Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

ABD, Türkiye ile ilişkilerini ''soğuk savaş'' sınırına taşıdı

3.8.2018
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Emekli Büyükelçi Mehmet Dönmez, “TÜRKİYE’YE KARŞI TEHDİTKAR BİR TUTUM” dediği durumu ve geleceği yorumladı; “Yeni arayışlar gündemde olduğunun” işaretlerini verdi.

ABD’nin “Bronson Davası gerilimini” tırmandırarak, yaptırım uygulamalarına başlaması ve Adalet Bakanı Abdülhamit Gül ile İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’yu “yaptırım kapsamına almazı”, son yıllarda “zikzaklı  bir yol izleyen” Türkiye – ABD ilişkilerini tam bir çıkmaz sokağın başına getirdi.

Tutuklu rahip Andrew Brunson'un ev hapsine alınmasının ardından, ABD Başkan Yardımcısı Mike Pence, “Brunson'un serbest bırakılmaması halinde Türkiye'ye yaptırım uygulanacağı tehdidinde bulunması” ile tırmanan gerginlik sürecinde, Cumhurbaşkanı Erdoğan “Türkiye’nin yaptırımlara boyun eğmeyeceği” mesajını verdi.

Pence'den sonra bu kez ABD Başkanı Donald Trump, benzer tehditleri içeren bir Twitter paylaşımında bulundu. Pence'nin retweet ettiği gönderide, Trump, "ABD, harika bir Hıristiyan, aile adamı ve mükemmel bir insan olan rahip Andrew Brunson'un uzun süren tutukluluğu nedeniyle Türkiye'ye büyük yaptırımlar uygulayacak. (Brunson) büyük acı çekiyor. Bu masum inanç adamı derhal serbest bırakılmalı!" tehdidinde bulundu.

Brunson üzerinden yaşanan gerilim sürekli artarken, ABD, Adalet Bakanı Abdülhamit Gül ve İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'ya yaptırım uygulama kararı aldı. Karara tepki gösteren Türk Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada ise "Şiddetle protesto ediyoruz, saldırgan tutumun karşılığı gecikmeksizin aynıyla verilecektir" ifadesi kullanıldı.

Açıklamada, "ABD Hazine Bakanlığının ülkemizle ilgili olarak açıkladığı yaptırım kararını şiddetle protesto ediyoruz” denilerek “ABD'ye karardan geri dönme çağrısı” yapıldı; “İki Sayın Bakanımızı hedef alan söz konusu karar ne devlet ciddiyetiyle bağdaşmakta ne de hukuk ve adalet kavramlarıyla izah edilebilmektedir. Hukuk sistemimize saygısızca müdahale niteliği taşıyan bu kararın ABD ile ilişkilerimizin özüne aykırı olduğuna ve iki ülke arasındaki sorunların çözümü yönünde sürdürülen yapıcı çabalara büyük zarar vereceğine kuşku yoktur. ABD yönetimini bu yanlış karardan geri dönmeye çağırıyoruz. Hiçbir amaca hizmet etmeyecek söz konusu saldırgan tutumun karşılığı gecikmeksizin aynıyla verilecektir."

Adalet Bakanı Gül ise Twitter'dan yaptığı açıklamada, "Benim bu topraklarda yaşamak ve bu topraklarda ölmek dışında bir düşüm olmadı. ABD'de veya Türkiye dışında herhangi bir ülkede ne bir dikili ağacım, ne bir tek kuruş param da yoktur. Nasip olursa belki bir gün memleketim Gaziantep'te küçük bir zeytinlik alırım" ifadelerini kullandı.

