Sözde Kürdistan bayrağının şifreleri!..

7.3.2017
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

“Devlet olmayan” bir yerel yönetimin sözde Kürdistan bayrağının Türk Bayrağı ile yan yana göndere çekilmesi skandal olarak değerlendiriliyor. Kendisine yakın olan aşiretleri, anayasa oylamasında ‘Evet’e ikna etmek için Barzani’nin iktidara destek sözü verdiği öne sürülürken, Uzmanlar, “Referanduma Barzani müdahalesinin, yeni bir pazarlık sürecine girildiğini gösterdiğini” de belirtiyorlar.

GÜLÇİN KARAEGEMEN/GÖZLEM -Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakan Binali Yıldırım'la görüşmek için Türkiye’ye gelen Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKYB) Başkanı Mesud Barzani'nin uçağının ineceği Atatürk Havalimanı’nda tarihi bir skandala imza atıldı. Barzani’nin karşılanacağı alanda havalimanına Türk Bayrağı ile beraber sözde Kürdistan bayrağı da göndere çekildi.

Barzani için İstanbul Atatürk Havalimanı ve Ankara Esenboğa Havalimanı’na asılan sözde Kürdistan bayrağına tepkiler dinmezken, ‘Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi’ adıyla referanduma götürülen başkanlık sistemi için ‘ortaklığa’ soyunan MHP ile AKP arasında bu konuda gerginlik çıktı. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 'bayrak skandalını' sert bir dille eleştirerek şunları söyledi: “Bayrağın Türkiye'de, Türk bayrağına eş tutularak asılması skandaldır, aymazlıktır, rezalettir. Bu sözde bayrağın dalgalanmasına kim izin vermiştir?”

 

Barzani'den iktidara destek olma sözü
Öte yandan 16 Nisan’da yapılacak halk oylamasında ‘evet’ kanadının Devlet Bahçeli’den sonra 3. ortağı Kuzey Irak Bölgesel Yönetimi Başkanı Mesut Barzani oldu. Görüşmelerde Güneydoğu’da Barzani’ye yakın olan aşiretlerin anayasa oylamasında ‘evet’e ikna edilmesinin gündeme geldiği kaydedildi. Barzani’nin de bu konuda iktidara destek olma sözü verdiği belirlendi.

Halk oylamasına dışarıdan yapılan müdahalelerin Türkiye’nin güvenliğini tehlikeye sokacak bir girişim olduğu vurgulanırken, Barzani için havaalanlarına Kürdistan bayrağı çekilmesinin de bölgede “evet” oylarını arttırmaya yönelik bir girişim olduğu ifade ediliyor.

* * *

‘GAYRİ DOSTANE BİR MÜDAHALE’

Onur Öymen (Emekli Büyükelçi): Barzani diyor ki bizim bu bağımsızlık ilanımız iç işimizdir. Hiçbir ülkeyi ilgilendirmez kimse karışamaz diyor. Size kimse karışamayacak ama siz Türkiye'deki referenduma karışacaksınız. Biraz fazla üst perdeden konuşuyor gibi geliyor. Yani Türkiye'de bizim seçimlerimize, referenduma yurt dışından kimsenin karışmasını istemeyiz. Türkiye'deki iç politika gelişmelerine dışardan müdahale kim yaparsa yapsın bunu gayri dostane sayarız. Hiçbir ülkede, hiçbir iktidar ebedi değildir. Bu gibi davranışlar kayda geçer. Biz oradaki iç politika seçimlerine karışıyor muyuz? O seçilsin, bu seçilmesin diye müdahale ediyor muyuz? O bakımdan ne Türkiye'nin başka bir ülkede seçimlere karışmasını isteriz, ne başka ülkenin Türkiye'de seçimlere karışmasını isteriz. Bunu çok olumsuz bir durum olarak karşılarız ve not ederiz. Ciddidir ve bu konuda bütün siyasi partilerin tepki göstermesi lazım.

Öte yandan, Barzani’nin Türkiye ziyareti sırasında yaşanan Kuzey Irak Bölgesel Yönetiminin bayrağının göndere çekilmesi tartışmalara ve tepkilere yol açtı.

