Birikmiş sorunlar, üreticinin belini büküyor

25.8.2017
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Sevilen yazarlarımızdan İZFAŞ eski Genel Müdürü Mehmet Şakir Örs Gözlem'e özel yazı dizisinde Ege'de bağbozumunu kaleme aldı... Üç ayrı yazıdan oluşan 'Ege'de bağbozumu'nun son yazısı sizlerle...

Egeli üzüm üreticileri, yeni ürün yılına ve hasat dönemine yeni umutlarla girerken, bir yandan da yıllardır birikmiş sorunların ağırlığını hissediyorlar.

Aslında geçtiğimiz ürün yılında tavan yapan bu sorunlar, gerçekten üreticinin belini büküyor.

Giderek kangrenleşen bu sorunları, bağ aralarında, köy kahvelerinde üreticilerle konuşuyoruz, tartışıyoruz…

Başta Gediz Ovası’nda olmak üzere, bugünlerde, üzüm yöresinde, konuşulan, tartışılan temel konu üzüm… Üreticiler adeta üzümle yatıp, üzümle kalkıyorlar…

Önce üzüm üretimi ile ilgili genel verileri ve rakamları paylaşalım. Dünyanın en büyük üzüm üreticisi ve ihracatçısı ülkelerinin başında geliyoruz. Ülkemiz dünya üzüm ticaretinin neredeyse yarısını kontrol ediyor. Dünyadaki çekirdeksiz kuru üzüm ihracatının yüzde 40 - 45’ini gerçekleştiren ülkemiz, bugüne kadar dünya çekirdeksiz kuru üzüm fiyatlarının oluşmasında önemli etkiye sahipti. Ege’de yaklaşık 950 bin dekar bağ alanında ortalama 250 bin ton kuru üzüm üretiliyor. Çekirdeksiz kuru üzümde 500 milyon dolar, yaş üzümde 100 milyon dolara yakın ihracat geliriyle, üzüm ülkemiz için önemli bir döviz kaynağı. Ege’de on binlerce aile üzüm üreticiliğinden yaşamını sağlıyor.

Üzüm üretiminde sorunlar

Peki üzerine bunca söz edilen sorunlar neler? Üreticilerle yaptığımız görüşmelerden, üretim alanlarındaki gözlemlerimizden çıkardığımız sorunlar yumağını, şöyle sıralayabiliriz… Elbette konuyla ilgili rakamlardan ve verilerden de yararlanarak…

- Ülkemizin önemli ihraç ürünlerinden olan üzümde son yıllarda sıkıntılarla ve sorunlarla dolu bir dönem yaşanıyor. Geçtiğimiz yıl, hem çekirdeksiz kuru üzümde ve hem de yaş olarak pazarlanan taze sofralık üzümde oluşan fiyatlar, üreticinin mağduriyetine yol açtı… Üretim maliyetlerinde yüzde yüze varan artışlar yaşanırken, ürün satış fiyatlarının tam aksine neredeyse yarıya düşmesi, üzüm üreticisini perişan etti. Rusya ile yaşanan uçak krizi, üzüm piyasasını ve üreticisini vurdu. Buna bir de, tam da hasat dönemi öncesine denk gelen 15 Temmuz darbe girişiminin ekonomiye ve piyasaya etkileri eklenince, üretici adeta duman oldu!..

- Bölge üreticisinin ‘yaş üzüm’ olarak adlandırdığı taze sofralık üzümün ürün bedellerinde de, kuru üzüme benzer gelişmeler yaşandı. Yaş üzüm piyasasında yaşanan başıboşluk nedeniyle dolandırıcılara, tokatçılara çarpılmaktan korkan üretici; tokatçı korkusuna bir de fiyat düşüklüğü eklenince, bu kez zorunlu olarak kuru üzüme yöneldi.

- Ama üzümcü tam anlamıyla yağmurdan kaçarken doluya tutuldu!.. Kuru üzüm piyasası da hem arz fazlalığı, hem de olumsuz siyasi gelişmeler nedeniyle çöktü!.. Üzüm alım fiyatı düştü. Hele sergi yerinde yağmur yiyen üzümlerde, bu fiyat daha da düşük seviyelerde kaldı. Doğa ve iklim koşulları da ürünü ve üreticiyi vurdu.

İklim koşulları rekolteyi etkiliyor

- Bu yıl hasat dönemine girilirken, iklim koşullarında yaşanan istikrarsızlık, üzüm rekoltesini olumsuz etkiliyor. Aşırı sıcaklar bir yandan rekolteyi düşürürken, diğer yandan üzümde kaliteyi de bozuyor. Rekolteyi ve kaliteyi etkileyen bir başka önemli neden de, bazı üretim bölgelerinde meydana gelen bağlara dolu vurması ve don olayı.

- Yıllar önce üreticiler tarafından kurulan ve piyasayı düzenleme görevi bulunan Tariş, son yıllarda görevini yapamaz hale geldi. Güçsüz ve işlevsiz duruma düştü. Her ürün alım döneminin başlangıcında, ağustos ayında alım fiyatlarını ve koşullarını ilan etmesi gereken Tariş; artık alım fiyatını ve koşullarını alım döneminin sonunda ilan eder hale geldi. Üstelik bu durumu olağanlaştırdı.

