Hübner, İzmir ve Dilovası’nda iki fabrika yatırımı planlıyor

26.5.2017
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Gözlem’den Engin Tatlıbal ünlü Alman firmanın Satış Müdürü Ümit Dursun’la, Hübner’in bugünü, yarını ve İzmir yatırımlarını konuştu.

ENGİN TATLIBAL/GÖZLEM -Hübner, her gün işe gidip gelen yüz binlerce İzmirlinin hayatlarının içinde olan bir firma. Otobüslerde yorgunluğumuzu paylaşsın diye yaslandığımız, destek aldığımız körükler, Hübner’in üretimi. Yani bizler farkında olmasak da Hübner, hayatımızın içinde olan bir firma. Otobüslerle birlikte tramvay, metro ve trenler körükleri üreten, bunun yanı sıra plastik ve kauçuk bazlı geniş bir ürün yelpazesine sahip olan firmanın Satış Müdürü Ümit Dursun, Hübner’in geçmişini, bugününü ve Türkiye’nin de içinde bulunduğu gelecek planlarını anlattı.

Hübner, Almanya’nın en eski ve köklü şirketlerinden biri. Hübner’den biraz bahseder misiniz?

Bizim hikayemiz, İkinci Dünya Savaşı’nın ardından Almanya’nın yeniden ayağa kalktığı ve kalkınmaya başladığı döneme uzanıyor. 1946’da savaş sonrası dönemde Kurt Hübner tarafından bir aile işletmesi olarak kurulan Hübner, aslında bir evin oturma odasında ilk tohumları atılan bir kuruluş. Bugün kauçuk ve lastik komponentli üretimde bir dünya markası haline gelmiş durumdayız. Dünya çapında 2400 civarında çalışanımız var. Özellikle otobüs, tren ve metrolarda kullanılan körüklerin üretiminde dünyada pazar lideri konumundayız. Hatta İzmir’in körüklü otobüslerinde kullanılan körükler de Hübner’in üretimi. Yani her gün İzmir’in sokaklarında ve İzmirlilerin hayatlarının içindeyiz aslında. Bunun yanı sıra havalimanlarında kullandığınız apronların körüklerini de biz üretiyoruz. Ayrıca plastik ve kauçuk bileşenli geniş bir ürün yelpazemiz olduğunu da ifade etmek isterim. Spor malzemeleri ve medikal malzemeler üretiyoruz. Örneğin boksörlerin kullandığı kaskların üretimi konusunda dünyanın önde gelen firmalarından biriyiz. Beijing’de düzenlenen olimpiyat oyunları öncesinde bu ürünümüze yoğun bir talep oldu. Çalıştığımız her alanda global ölçekte ya ilk, ya ikinci sıradayız; üçüncülüğümüz yok. Şunu da vurgulamak gerekiyor ki Hübner, büyük oranda kendi icadı olan ürünlerle öne çıkan bir firma ve dolayısıyla ArGe bizim için çok önemli. Kendi geliştirdiğimiz körük sistemi ile otobüsler yüzde 20 hafifledi.

Türkiye’deki yatırım planlarınızı sormak istiyoruz...

Türkiye’de şu anda iki fabrika yatırımı planlamaktayız. Bunlardan ilki Dilovası bölgesinde olacak. Hem MAN ve hem de Mercedes fabrikalarına yakın olması nedeniyle bu bölgeyi tercih ettik. Bunun yanı sıra diğer yatırımlarımızı İzmir bölgesine çekmeyi planlıyoruz. Bununla ilgili de yıl içerisinde İzmir’de uygun bir arazi bakacağız. Buradaki duruma ve şartlara göre kararımızı vereceğiz.

Yatırım için neden Türkiye’yi seçtiniz?

Türkiye’de yatırım yapmak istememizin birkaç sebebi var. Bunlardan birincisi Türkiye’den aldığımız talep. Türkiye ciddi bir gelişme kaydediyor. Almanya’da, Çin’de veya Rusya’da üretim yapıp Türkiye’deki alıcılarımıza satmak yerine Türkiye’de çalışıp, Türkiye’de üretip, emek sarf edip hem Türkiye’deki müşterilerimize, hem de dünyadaki alıcılarımıza ulaştırmak istiyoruz. Amacımız bu, inşallah başarılı oluruz.

Hübner, Alman standardının simgesi olmuş bir firma. Bu anlamda ne söylenebilir?

Bizim dünya çapındaki tüm fabrikalarımız standart fiziksel özelliklere sahiptir. Yani dünyanın neresinde olursanız olun, bir bizim herhangi bir fabrika binamızın önüne geldiğinizde, tabela olmasa dahi bir Hübner fabrikası önünde olduğunuzu hemen anlarsınız. Bu standart, gerçekten güzel bir şey. Dış görünüme ve fiziksel yapıya yansıyan bu özellik, aslında genel anlamda da geçerlidir. Bir standart yakalıyorsunuz. Farklı bir fabrikaya görev için gitseler dahi çalışanlarınızın hepsi aynı yerdeymiş gibi uyumlu davranabiliyorlar. Bu standart anlayışı da bizim motivasyonumuzu elde ettiğimiz temel noktalardan biri.

Firmanızın vizyonu ve felsefesi hakkında ne söylenebilir?

Felsefemizi anlatmak için şöyle bir örnek vereyim. Bizim patronumuzun ofisinin girişinde kocaman bir dünya küresi vardır. Bu küre üzerinde tüm çalışanlarımızın aileleriyle beraber fotoğrafları yer alır. Patronumuz buna çok önem verir ve çalışan herkesi tanıma ve aklında tutma gibi bir özelliği vardır. Örneğin Çin’deki fabrikamıza gittiğinde kendisine daha önce tanıştırılmayan kişilerle bile isimleriyle hitap ederek konuşur. Bu bana kalırsa çok önemli bir ayrıntı. Biz kurumsal olarak buna, yani aile olmaya büyük önem veriyoruz.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

GÖZLEM, “Hoşnutsuzluğu ve tepkiyi şiddete başvurmadan dile getirmenin yolunu ardına kadar açan” Adalet Yürüyüşü’nü masaya yardı. İşte uzmanların görüşleri…

GÖZLEM, Katar – Türkiye – Suriye üçgenindeki iki ayrı krizi bu hafta da “askeri” uzmanlara sordu; işte cevapları…

Duayen Gazeteci Mehmet Ali Kışlalı, Adalet Yürüyüşü, Maltepe Mitingi ve sonrası konusunda GÖZLEM’in sorularını cevapladı.

Dolar bazında dünyanın en gelişmiş 19 ekonomisinin ve Avrupa Birliği'nin oluşturduğu G-20'nin bu yılki liderler zirvesi Almanya'nın Hamburg kentinde yapıldı. Türkiye'...

Yaşadığı iç ve dış sorunlar, Türkiye’yi dünyanın en kırılgan ekonomilerinden biri haline getirdi. Mahfi Eğilmez’in “ekonomisi batan” Venezüella’ya ilişkin tespitleri v...

Açıklanan TÜİK verilerine göre yıllık enflasyon yüzde 10.90'a gerilemesine rağmen, “çift rakamlarda” kaldı. Haziran ayı yıllık enflasyon oranının, “2005 yılından beri ...

Katar krizi sıcaklığını korurken, “Katar’daki Türk askeri üssü” gündemin en hassas konusu. Türkiye’nin Katar politikası “doğru” rotada mı?

Yazarlar