2019’da Türkiye’de ne değişecek?

26.5.2017
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

GÖZLEM konuyu masaya yatırdı ve uzmanlara sordu. Görüşler, “Giderek otoriter bir yönetime mi gidilecek” sorusu üzerinde yoğunlaştı. İşte yanıtlar....

ENGİN TATLIBAL/GÖZLEM - AKP’nin 3’üncü olağanüstü büyük kongre, referandum sonrasında 2019 sürecine giren Türkiye için büyük önem taşıyordu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, kabul edilen Anayasa değişikliğinin hemen yürürlüğe giren maddesinden yararlanarak önce AKP’ye üye oldu, ardından ise olağanüstü kongrede genel başkanlığa döndü. Artık Türkiye’nin partili bir cumhurbaşkanı var.

AKP kongresinde merakla beklenen asıl konu, partiyi 2019 sürecine götürecek tepe kadronun, yani Merkez Karar Yürütme Kurulu’nun (MKYK) hangi isimlerden oluşacağıydı. Kongrede öncesinde Cumhurbaşkanı Erdoğan adına söz konusu kadro çalışmasını yürüten Hayati Yazıcı’nın büyük oranda şekillendirdiği liste, MKYK’yı oluşturdu ve bu listede 16 yıldır AKP’de bulunmuş, pek çok farklı kademede önemli görevler almış kıdemli isimler yer almadı. Kongrenin ardından tartışılan en önemli husus da buydu. Uzmanlar, Erdoğan’ın görüşlerine zaman zaman karşı çıkabilen ve bazı noktalarda ısrarcı olabilen isimlerden kongre ile “kurtulduğunu”, genel başkanın “sevk ve idaresinde” olacak daha genç bir kadroyu tercih ettiği yorumlarını yapıyor.

Peki, AKP kongresinin getirdikleri ışığında, 2019 sürecinde Türkiye’yi neler bekliyor? AKP’nin kurucularından Ertuğrul Yalçınbayır böyle bir sürecin olmayacağı, bir erken seçimin Türkiye’yi beklediği görüşünde. Uzmanlar çoğunlukla, her durumda Türkiye’nin giderek daha otoriter bir yönetim ile karşı karşıya kalınacağı noktasında birleşiyor.

‘UFUKTA ERKEN SEÇİM GÖRÜNÜYOR’

Ertuğrul Yalçınbayır (AKP Kurucusu): 2019’a bu sürecin bu şekilde yürüyeceğini düşünmüyorum. Çünkü bu süreç, yürümesi ve yürütülmesi son derece zor bir süreçtir. Sayın Cumhurbaşkanı 2014’te ne şekilde seçildi; şimdi görevine ne şekilde devam ediyor? Her şeyden önce bağımsızlık ve tarafsızlık üzerine edilmiş bir yemin var. O yemin henüz değiştirilmedi, Anayasa’da değişmeyen maddelerden biri de budur. Şu anda devletin eli partinin içinde, partinin eli devletin cebinde denebilecek bir durum söz konusudur. Bu durum, sürdürülebilir bir durum değildir. Türkiye süratle OHAL’i kaldırmalıdır. Bu hal OHAL değildir. Şu anda dünyanın geneline bakıldığında OHAL ile yönetilen ülkelerin hem demokrasi endeksinde, hem de insan hakları endeksinde vardığı seviye bellidir. Ben AK Parti’nin ve Türkiye’nin içinde bulunduğu sürecin bu açılardan sürdürülebilir olduğunu düşünmüyorum. Şu anda yeniden Cumhurbaşkanlığı seçimini ve bir erken seçimi getirecek bir durum içinde olduğumuzu düşünüyorum. 2019 Kasımının bu anlamda beklenebilecek bir tarih olmadığını düşünüyorum. Türkiye’nin buna tahammül edebileceğini zannetmiyorum.


‘ERDOĞAN SONRASI İÇİN SORU İŞARETLERİ VAR’

Prof. Dr. Tanju Tosun (Siyaset Bilimci, Ege Ü. Öğretim Üyesi): AK Parti kongresine baktığımızda kitle ile lider özdeşliğinin, 1950 ile 60 arasındaki Demokrat Parti ve Menderes döneminden beri ilk kez bu kadar açığa çıkmış durumda olduğunu görüyoruz. Normal koşullarda bir iktidar 15 yıl gibi bir bürenin sonunda yıpranır ve kitle desteğini çekmeye başlar. Fakat politik/sosyolojik kanunları sorgularcasına bir özdeşlik durumu, AK Parti’de devam ediyor. Bu bir yandan liderin varlığının devamı ve meşruiyeti açısından olumlu, ancak Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan bağımsız olarak AK Parti açısından baktığımızda Erdoğan sonrası için soru işaretleri yaratıyor. Çünkü Cumhurbaşkanı ile özdeşleşen bir parti söz konusu, evet, ama içinden bir lider çıkarma sorununu önümüzdeki süreçte yaşayabilir. Bu da önümüzdeki süreçte AK Parti’de bir kurumsallaşma sorununu gündeme getirebilir. Şu anda önüne çıkabilecek bütün setler, lidere duyulan sevgi ile aşılabilecek durumda gibi görünüyor. Ama Erdoğan sonrası için soru işaretleri var. AK Parti’nin CHP gibi kalıcı olabilmesi için liderin ötesinde bir yapılanmaya gitmesi gerekiyor. Bu açıdan soru işaretleri var.

GAZETECİLER NE DİYOR?

