Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

GÖZLEM, Merkez Bankası'nın faiz artırımını değerlendirdi

14.9.2018
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Merkez Bankası (MB) Para Kurulu Politikası toplantısından “sert” faiz kararı çıktı. Politika faizi olan bir haftalık repo faizini 625 baz puan artırdı. Böylece faiz yüzde 17,75'ten yüzde 24'e çıktı. Böylece Merkez Bankası'nın politika faizi Şubat 2004'ten bu yana en yüksek seviyesine çıkmış oldu. Ağustos ayında enflasyon yüzde 17,90'a kadar yükselmiş ve 14 yılın en yükseğini görmüştü.

Gözlem, bir hafta önceki sayısında, “Enflasyon, 'Söz ve popülist yaklaşım' ile durdurulamaz” başlıklı manşetiyle döviz ve enflasyondaki artışa dikkat çekerek, “Politika faizi yüzde 23 – 25, fonlama koridorunun üst bandı da yüzde 26,50-27,50 aralığında olmalıdır” diye yazmıştı.

Merkez Bankası'nın güçlü faiz artırımının ardından Dolar / TL kuru ilk tepki olarak 6 seviyesine kadar geriledi. Türk Lirası yüzde 5 değer kazandı.

Merkez Bankası'nın faiz kararına ilişkin açıklamasında "Yakın dönemde enflasyon görünümüne ilişkin gelişmeler fiyat istikrarı açısından önemli risklere işaret etmiştir. Fiyat istikrarını desteklemek amacıyla güçlü bir parasal sıkılaştırma gerçekleştirilmesine karar verilmiştir" ifadelerine yer verdi.

PPK toplantısı sonrası yapılan açıklamada öne çıkan başlıklar şöyle: "Dış talep gücünü korumakla birlikte iç talepteki yavaşlama hızlanmaktadır. Döviz kurundaki hareketlerin de etkisiyle fiyat artışlarının alt kalemler bazında genele yayılan bir nitelik gösterdiği dikkat çekmektedir. İç talep koşullarındaki zayıflamaya rağmen fiyatlama davranışlarında gözlenen bozulma enflasyon görünümüne dair yukarı yönlü risk oluşturmaya devam etmektedir. Merkez Bankası fiyat istikrarı temel amacı doğrultusunda elindeki bütün araçları kullanmaya devam edecektir.”

 

İlave sıkılaştırma masada

Açıklamada şu tedbirlere de yer verildi; “Merkez Bankası fiyat istikrarı temel amacı doğrultusunda elindeki bütün araçları kullanmaya devam edecektir. Enflasyon görünümünde belirgin bir iyileşme sağlanana kadar para politikasındaki sıkı duruş kararlılıkla sürdürülecektir. Enflasyon beklentileri, fiyatlama davranışları, para politikası kararlarının gecikmeli etkileri, maliye politikasının dengelenme sürecine vereceği katkı ve enflasyonu etkileyen diğer unsurlardaki gelişmeler yakından izlenerek ihtiyaç duyulması halinde ilave parasal sıkılaştırma yapılabilecektir. Açıklanacak her türlü yeni verinin ve haberin Kurul’un geleceğe yönelik politika duruşunu değiştirmesine neden olabileceği önemle vurgulanmalıdır.”

 

Fonlama haftalığa çevrildi

Merkez Bankası, Para Politikası Kurulu faiz kararıyla birlikte Türk Lirası likidite yönetimine ilişkin bir duyuru daha yaptı. Yapılan duyuruya göre, “Merkez Bankası'nca halihazırda gecelik vadede gerçekleştirilen fonlamanın 14 Eylül 2018’den itibaren haftalık vadede yapılmasına başlanacağı” açıklandı. Açıklamada, "Fonlamanın tamamının haftalık vadede yapılması için bir haftalık geçiş süreci öngörülmüş olup teknik ayrıntılar ayrıca duyurulacaktır" denildi.

 

Erdoğan: Bu yüksek faizleri düşürelim

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Merkez Bankası'nın faiz kararını açıklamasından birkaç saat önce yaptığı konuşmada faiz seviyelerinin yüksek olduğunu ifade etmiş ve "Enflasyon sebeptir, faiz neticedir diyorsan bu işi bilmiyorsun arkadaş. Faizin oranını sen tespit edersin, enflasyon o akışta kendi oluşur. Enflasyon oranını bankalar belirler mi, soruyorum? Merkez Bankası'nın bugüne kadar enflasyon oranlarını tutturduğunu hiç görmedim. Tahminler tutmadığı için bakarsınız enflasyon oranlarını yeniden revize edersin, 16 yıldır bu işin içindeyiz Bu yüksek faizleri düşürelim" dedi.

Bu açıklamanın ardında dolar kuru yükselmiş, Merkez Bankası’nın faiz kararından sonra düşmüştü.