 

4 partiden ortak açıklama

Mecliste grubu bulunan  5 partiden 4’ünün, Adalet ve Kalkınma Partisi, Cumhuriyet Halk Partisi, Milliyetçi Hareket Partisi ve İYİ Parti'nin ortak açıklamasında, "ABD'nin tehditlerine halkımızın ortak dayanışması ve kararlılığı ile 'hayır' diyoruz" denildi ve "Türkiye hükümetinin iki bakanına yönelik ABD'nin yaptırım kararını şiddetle protesto ediyoruz. İcra organının uluslararası mütekabiliyet çerçevesinde gereken karşılığı vermesinin hak olduğunu kamuoyuna duyururuz" ifadeleri yer aldı.

Yaptırım kararını ilk olarak Beyaz Saray Sözcüsü Sarah Sanders duyurdu. Sanders, "ABD Başkanı'nın talimatı doğrultusunda ABD Hazine Bakanlığı, ikisi de Pastör Brunson'ın gözaltına alınması ve tutuklanmasında önemli rol oynayan İçişleri ve Adalet bakanlarına yaptırım uygulamaktadır" açıklamasını yaptı. Sanders, "Brunson'ın herhangi bir suç işlediğine dair bir kanıt bulunmadığını ve kendisinin, Türk hükümetinin adil olmayan tutukluluğunun kurbanı olduğunu" belirtti.

 

Bakanların ABD'deki mal varlıkları donduruldu

ABD Hazine Bakanı Steve Mnuchin de yaptırım kararıyla ilgili yazılı bir açıklama yayımladı. Açıklamaya göre yaptırımlar kapsamında, iki bakanın ABD'deki mal varlıkları ve mal varlıklarından elde edebilecekleri faiz gelirleri donduruldu ve ABD vatandaşlarının bakanlarla herhangi bir iş ve işlem yapması yasaklandı. ABD Başkan Yardımcısı Mike Pence, yaptırım kararının açıklanması sonrası paylaştığı Twitter mesajında "ABD hükümeti Türkiye'ye yönelik olarak sert ekonomik yaptırımlar uygulamıştır ve Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Türk hükümeti Pastör Brunson'ı serbest bırakıp bu masum din adamının ABD'ye dönüşüne izin verene kadar bu yaptırımlar sürecektir" dedi.

 

 

 

“TÜRKİYE’YE KARŞI TEHDİTKAR BİR TUTUM”

 

Mehmet Dönmez(Emekli Büyükelçi) – Haziran 2018 başında Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu ile ABD Dışişleri Bakanı Pompeo arasında Vaşington'da yapılan görüşme iki ülke ilişkilerindeki gerilimi azaltma yönünde olumlu bir adım olarak değerlendirilmişti. Aradan iki ay geçtikten sonra ilişkiler yeniden gergin bir düzeye gelmiştir.

Papaz Andrew Brunson'un ev hapsine alınmasını yeterli bulmayan ABD, Türkiye'ye karşı son derece tehditkâr bir üslup içine girmiştir. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yargıya müdahalesini isteyen küstah çağrıların kabulü mümkün değildir. Göreve geldiği günden bu yana sosyal medya fenomeni olma özelliğini sürdüren Trump, sık sık fikir değiştiren, çoğu zaman ülkedeki Evangelistlerin etki alanına giren, kimi zaman da FBİ, CIA gibi devlet yapılanmalarına kulak veren değişken eğilimler içindedir.

Trump'ın sert üslubunun nedeni olarak Rahip Brunson konusunun dışındaki nedenleri de göz ardı etmemek gerekmektedir. Bunlar arasında S-400 füze sisteminin Türkiye tarafından alınmak istenmesi, buna karşılık F-35 uçaklarının teslimatının askıya alınması tehdidi karşısında bizzat Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın dile getirdiği ABD'yi dava etme söylemi gibi hususlar sayılabilir. Ayrıca ABD'nin İran'a yönelik aşırı katı politikasına ve uygulamak istediği yaptırımlara Türkiye'nin sempati duymayacağı gerçeği de, Trump'ın canını sıkan unsurlardandır.

