 33 kişi anılıyor.

Polis ekipleri abart egzozlu araçlara geçit vermeyecek.

ABD'li heyet Türkiye'ye geliyor. İran'a karşı yaptırımlar da görüşmenin ana konusu olacak.

Tatilinizin zehir olmaması için bu uyarılara dikkat.

Adnan Oktar Suç Örgütü soruşturmasında tutuklu sayısı 116 oldu.

Türkiye'de hava durumu.

Yazarlar
Website Security Test