 

 

 

GÖZLEM YAZMIŞTI

Gözlem, bir hafta önceki sayısında, “Enflasyon, 'Söz ve popülist yaklaşım' ile durdurulamaz” başlıklı manşetiyle döviz ve enflasyondaki artışa dikkat çekerek, “Politika faizi yüzde 23-25, fonlama koridorunun üst bandı da yüzde 26,50-27,50 aralığında olmalıdır.” diye yazmıştı. Yayın Kurulu Üyemiz Prof. Dr. Ramazan Abay, “Fren Boşalıyor Mu?” başlıklı yazısıyla Merkez Bankası’nın Para Kurulu Politikası toplantısında radikal karar alması gerektiğine dikkat çekmiş ve “MB üzerine düşen görevleri yerine getiremiyor. Bugüne kadar bir takım tedbirler almış olsa da yeterli değildir. Bugün mevduat faizlerinin % 25’e yaklaştığı, kredi faizlerinde yüzde 40’ların konuşulduğu bir ortamda, enflasyonun ağustos ayı sonu itibariyle yüzde 18’lere ulaştığı Kasım 2018’de enflasyonun yüzde 20’i aşacağı gerçeği karşısında politika faizinin % 17,75’de fonlama koridorunun üst bandının da yüzde 19,25’te tutulmasını anlamak mümkün değildir. Ancak MB, açıklamalarında 13 Eylülde yapılacak toplantıda faiz artırımına gidileceği yönünde beyanatlarda bulunması zararın neresinden dönersem kardır anlayışını hatırlamış olması iyi işaretlerdir. MB belirleyeceği politika faizi bugün uygulamada olan ve en az iki ay sonrası için öngörülen mevduat faizlerinin üzerinde olmalıdır. O nedenle MB politika faizini asgari 500 baz puan artırmalıdır. Politika faizi yüzde 23-25, fonlama koridorunun üst bandı da yüzde 26,50-27,50 aralığında olmalıdır.” uyarısında bulunmuştu.

 

 

 

“MB SONUNDA YAPILMASI GEREKENİ YAPTI”

Ramazan Abay (Prof. Dr.) – Ekonomik göstergelerin ateşi Mayıs 2018’de yükselmiş ve Haziran sonu itibariyle TÜFE yüzde 15,29, ÜFE yüzde 23,71’e ulaşmıştı. Fırlayan enflasyon için tedbir alınmaz ise geleceğin çok ürkütücü olacağı yönünde 22 Temmuz tarihli yazımızda uyarılarımız olmuştu. Bu yazımızda Merkez Bankası’nın (MB) politika faizini 2004 yılında olduğu gibi enflasyonu düşürmek için yüzde 22-24 aralığında saptanmasını önermiştim.

MB 13 Eylül tarihine kadar ateşi düşürmek için radikal bir tedbir alma yönünde hareket edememişti. Ancak bıçak kemiğe dayanınca 9 Eylül tarihli ‘Fren boşalıyor mu?’ başlıklı yazımızda ateşi düşürmek için MB’nin politika faizini yüzde 23-25 aralığında belirlemesi gerektiği yönünde tespitlerimiz olmuştu. MB’nin politika faizini yüzde 24 olarak belirlemesi bu kararını ileriye yönelik faiz artırımını da dikkate alarak alınmış radikal bir karar olarak değerlendiriyoruz. Ancak unutmamak gerekir ki faiz kararı geçici bir tedbirdir. Merkez bankasının politika faizi % 24 olarak belirlemesi yılbaşına kadar faize dokunulmayacağı anlamı taşıyabilir.

MB’nin bu kararı siyasi iktidarca desteklenmeli ve orta vadeli program ivedilikle açıklanmalıdır. Özellikle tasarruf tedbirleri uygulamaya konulmalıdır. Zorunlu olmadıkça her türlü yatırım kararı en az 2 yıl süreyle ertelenmelidir.

Diğer taraftan hukuk sistemimizin, yargımızın tarafsız olduğu inandırılır ve eksik olan güven ortamı sağlanırsa yabancı sermaye kaynaklarının reel sektör ve portföy yatırımı olarak ülkemize girişi özendirilmiş olur.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

GÖZLEM, 81 milyonu ilgilendiren bu konuyu masaya yatırdı ve uzmanlara “Ne yapılmalı” diye sordu; işte görüşleri…

Uzmanlar, “Tedbirlerdeki eksiklerin ve gecikmelerin çözümü zorlaştırdığının” altını çiziyorlar. İşte görüşleri…

GÖZLEM, siyasetin duayenlerine sordu; işte onların görüşleri…

9 Eylül; İzmir’in düşman işgalinde kurtuluş günü… Zaten “Eylül”, Ege’nin pek çok il, ilçe, kasabasının kurtuluş günlerini yaşadığı” bir ay!.. Böyle bir ayın 7’sinde, C...

GÖZLEM, “Ekonomik kriz ve alınan tedbirler” konusunu, masaya yatırdı ve uzmanlara sordu; işte görüşleri…

GÖZLEM, uzmanlara sordu; “Muhalefet ne yapmalı”, işte onların görüşleri…

Yazarlar
Website Security Test