Turizm, barış-güven ve demokrasi bekliyor

14.4.2017
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Türkiye’nin, Irak ve Suriye cephesinde üstlendiği rol, turist gönderen Avrupa ülkeleriyle kavgası gibi gelişmeler, turizminin global pazarda gerilemesi sonucunu doğurdu. Turistlerinde öldüğü terörist saldırılar yüzünden de insanlar Türkiye’ye gelmeye korkar oldu. Krizin aşılması için ne yapılması gerektiğini Gözlem, uzmanlara sordu...

ENGİN TATLIBAL/GÖZLEM -Ekonomik faaliyet alanlarının tamamı gibi turizm de genel konjonktürden etkilenen bir sektör. Ancak jeopolitik gelişmeler, sınır güvenliği, iç güvenlik ve devleti yöneten insanların üsluplarında ve duruşlarında vücut bulan genel ülke imajı; turizmi diğer sektörlere göre çok daha fazla etkiliyor. Saydığımız unsurları Türkiye özelinde düşünecek olursak...

Jeopolitik olarak Türkiye, binlerce yıldır savaşların ve çatışmaların durmadan sürdüğü bir coğrafyada yer alıyor. Sınır güvenliği açısından baktığımızda durum fazlasıyla vahim; en uzun kara sınırlarımızın olduğu iki ülkede sıcak savaş tüm hızıyla sürüyor. İç güvenlik de bu süreçten etkileniyor; savaş sürecinde atılan adımlar, içeride terör saldırıları olarak geri dönüyor. Son olarak devleti yönetenlerin hem iç ve hem de dış politikada sergiledikleri üslup, pek çok kişiye göre Türkiye’nin kadim devlet geleneğiyle bağdaşmıyor.

Bütün bunların sonucu olarak Türkiye’nin “incoming” (yabancı turist) pazarı her geçen gün daralıyor. Geleneksel olarak en çok ziyaretçi ağırladığımız Almanya, İngiltere ve Rusya gibi ülkelerin turistleri, belki biraz daha yüksek meblağlar ödeyerek can güvenliklerinin sağlandığı düşüncesiyle Yunanistan ve İspanya gibi Türkiye’nin rakiplerimizi tercih ediyor.

Uzmanlar, Türkiye’nin turizmde girdiği açmazdan kurtulabilmesi için az önce dile getirdiğimiz hususlarda güven ve istikrar ortamını yakalaması gerektiği görüşünde birleşiyor. Eski Turizm Bakanlarından Bahattin Yücel ise turizmdeki sıkıntıların reçetesini tek kelimeyle özetliyor: Demokrasi.

 

KOMŞULARIMIZLA BARIŞIP İÇERİDE BASKIYI KALDIRMALIYIZ

Bahattin Yücel, Eski Turizm Bakanı: Türkiye’nin turizmde 2018’i kaybetmemesi için yapması gereken şey aslında çok basit; şu anda yaptıklarının tam tersini yapacak. Komşularıyla barışacak, içerideki baskıyı, yasakları ve gerginliği ortadan kaldıracak. Atılacak bu adımlar, Avrupa’yla ilişkilere de doğrudan yansıyacaktır. Mevcut sorunlar, turizm sektörünün yetersizliğinden veya ekonomik güçlüklerden değil, Türkiye’nin mevcut tavrından kaynaklanmaktadır. Bunlar tamamen siyasal nedenlerdir. Bu hükümetin şu ana kadar sürdürdüğü politika yanlıştır. Rusya ile ilişkilerin bozulması, Orta Doğu’da Suriye, Irak ve İran ile ilişkilerin bozulması siyasi nedenlerle olmuştur. İçeride de çok ciddi bir baskı söz konusu. Bu baskının kaynağı, insanların yediğine, içtiğine, oturduğuna, kalktığına, giydiğine, konuştuğuna, güldüğüne kadar karışılmasıdır. Bu yapı kalıcı ve güçlü değildir. Özetle, Türkiye’nin turizmdeki sorunlarını çözebilmesi için acilen demokrasiye dönmesi gerekmektedir.

 

2018 İÇİN YÜKSEK BEKLENTİ İÇİNDE OLMAK ANLAMSIZ

Güman Kızıltan, Emekli Turizm Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı: Türkiye iki yıldır turizmde sıkıntı yaşamaktadır. Bu günlerde Rusya ile ilişkilerde biraz olsun iyileşme yaşanmakta ise de Avrupa Birliği ülkelerinden bu sezon gelişlerin, parlak olmayacağı, sıkıntılı siyasi ilişkiler nedeni ile pek ümitli değildir. Ancak geçmiş yıllara bakınca Türk turizmindeki esas gelişlerin bu ülkelerden olması, zararın büyüklüğünü göstermektedir. Rusya ise hiç de istikrarın anlamında güvenilir olamayan bir ülke olup, aramızda ekonomik anlaşmalardaki sıkıntılar nedeni ile her an charter uçuşlarla gelecek Rus turistini de etkileyebilecek durumdadır. Özetle Türk turizmi, bu yıl topal ördek misali gelenlerle iktifa edecek olup, bunların yanında ülkemizdeki terör, Kürt meselesi, sınırdaki kavgalar, Suriye ve Irak’taki durumlar düzelmeden, Amerika ve AB ülkeleri ile ihtilaflar, Ruslarla konum tam olarak çözülmeden, en az üç yıllık bir gelecekte pek parlak durum arz etmeyeceği ve tekrar önceki seviyelere kolay kolay göremeyeceği görünmektedir. Bu ekonomik ve siyasi uluslararası ilişkilerdeki bozulmalar düzelse bile, etkileri çok zaman devam etmektedir. Bu nedenle ilk şartı emniyet ve istikrar olan turizmde, Türkiye uzun ince bir yoldadır. Bu nedenle 2018 için pek ümitli bir gelecekte şüpheliyim.


