Bütçede açık büyüyor!

21.7.2017
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Merkezi yönetim bütçesi, haziran ayında 13.7 milyar lira açık verdi. Ocak-Haziran döneminde bütçe açığı ise 25.2 milyar lira oldu

Merkezi yönetim bütçesinde açık her geçen ay büyüyor. Haziran ayında bütçe açığı 13.7 milyar lira oldu. Ocak-Haziran dönemini kapsayan 6 ayda ise 25.2 milyar liraya çıktı. Bu sonuçlara yılın başında hedeflenen bütçe açığının yüzde 53. 9'u ilk 6 ayda gerçekleşti.

Maliye Bakanı Naci Ağbal, Ekonomik Gelişmeler ve Ocak-Haziran 2017 Dönemi Merkezi Yönetim Bütçe Gerçekleşmeleri  konulu basın toplantısında ekonomik gelişmeleri değerlendirdi. Bakan Ağbal,  merkezi yönetim bütçesinin 2016'da 29,9 milyar lira açık verdiğini, 2017'ye ilişkin bütçe açık hedefinin ise 46,9 milyar lira olduğunu anımsatarak, 2017 bütçe açığının, 2016'ya göre artacağının gerekçelerinin kamuoyuyla paylaşıldığını söyledi.

Haziran ayı merkezi yönetim bütçe açığının 13,7 milyar lira olarak gerçekleştiğini ifade eden Ağbal, bütçe giderlerinin 57,7 milyar lira, faiz hariç bütçe giderlerinin 56,4 milyar lira, bütçe gelirlerinin 43,9 milyar lira, vergi gelirlerinin ise 36,4 milyar lira olarak gerçekleştiğini belirtti.

Ağbal, ocak-haziran dönemine ilişkin bütçe açığının ise 25,2 milyar lira olduğunu kaydederek, bütçe giderlerinin 324,4 milyar lira, faiz hariç giderlerin 297,4 milyar lira, faiz giderlerinin 27 milyar lira, bütçe gelirlerinin 299,2 milyar lira, vergi gelirlerinin ise 246,1 milyar lira olduğunu anlattı. Ağbal, "Bu sonuçlara göre ilk 6 ayda gerçekleşen bütçe açığı, yılın başında hedeflenen bütçe açığının yüzde 53,9'u oranındadır. Hedeflenen bütçe açığı 46,9 milyar lira. İlk 6 ayda oluşan bütçe açığı 25,2 milyar liradır" diye konuştu.

2017’de küresel ekonomik büyümenin yüzde 3. 5'e yükselmesinin öngörüldüğüne dikkat çeken Naci Ağbal, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Türkiye olarak AB bölgesindeki ekonomik gelişmenin olumlu yönde sürekli ve yaygın bir şekilde gelişmesi bize son derece olumlu katkı yaptığını söylemek gerekir. Son 1 yıllık dönemde Türkiye ekonomisi önemli sınavlardan geçti. İç ve dış birçok siyasi ve ekonomik gelişme Türkiye ekonomisi üzerinde önemli etkiler meydana getirdi. Türkiye ekonomisi 2016 yılının 3. çeyreğinde yüzde 1,3 daraldı. Hükümet olarak ekonomik göstergelerde ortaya çıkan olumsuz gelişmeler karşısında hızlı ve etkin tedbirler aldık.  Ağustos ayından itibaren finansal istikrarı korumaya yönelik önemli adımlar attık. Krediye erişimi artırmak amacıyla tüketici kredilerinde taksit ve vadeyi uzattık.  Yatırım, üretim, istihdam ve ihracat üzerindeki kamusal maliyetleri aşağı çekmek üzere birçok vergide indirimler yaptık. Eylül sonuna kadar konut satışları ve mobilyada KDV'yi yüzde 18'den 8'e indirdik. Beyaz eşyada yüzde 6. 7 olan ÖTV oranını Eylül ayı sonuna kadar sıfırladık.  Tedbirler bütçede geçici de olsa bir miktar yük getirdi. Bu açıdan baktığımızda 2017 yılında kamu maliyesi alanında gerek harcama programları, vergi teşvikleri üzerinden almış olduğumuz tedbirlerin 2017 yılı bütçesine 11,9 milyar lira maliyeti oldu. Bu maliyetin önümüzdeki yıllarda azalarak devam edeceğini görüyoruz.  2018 yılında bu aldığımız tedbirlerin kamu maliyesine toplam etkisi 11, 9 milyar liradan 7,4 milyar liraya düşecek. 2019 yılına geldiğimiz de de bu maliyet etkisi 6,9 milyar liraya doğru azalacak." 

