Türkiye – ABD gerilim senaryosunun şifreleri…

13.10.2017
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

ABD’nin Türk vatandaşlarını cezalandıran “vize” kararına tepki gösteren uzmanlar, krizin 'geçici' olduğunda birleşirlerken, “ilişkilerin giderek zayıfladığı” noktasına da özellikle vurgu yapıyorlar.

GÜLÇİN KARAEGEMEN SOYLU

ABD'nin Ankara Büyükelçiliği, “Türkiye'den yapılan vize başvurularının süresiz olarak durdurulduğunu" açıklarken, doğrudan Türk hükümetini suçladı.

ABD Ankara Büyükelçisinin açıklamasında, “Türk hükümetinin, ABD'nin Türkiye'deki temsilcilikleri ve personeline yönelik vermiş olduğu güvenceleri yerine getirmediği” ima edildi. Misilleme kararı alan Türkiye, bu kararını ABD Elçisinin açıklamasında yer alan ifadelerin bire bir aynısının kullanıldığı bir açıklama ile duyurdu. ABD vatandaşları Türkiye'ye seyahat etmek için e-vize veya sınırda vize uygulamasına başvuruyorlardı.

Amerika Birleşik Devletleri ile Türkiye arasında yaşanan vize krizi, "iki NATO müttefiki arasında Kıbrıs Harekatından bu yana yaşanan en büyük soğukluk" olarak yorumlanıyor. ABD Büyükelçiliği'nden yapılan açıklamada isim vermeden ABD’nin İstanbul Başkonsolosluğu görevlisi Metin Topuz'un tutuklanması işaret edilirken "Yaşanan olaylar, ABD Hükümeti, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'nin ABD Misyonu'nun tesisleri ve personelinin güvenliğine ilişkin taahhütlerini yeniden değerlendirmek zorunda bırakmıştır" ifadelerine yer verildi.

ABD'nin, açıklamada, doğrudan Türk hükümetini eleştiren bir tavır içine girmesi, “önlem” olarak da vize başvurularını askıya aldığını açıklaması, diplomaside “yumuşak ambargo” olarak geçiyor. ABD'nin alabileceği “daha sert önlemlerin” ilk işareti ise, bizzat ABD kongresi tarafından verilmişti. ABD kongresi Tahsisler Komitesi, “Türkiye'de adli soruşturmaya uğrayan Amerikan vatandaşları için, bu soruşturmayı yapan, izin veren ya da siyaseten sorumlu olanların ABD'ye sokulmaması” konusunda bir karar kabul etmişti. Bu konudaki yetki de, ABD Dışişleri Bakanlığı'na verilmişti.

'İLİŞKİLER NORMALLEŞMELİ'

Türkiye Sanayici ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) Yüksek İstişare Konseyi Başkanı Tuncay Özilhan, ABD ile karşılıklı olarak vizelerin askıya alınmasına ilişkin "ABD ile gerilim endişe verici, ilişkiler normalleşmeli" dedi. ABD ile yaşanan vize krizine ilişkin değerlendirmede bulunan Özilhan, iki ülke arasında uzun zamandır biriken sorunlar olduğunu, diplomatik kanalların devreye sokulmasıyla ilişkilerin normalleşmesi gerektiğini belirtti. Özilhan, "50 yıldır ABD ile ilişkileri izleyen biri olarak söyleyebilirim ki iki ülke çok az böyle sorun yaşadı. Batı'da son dönemde Türkiye'nin Rusya, İran ve Venezuela temasları sonrasında 'Türkiye eksen mi değiştiriyor?' sorusu var. ABD ve Batı'ya da Türkiye ile ilişkileri normalleştirmek için görev düşüyor. Türkiye birkaç terör örgütüyle mücadele ederken müttefiklerini yanında görmek istiyor" ifadelerini kullandı.