Bayrak konusunu, Barzani’nin bir süreden beri dile getirdiği ve Türkiye ziyaretinden önce tekrarladığı bağımsız bir Kürt Devleti ilanı için referanduma gidileceği yolundaki sözleriyle birlikte değerlendirmek lazımdır. Bir süreden beri Kuzey Irak Yerel Yönetimi, adı konulmamış bir devlet gibi hareket etmekteydi. Daha 2007 yılında Kuzey Irak’a giderek Barzani’yle görüşen ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Richard Holbrooke bu yoldaki izlenimlerini benimle de paylaşmış ve daha sonra Washington Post Gazetesine yazmıştı. Barzani’nin bağımsız devlet kurma niyetini ortaya koyan demeci üzerine, İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu ülkesinin böyle bir bağımsız Kürt Devletini derhal tanıyacağını açıklamıştı. ABD eski Başkan Yardımcısı Joe Biden da Barzani’ye bu konuda fazla acele etmemesi gerektiğini telkin etmiş, ancak onun ve kendisinin ömür süreleri içinde bağımsız bir Kürt Devletinin kurulduğunu göreceklerini söylemişti. Milli mücadele yıllarından beri, Atatürk Musul bölgesinde bağımsız bir Kürt Devletinin kurulması yolundaki niyetlerden ciddi rahatsızlık duymuştu. Atatürk 16-17 Ocak 1922 tarihinde Falih Rıfkı Atay’ın Musul ve Kürtler konusundaki sorusuna şöyle cevap vermişti: “…Musul, bizim için çok önemlidir. Birincisi Musul’da sınırsız servet oluşturan petrol kaynakları vardır. İkincisi onun kadar önemli olan Kürtlük sorunudur. İngilizler, orada bir Kürt hükümeti kurmak istiyorlar. Bunu yaparlarsa, bu düşünce bizim sınırlarımız içindeki Kürtlere de yayılır. Buna engel olmak için sınırı güneyden geçirmek gerekir…”

Gerçekten İngiliz arşivlerindeki belgeler İngiltere’nin Türkiye ile Musul arasındaki bölgede bir Kürt Devletinin kurulmasını hedeflediğini göstermektedir. O bakımdan, Atatürk’ün teşhisi gerçek bir durumu ortaya koymaktaydı. Türkiye ile İngiltere arasında 1926 yılında imzalanan Ankara Antlaşmasının 5. maddesi Türkiye ile Irak arasındaki sınırın “kesin ve bozulmaz” olduğunu belirtiyor. Yani, bu sınırın Türkiye ile Irak arasında ebedi bir sınır olacağını ortaya koyuyor. Irak’ın kuzeyinde başka bir devletin kurulması Türkiye’nin Irak yerine kurulması hedeflenen devlete sınırdaş olması ve Irak ile komşuluğunun sona ermesi sonucunu doğuracağı için 1926 Antlaşmasının sözüne ve özüne aykırı olacaktır. Bütün bu gerçeklerin ışığında, Türkiye’nin sadece “Irak’ın toprak bütünlüğüne saygılıyız” demekle yetinmemesi, bölgede yeni bir devlet kurma girişimlerine tepkisini açıkça ortaya koyması gerekmektedir. Ana muhalefet partisinin, sivil toplum örgütlerinin ve basının da bu konudaki tavırlarını kamuoyuna açıklamaları yerinde olacaktır. Dışişleri Bakanlığındaki değerli diplomatlar bu gibi gelişmelerin ülkemiz açısından ne gibi sonuçlar doğurabileceğini bilecek bilgi ve deneyime sahiptirler.