Yıl sonuna kadar vergi artışı yapılmayacak

Ağbal, yıl sonuna kadar vergi artışı olmayacağını söyledi. Ekonomiyi canlandırmak için alınan tedbirlerin 2017 bütçesine 11,9 milyar liralık maliyeti olduğunu belirten Ağbal, "Bu maliyet önümüzdeki yıllarda azalacak. 2018 yılında tedbirlerin kamu maliyesine etkisi 7,4 milyar liraya düşecek" dedi.

Mustafa Saim Uysal

BÜTÇE AÇIĞI ARTIYOR

Maliye Bakanı Sn. Naci Ağbal Haziran 2017 dönemi bütçe gerçekleşmelerini açıkladı.

Geçen yıl Haziran 2016 döneminde 7,9 Milyar TL. açık veren bütçe, bu yıl Haziran ayı itibariyle 13,7 milyar TL. açık vermiştir.

Faiz dışı açık ise geçen yıl aynı dönem de 5,7 milyar TL ilken bu dönemde 12,5 milyar TL olmuştur.

Aynı dönem de vergi gelirleri geçen yıla göre (Haziran 2016-2017) %9,7 oranında artarken faiz hariç bütçe giderleri %13,3 oranında artış göstermiştir.

Bütçe açığına gelince; 2016 Ocak-Haziran dönemin de 1,1 milyar TL fazla veren bütçe bu yıl aynı dönemde 25,2 milyar TL açık vermiş ve bütçedeki olumsuz gelişme toplam (1,1 + 25,2 = ) 26,3 milyar TL ye ulaşmıştır.

Geçen yıl aynı dönemdeki faiz dışı fazla 27,5 milyar TL iken bu dönem de ancak 1,5 milyar TL faiz dışı fazla verilebilmiştir. Bu olumsuz gidişatta bütçe gelirlerinin toplam da %8,8 artmasına karşın bütçe giderlerinin %18,5 oranında artışı rol oynamıştır. Bütçe giderleri içinde büyüklük itibariyle artış oranı en yüksek gider kalemi cari transferler olmuştur. Bu kalemin büyük çoğunluğunu sağlık, emeklilik ve sosyal yardımlar ( sosyal güvenlik açığı) oluşturmaktadır.

Bilindiği üzere hükümetin yürüttüğü ekonomi politikasının en önemli başarısı mali disipline önem vermesi ve geçmiş uygulamalarında bu politikasında taviz verilmemesiydi.

Geçen yıl yaşanan darbe teşebbüsünden sonra ekonominin ivmelenmesi için birçok teşvik vergi ve sigorta primi indirimi, kredi garanti fonu kanalıyla kredi teşviği tedbirleri alındı. Vergi barışı diye adlandırabileceğimiz vergi yapılandırılması uygulandı.

Bu önlemler sonucu bütçeye gelen yük bu sene 11,9 milyar TL 2018 yılında ise 7,4 milyar tl olacaktır. Buna karşın yapılandırılan vergi ve sigorta primi alacak tutarı ise yaklaşık toplam 121 milyar TLolmaktadır. Bu tutarın 23,2 milyarTürk lirası bu sene haziran itibari ile tahsil edilmiştir.