HATALARI KABULLENİP TEKRARLAMAMAK GEREK

Can Pulak, Gazeteci-Yazar: Öncelikle Türkiye’nin çok bozulan imajını süratle düzeltmemiz gerekiyor. Ayrıca iç ve dış politikadaki gerginlikleri sona erdirmemiz, siyasette dikkatli bir üslup kullanmamız ve şimdiye kadar yaptığımız hataları kabullenerek tekrarlamamız lazım. Ayrıca sektörün sivil toplum kuruluşlarının uzmanlarının deneyimli eski bürokratlarının görüşlerini de almak ve süratla bir turizm konseyi kurarak kararları deneyimli bir konseyle görüşmekte fayda vardır diye düşünüyorum. Devletin düğün dernek çağrılarından daha ciddi önlemlere yönelmesi ve iç turizm dinamiğini iyice hızlandırması şart. Bunun için emeklilere, öğrencilere, hayatında hiç tatile çıkmamış kesimlere devlet desteği yaparak bu turizmi güçlendirebiliriz. Böylece otellerin kapanmasını ve turizm personelinin büyük kısmının işlerinden olmasını engelleyebiliriz. Bir önemli önerim de yıllık izinlerin akıllıca planlanmasıdır. Örneğin dul ve bekar çalışanlara Nisan, Mayıs ve Haziran ile Eylül ve Ekim aylarında izin verilirse; evli ve çocuklulara da Temmuz ve Ağustos aylarında yıllık izin kullandırılırsa turizm sezonu yedi hatta sekiz aya kadar uzatılabilir. Bunun için önümüzde çok az zaman kalmıştır. Süratle hareket etmemiz lazımdır.


ULUSOY: 38 MİLYON TURİST BEKLİYORUZ

Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) Başkanı Başaran Ulusoy, “2017 yılında sektörün bütün birimleri hazır, ülkemize bu yıl 38 milyon turistin gelmesini bekliyoruz” dedi. Ulusoy,  2016 yılında turizmde bir türbülanstan geçen Türkiye'nin, bu türbülanstan çıkmaya başladığını belirtti. Bu yıl Türkiye'ye gelen turist sayısında artış beklediklerini ifade eden Ulusoy, “2017 yılında sektörün bütün birimleri hazır, ülkemize bu yıl yaklaşık 38 milyon turistin gelmesini bekliyoruz. Rusya ve Ukrayna pazarındaki gelişmeler olumlu. İngiltere pazarında sıkıntımız yok, Orta Doğu olumlu. Bazı Avrupa ülkeleriyle sıkıntımız var fakat onları da çözmeye çalışıyoruz” dedi. Ulusoy, Türkiye'ye Körfez ülkelerinden gelen turistlerin İstanbul ve Doğu Karadeniz'deki yaylaların yanı sıra Bursa ve Yalova gibi termal turizm merkezlerini, Rusya'dan gelenlerin İstanbul, Antalya, İzmir ve Ankara'yı, İsrailli turistlerin ise Antalya, İstanbul, Muğla'yı tercih ettiğini bildirdi. Türkiye'de turistik yerlerin tanıtımı açısından bir eksiklik olmadığını, güzel çalışmalar yapıldığını vurgulayan Ulusoy, el birliğiyle turizmi tekrar canlandıracaklarını söyledi.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 21 Mayıs'ta düzenlenecek olağanüstü kongre ile AK Parti genel başkanlığına seçilecek. Konuyu GÖZLEM’e değerlendiren uzmanlar, “Cumhurbaşkanı sad...

Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi (AKPM) Genel Kurulu, 25 Nisan 2017 Salı günkü oturumunda 45'e karşı 113 oyla Türkiye'nin denetim sürecine yeniden alınmasına karar v...

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, Türkiye’nin 16 Nisan’da verdiği kararı öncesiyle, sonrasıyla, tarihsel geçmişiyle ve gelecek vizyonuyla GÖZLEM için de...

Afriak yazı dizimize ekonomik olarak küçük olduğu için yine üç ülkeyle devam ediyoruz; Cibuti, Gine ve Gine Bissau...

Ege Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Moiz Hemsi, Gözlem Gazetesi Yayın Kurulu’na konuk olarak sektörün 2016 ...

GÖZLEM bu önemli sorunun cevaplarını araştırdı. Uzmanlar, referandum öncesi sürecin açtığı toplumsal ayrışma kapısının mutlaka kapatılması gerektiği üzerinde duruyor. ...

Ekonomideki tıkanıklık, işsizlik ve enflasyonda rekora giden rakamlar ve referandum öncesindeki bol harcamalı ve vaatli bütçe dengesini bozan uygulamalar konusunda uzm...

Yazarlar