- Egeli yüz binlerce üreticinin başlıca geçim kaynağı olan üzümde yaşanan bunca sıkıntının ve zorluğun temel nedenleri arasında; en başta uzun erimli, sağlıklı ve gerçekçi bir üretim planlamasının olmayışı var. Bir başka temel neden de siyasal iktidarın üreticiyi yalnız ve çaresiz bırakması.

Karışım ve kalıntı sorunu

- Üzüm ticaretinde geçtiğimiz yıllarda oynanan bir başka oyun da, yurda kaçak olarak sokulan İran üzümlerinin Türk üzümüne karıştırılıp, Ege üzümü olarak pazarlanması ve bundan milyonlarca dolar haksız kazanç temin edilmesiydi… Doğrusu, bu yapılan, hem Ege üzümüne hem de Egeli üreticiye ihanetti.

- Son dönemde görülen bir diğer önemli sorun da, kimyasal madde kalıntısı gerekçe gösterilerek, üzüm ihracatında bazı yüklemelerin geri döndürülmesi konusu. Bu durum, Avrupa Birliği ülkelerine ve Rusya’ya yapılan ihracatta ciddi sorun oluşturuyor. Üstelik bu konu, hem kuru üzüm ve hem de taze sofralık üzüm ihracatı için büyük önem taşıyor. Bizden üzüm alan ülkeler, artık çok sıkı kontrol sistemi uyguluyorlar. Bizim de aynı titizliği ve denetimi, üzüm üretiminde göstermemiz gerekiyor.

Ne yapılmalı?

Sorunlar böyle de, ya çözümler neler?

O konuda da elbette üretici temsilcilerinin söyleyecekleri, bizim de yazacaklarımız var…

Gelin, birlikte çözüm önerilerini de sıralayıp, ilgililerin ve yetkililerin dikkatine sunalım…

- Acilen üzüm üreticisine el uzatılmalıdır. İktidar, zaman zaman üzümde oluşan arz fazlasını eritecek bir düzenlemeye gitmelidir. Tariş ya da bir başka kurum, stok müessesi olarak görevlendirilmelidir. Zaman zaman kalitesiz yabancı ürünleri Ege üzümüne karıştırıp Türk üzümü olarak pazarlayanlardan, bu yolla haksız kazanç sağlayıp pazar kaybına yol açanlardan hesap sorulmalıdır.

- Üzüm üreticisi çaresiz bırakılmamalı, kendi kaderine terk edilmemelidir. Tariş ve kooperatifçilik çok yönlü güçlendirilmelidir. Tariş, piyasayı düzenleme, üreticiyi destekleme görevini tam anlamıyla yerine getirmelidir. Üreticinin kooperatiflerde örgütlenmesi ve piyasaya ağırlığını koyması özendirilip desteklenmelidir.

- Üzüm ihracatında görülen kimyasal ilaç kalıntısı sorununun ortadan kaldırılması için üretici eğitilmeli ve bilinçlendirilmelidir. Ülkemizde hiç kimse Türk üzümüne, Ege üzümüne başka ülkelerin kalitesiz ürünlerini karıştırıp haksız kazanç elde etmeye cesaret edememelidir. Üzümümüzün değeri, üzümcünün alınteri korunmalıdır.

- Ülkemize önemli ihracat geliri sağlayan üzümde, uzun erimli bir üretim planlamasına gidilmelidir. Üreticinin farklı üzüm çeşitlerine yönelmesi özendirilmeli ve şarapçılık sektörü desteklenmelidir. Özellikle sofralık üzüm, üreticinin deyişiyle yaş üzüm piyasası; tokatçılardan, dolandırıcılardan arındırılıp disipline edilmeli, yasal düzenlemeye kavuşturulmalıdır. Hiç kimsenin, hiçbir biçimde üreticinin alınterine haksız biçimde el koymasına fırsat verilmemelidir.

Bu sorunları ve çözüm önerilerini elbette daha da çoğaltmak mümkündür. Biz şimdilik bu kadarla yetinelim ve bir kez daha, başta üzümcüler olmak üzere, tüm üreticilere verimli bir hasat dönemi dileyelim. Ürününüz bol, hasadınız bereketli olsun!..

 

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

GÖZLEM, “Referandum bugün ertelense” de, ABD’nin ve İsrail’in desteklediği “Kuzey Irak Kürt Devleti” konusunun masada kalma ihtimalini uzmanlara sordu, işte yanıtları…

Gözlem, bu çok önemli konuyu ve geleceğe yansımalarını, sonuçlarını ve “ne yapılması” gerektiğini uzmanlara sordu. İşte o görüşler...

Duayen gazeteci M. Ali Kışlalı, GÖZLEM’in, Kuzey Irak / Barzani Referandumu, “yeni” Diyanet İşleri Başkanı’nın “sekülerizme cihat açışı” başta olmak üzere gündemdeki i...

Gözlem, ekonomimize yön verecek olan bu konuyu masaya yatırdı ve uzmanlara sordu, işte cevaplar…

Gözlem, krizin Türkiye'ye yansımalarını, sonuçlarını ve “ne yapılması” gerektiğini uzmanlara sordu. İşte o görüşler...

AB Komisyonu Sözcüsü Anca Paduraru'nun, fipronil maddesi bulunan zehirli yumurtalara Türkiye'nin de aralarında bulunduğu 40 ülkede daha rastlandığı iddiasına yumurtacı...