ABD ile bir türlü rayına oturmayan ilişkiler Türkiye'yi başka arayışlar içine yöneltmektedir. Güney Afrika'da yapılan BRICS zirvesinde Cumhurbaşkanı Erdoğan örgüt ile işbirliğini arttırma çağrısında bulunmuştur. Türkiye elinde seçenekler olduğunun bilincindedir ve bunu dile getirmektedir. Eylül ayında gerçekleşmesi beklenen Erdoğan'ın Almanya ziyareti de seçeneklerin varlığına ve AB ile yakınlaşma adımlarına örnek olarak değerlendirilebilir.

Öte yandan Suriye'ye getirilecek yeni düzen konusunda ABD ve Rusya ilgi çekici adımlar atmaktadırlar. Putin, Erdoğan ile Johannesburg'ta yaptığı görüşmeden sonra Başkan Trump'ı Moskova'ya davet etmiştir. Davetin kabul edildiği Beyaz Saray tarafından açıklanmıştır. İki liderin Helsinki zirvesinde ele aldıkları Suriye anlaşmasının ayrıntıları Moskova'da görüşülecektir. Tabiatıyla bu konular Türkiye için de hayatî önemde olacaktır.

Bu hafta içinde ABD Avrupa Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Scaparotti Suriye hakkında görüşmelerde bulunmak üzere Ankara'ya gelecektir. İki ülke ilişkilerinde yaşanan gerilime rağmen en azından ABD Türkiye'nin bölgedeki ağırlığının ve öneminin farkındadır ve gelecekteki sürecin önemli bir aktörüdür. Türkiye de Suriye'nin gelecekteki imarı konusunda Rusya ile görüşmelerde bulunmakta, şimdiden bazı adımlar atmaktadır. Çobanbey gümrük kapısından Münbiç'e uzanacak karayolu inşası projesi önemli atılımlardan biridir. Türkiye Suriye'de barışa ulaşıldıktan sonra ülkedeki ağırlığını diğer rakip ülkelere meydan bırakmayacak politikalarla güçlendirmek zorundadır.

Meydana gelen son gelişme, Türkiye – ABD ilişkilerinde bugüne kadar görülmemiş bir gerilime neden olmuştur. ABD'nin Adalet ve İçişleri bakanlarımız için açıkladığı yaptırım kararı ve Senato'nun F-35’lerin teslimatının geciktirilmesi kararını alması, tarafların geri adım atması şansını azaltmaktadır. Şimdi umutlar Singapur'da yapılacak 51. Güneydoğu Asya Uluslar Birliği (ASEAN) Dışişleri Bakanları Toplantısı sırasında Çavuşoğlu ile Pompeo arasında yapılacak görüşmeye kalmıştır diyebiliriz.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

GÖZLEM, “bu süreci” masaya yatırdı ve uzmanlara sordu; işte görüşleri…

Cumhuriyet Halk Partisi’nde (CHP) Merkez Yürütme Kurulu’nun (MYK) değişmesine rağmen parti içi muhalefet sürüyor.

GÖZLEM konuyu masaya yatırdı, siyaset, ekonomi ve dış politika uzmanlara sordu, işte cevapları…

İki muhalefet partisindeki gelişmeleri, GÖZLEM uzmanlara sordu. İşte görüşleri…

Toplumda adeta güven bunalımı yaşanıyor. Her geçen gün artan şiddet olaylarında ağır yaralananlar kadar, hayatını kaybedenler de oluyor. Ekonomik krizin zararları, ail...

Duayen gazeteci M. Ali Kışlalı, GÖZLEM’in, “ABD ile gerginlik, Türkiye ve İran’a ABD yaptırımları, CHP ve İYİ Parti’deki gelişmeler” ile ilgili sorunlarını cevapladı. ...

GÖZLEM, konuyu masaya yatırdı ve uzmanlara sordu. Cevaplar “CHP ve Muharrem İnce yönünden” iç açıcı değil!..

Yazarlar
Website Security Test