Ömer Turan (Haber7): MKYK listesi çok önemliydi. Ya yeni sayfa açılacak ya da denge deyip eskisi korunacaktı. AK Parti kararını verdi. Denge diyerek eski isimlerin tamamını listeye aldı. Listeye Hayati Yazıcı ve ekibi damgasını vurmuş. Liste Hayati Yazıcının, Mustafa Ataş'ın listesi. Millet kimi eleştiriyorsa, onlar listede. Millet kimi seviyorsa onlar listede yok. Erdoğan'ın kongrede tam bir temizlik yaparak yeni bir sayfa açacağını tahmin ediyorduk. Beklediğimizin tam tersi oldu, yanıldık. Tahmin edilen en kötü listeden daha kötü bir liste çıktı. Ölümüne karşılıksız yanında durduğumuz Erdoğan bizim değil Mustafa Ataş, Hayati Yazıcı’nın yanında durdu. Allah Erdoğan'ın yar ve yardımcısı olsun, ayağına taş değdirmesin. Bizden bu kadar, artık benden Reis ve AK parti ismini duymayacaksınız.

Dağ fare doğurdu, bence bu liste AK partiyi bitirir. Ben inanmadığım bir listeyi savunmam. Ak Parti millet nezdinde bitmiştir, bunu ilk seçimde göreceksiniz. MKYK böyleyse, Kabine revizyonu da bundan farklı olmaz. 16 yıllık AK Parti’yle birlikteliğim bitmiştir. Türk siyaseti bir ya da iki sene içinde tamamen sil baştan değişecek. Su akar, yolunu bulur. AK parti geldiği gibi gidecek, ANAP’laşmayacak ANAP’tan daha kötü olacak. İlk secimde oyu düşmeyecek, baraj altı kalacak.

Orhan Bursalı (Cumhuriyet): Tek adamlık otoritesi ve tasfiyeler, AKP içinde ve dışında sessiz muhalefeti büyütmektedir. Başarısızlıklar, bu muhalefeti daha net ortaya çıkarabilir. RTE’nin kongre konuşmasında, kendisine ayak uyduramayanlara olan saldırıları ve siyasi ağır sözleri etkili olacaktır.

Abdülkadir Selvi (Hürriyet): Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın, bir değil iki yol haritası olacak.  Biri, bakanlıkların hazırlayacağı yol haritası diğeri ise Erdoğan’ın siyasi yol haritası olacak. Hükümeti, partiyi ve yerel yönetimleri 2019’a hazırlayacak olan siyasi yol haritasının bir ayağı FETÖ’yle etkin mücadele. Ekonominin yol haritasında 1- Mega projelerin hızlandırılması, 2- Kobilerin ve nitelikli sanayi ürünlerinin yeni teşviklerle desteklenmesi yer alıyor. Çarklar üretim için daha çok dönecek.

Murat Yetkin (Hürriyet): Erdoğan klasik siyasi lider tipi; gücü eline geçirdiği an (ki referandumla geçirdi) onun niceliğine değil, niteliğine bakıyor ve ‘Ne olur, ne olmaz, bir aksilik çıkmasın’ anlayışıyla bir an önce uygulamak istiyor. Parti yönetimini şekillendirmesi de buna uygun. Şimdi sırada parti teşkilatları, belediyeler ve bakanlar kurulu var. Ben tasfiye diyorum, ama siz bu sözü sert buluyorsanız “evde bahar temizliği” gibi ılıman bir tanım da kullanabilirsiniz, fark etmez, işlem aynı.

Mehmet Barlas (Sabah): İster beğenin isterseniz takıntılı biçimde ona öfkelenin. İnkar edilmeyecek bir gerçeği kimse görmezden gelemez. Türkiye'nin siyasetinde de, devlet yaşamında da “Tayyip Erdoğan olayı” var. AK Parti'nin 3'üncü Olağanüstü Kongresi'nde verdiği mesajlar, onun geçmiş 15 yıldan öteye gelecekteki yıllara dönük ağırlığının da işaretini veriyordu. Eğer Tayyip Erdoğan olmasa acaba kim FETÖ ile böylesine kararlı biçimde mücadele ederdi? Ya da Almanya İncirlik konusunda rest çektiğinde Erdoğan'dan başka biri, “İsterseniz başka yere gidin” diyebilir miydi? Erdoğan'ı dinlerken bütün bunları düşündüm. Ve biliyorum ki, Erdoğan geleceğe de damgasını vuracak.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

Hükümetten gelen “pembe” açıklamalarla giderek artan ve büyüyen sorunların çözülemeyeceğini belirten uzmanlar, “Gecikilmemeli” diyorlar. İşte görüşleri.

GÖZLEM, konuyu masaya yatırdı ve uzmanlara sordu. Yanıtlar, AKP ve MHP için “yapılmakta olan kamuoyu araştırmalardaki oy oranlarına uygun” oldu

Duayen gazeteci M. Ali Kışlalı, GÖZLEM’in, Türkiye’nin gündemindeki iç ve dış olaylarla ilgili sorularını cevapladı. Özellikle MHP ve Bahçeli hakkındaki analizleri alt...

Yerli otomobil üretecek fabrikanın İzmir’de kurulması için başlatılan girişim, kent genelinde büyük destek gördü. Siemens’in kuracağı rüzgar tribünleri fabrikasın da İ...

GÖZLEM, 80 milyonu “doğrudan” ilgilendiren bu konu ile ilgili olarak “Neden” ve “Ne yapılmalı” sorusunu uzmanlara sordu. İşte Prof. Dr. Muzaffer Demirci’nin, Prof. Dr....

GÖZLEM, “Anayasaya aykırılık ve suç duyurusu” iddialarını masaya yatırdı, işte uzman görüşleri…