* * *

'YENİ BİR PAZARLIK SÜRECİ'

Ümit Özdağ (Gaziantep Bağımsız Milletvekili): Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKYB) Başkanı Mesud Barzani’nin İstanbul ve Ankara temasları yeni bir müzakere sürecidir. Atatürk Havalimanı gönderine çekilen Kürdistan bayrağına, Ağustos 2009’da PKK ile müzakere sürecinin başlamasıyla bir benzerlik taşımaktadır. PKK ile müzakere sürecinin yeniden başlaması konusunda Saray’dan bir bakanın koordinasyonunda gizli bir çalışmanın yapıldığı hususunda bilgiler zaten gelmişti. Ancak, MHP seçmeninin büyük bir ağırlıkta hayır diyeceğini ortaya koymasıyla birlikte burada bir hızlanma olduğu anlaşılıyor. Barzani üzerinden HDP, PKK ve PYD ile yeni bir pazarlık süreci Ankara ve İstanbul’da Barzani’nin flamasının asılmasıyla resmen başlamıştır. Bu flamanın asılması Ağustos 2009’da PKK ile müzakere sürecinin başlamasıyla bir benzerlik taşımaktadır. Başkanlık Anayasası için PKK’nın evet demesi için bir çalışma yürütüldüğü çok net bir biçimde görülecektir.

* * *

'SKANDALDIR, AYMAZLIKTIR, REZALETTİR'

Devlet Bahçeli (Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı): 26-27 Şubat'ta peşmerge başı Barzani, önce İstanbul'a gelerek Mabeyn Köşkünde Cumhurbaşkanıyla, sonrada Ankara'da Başbakanla görüşmüştür. Bu ziyaretin neden ve sonuçları şimdilik değerlendirmelerimiz arasında değildir. Zira daha önemli bir durumun varlığı söz konusudur. 26 Şubat 2017 Pazar günü, Barzani'nin ziyareti üzerine, İstanbul Atatürk Havalimanı Devlet Konukevinin önündeki bayrak direklerinden birisine sözde Kürdistan bayrağı asılmıştır.  Cumhurbaşkanı ve Başbakanın Erbil'e ziyaretleri esnasında Irak Kürt Bölgesel Yönetimi adı altında bir bayrağın Irak bayrağıyla birlikte asıldığı görmüş ve yaşanmıştır.  Bu Irak'ın kendi iç meselesidir. Ama aynı bayrağın Türkiye'de, Türk bayrağına eş tutularak asılması skandaldır, aymazlıktır, rezalettir. İstanbul'da bu sözde bayrağın dalgalanmasına kim izin vermiştir? Bizim, Barzani'nin bayrağını vatan semalarında, Başbakanlık odalarında görmeye tahammülümüz kesinlikle yoktur. Bu şahıs, önce PKK'ya desteğinin ve şehitlerimizin hesabını vermeli, Türkiye'ye kurduğu tuzakların bedelini ödemelidir.  Türk milletine kefen biçen bir çürümüşün, Türkiye'de bir şey yokmuş gibi ağırlanması, milli gururu incitmiş, milli vicdanı sarsmış ve rahatsız etmişti.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

GÖZLEM konuyu masaya yatırdı ve uzmanlara sordu. Görüşler, “Giderek otoriter bir yönetime mi gidilecek” sorusu üzerinde yoğunlaştı. İşte yanıtlar....

Uçak krizi ve Rusya'daki ekonomik sıkıntının ardından büyük yara alan turizm sektörü, bu sezon 3.5 milyon Rus turist ile yeniden ayağa kalkmayı hedeflerken, rekabet ve...

ABD Başkanı Trump, önce Suudi Arabistan’da kılıç dansı eşliğinde 110 milyar dolarlık silah anlaşması yaptı, ardından İsrail’de Ağlama Duvarı’nı ziyaret ederek Başbakan...

Gözlem’den Engin Tatlıbal ünlü Alman firmanın Satış Müdürü Ümit Dursun’la, Hübner’in bugünü, yarını ve İzmir yatırımlarını konuştu.

Suriyelilerin yoğun olduğu bölgelerde vatandaşlar ve esnaf 'güvenlik sorunu' ile tedirginlik içinde yaşarken, gasp edilme korkusu ile geceleri ATM'lerden para bile dah...

ABD’nin YPG’ye ağır silah desteği vermesinin gölgesinde gerçekleşen Erdoğan-Trump görüşmesinde, Türkiye’nin kaygılarını giderecek bir gelişme yaşanmadı. Öte yandan Alm...

Yazarlar