Bu önlemler sonucu ilk çeyrek büyüme oranı da yükselmiş oldu. İkinci ve üçüncü çeyreklere ilişkin beklentiler olumlu görünüyor.

Bu nedenlerle bütçe açığı konusu piyasalarca çok olumsuz değerlendirilmemektedir. Bütçe açıklarının finansmanına gelince; bu finansman iç borç servisi ile gerçekleştirilmektedir. Bu iç borç çevirme oranı 2001 krizinden bu yana ilk defa %114 leri aşmış durumda.

Küresel risk iştahının bu dönemde yüksek seyretmesi sonucu ülkemize sıcak para girişi arttığından faiz maliyetlerindeki artış sınırlı kaldı.

Yapısal reformları gerçekleştirmek hem uzun vadeli ve hem de oy kaybı endişesiyle bütçe ve cari açık verilerek büyümeyi sürdürme tercihinde bulunulduğu görülüyor.

Bu politikanın bedeli geçen haftaki yazımızda da açıkladığımız üzere ikiz açık (bütçe açığı ve cari açık) tehlikesidir ki bunun nasıl bir fatura çıkaracağı geçmiş uygulamalarda görünmüştür.209 milyar doları aşan özel sektör döviz borcu bulunduğu da göz önüne alınırsa cari açık ve bütçe açığının birlikte realize olması durumunda ekonomimizin olumsuz etkilenmesi kaçınılmazdır.

Yapılması gereken, bütçe gelirleri içindeki vergi gelirleri kapsamında vergi reformunu (yapısal reform) realize ederek doğrudan vergi gelirleri oranını yükseltmek, dolaylı vergilerin oranını da azaltmak olmalıdır.

İkinci olarak da harcama, tüketim kaynaklı büyümeden ziyade ihracat odaklı üretim ve istihdam artışı yaratan yapının kurulmasıdır(yapısal reform) . Gider kaleminde sosyal güvenlik açıkları ve sosyal yardım destekleri konusunda da yapısal reform kapsamında önlemler alınmalı. Kamu harcamalarınınoptimum tespiti de önem taşımaktadır.

Ekonomi politikasının 4-5 yıl önceki dönem başarılarının temel desteği düşük bütçe açığı ve hatta denk bütçe politikalarına dayanmaktadır. Son dönemde bu politikadan tavizler verilmeye başlanmasının geçici olduğunu ümit etmek istiyoruz. 2006-2009 dönemi ekonomik başarıların temelinde para ve maliye politikalarının mali disiplin içinde kullanılması, 1980-2000 dönemindeki ekonomik başarısızlıkların temelinde ise mali disiplinden sapılması söylenebilir.

Mustafa Saim UYSAL

YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİR

(uysalsaim@gmail.com)

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

GÖZLEM, “Referandum bugün ertelense” de, ABD’nin ve İsrail’in desteklediği “Kuzey Irak Kürt Devleti” konusunun masada kalma ihtimalini uzmanlara sordu, işte yanıtları…

Gözlem, bu çok önemli konuyu ve geleceğe yansımalarını, sonuçlarını ve “ne yapılması” gerektiğini uzmanlara sordu. İşte o görüşler...

Duayen gazeteci M. Ali Kışlalı, GÖZLEM’in, Kuzey Irak / Barzani Referandumu, “yeni” Diyanet İşleri Başkanı’nın “sekülerizme cihat açışı” başta olmak üzere gündemdeki i...

Gözlem, ekonomimize yön verecek olan bu konuyu masaya yatırdı ve uzmanlara sordu, işte cevaplar…

Gözlem, krizin Türkiye'ye yansımalarını, sonuçlarını ve “ne yapılması” gerektiğini uzmanlara sordu. İşte o görüşler...

AB Komisyonu Sözcüsü Anca Paduraru'nun, fipronil maddesi bulunan zehirli yumurtalara Türkiye'nin de aralarında bulunduğu 40 ülkede daha rastlandığı iddiasına yumurtacı...