TÜSİAD’dan yapılan açıklamada ise "ABD'nin Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına yönelik seyahat vizesi işlemlerini durdurması kararı, son derece talihsiz bir gelişmedir. Türkiye ile ABD, siyasal, ekonomik ve tarihi açıdan güçlü ve köklü bağlara sahiptir. NATO müttefikliği çerçevesinde bölgesel ve küresel istikrar açısından iki ülke ilişkileri belirleyicidir” denildi.

TÜM ÜLKE VATANDAŞLARI CEZALANDIRILAMAZ

Onur Öymen (Emekli Büyükelçi) – Vize verilmesini askıya alma kararı aslında son derece yanlış, isabetsiz ve iki ülke ilişkilerinde zararlar yaratacak bir karardır. Türk hükümetinin veya yargısının herhangi bir eylemine tepki olarak bütün Türk vatandaşlarını cezalandıracak karar almak uluslararası alanda da örneği hiç görülmemiş bir olaydır. Bir ülkenin davranışına kızarak tüm ülke vatandaşlarına ceza vermek gibi bir yaklaşım uluslararası ilişkilerin tabiatında yoktur. İki tarafın masaya oturarak bu meseleye çözüm getirmesi lazım.

Bu gerilim ne kadar uzarsa ilişkilerdeki tahribatın düzeltilmesi de o kadar zorlaşır. Bu olayın sonucunda her iki ülke de zarara uğrayacaktır. Bu zarar; siyasi ilişkiler, ekonomik ilişkiler, turizm ve her alanda insanlara zarar verir. Türk – Amerikan ortak aileleri var. Bu aileler birbirlerini nasıl ziyaret edecek. Kocası Amerika'da kalmış, karısı Türkiye'de kalmış. Vize yok. Bu bir milleti cezalandırmaktır. Sebebi ne olursa olsun bunu savunmak mümkün değildir. O yüzden masaya oturup çözüm bulunması gerekiliyor.

'POLİTİKAMIZI GERÇEKÇİBİR DÜZLEMDE BELİRLEMELİYİZ

Rafet Akgünay (Emekli Büyükelçi, Akademisyen) – Çok fazla uzun sürmeden bu kriz görünürde sona erer. Ama bunun ortaya çıkardığı bir gerçek var ki; o da iki ülkenin ilişkilerinin giderek bozulduğu şeklindedir. Artık müttefiklikten söz etmekte biraz güçlük çekeceğiz. Amerika'nın bu kararı kabul edilebilir bir karar değil. Karşılık vermemiz haklı ve yerinde bir karardır. Konuşmanın, görüşmenin artık zor olduğunu görüyoruz. ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Philip Gordon'un son yaptığı açıklamalar da Amerika'nın bize bakış açısını da göstermektedir. Bunun bu şekilde tırmanması iki taraflı olan bir durumdur.

Ülkeler arasındaki ilişkiler her zaman aynı düzeyde kalmaz. Türkiye, bölgedeki konumu itibariyle Amerika için herhalde vazgeçilmez unsurlardan biridir. Aynı şekilde ABD'nin Türkiye'nin iyi bir müttefiki olarak görülmesi gerekir. Ama şunu iyi bilmek gerekir; bunlar süper güçlerdir. Süper güçlerin ne şekilde davranacakları hiçbir zaman belli olmaz. Bizim de bu gerçekten hareket etmemiz gerekiyor. Sadece süper güçler açısından değil, diğer ülkelerle olan ilişkiler açısından da bu böyle. Müzakerelerimizin, söylemlerimizin basın üzerinden değil, oturup normal kanallarla, diplomatik teamüllere uygun yapılması gerekiyor. Dışişleri Bakanlığımızı hiçbir zaman devre dışı bırakmamamız lazım. Dışişleri Bakanlığımızın kadrolarında büyük erimeler oldu. Hâlâ orası akil bir bakanlık olarak ortada durmaktadır. Onların söylediklerini dikkate almamız gerekir. Hiçbir devlet tecrübesi olmayan akademisyenlerin, birtakım kişilerin, basın mensuplarının yönlendirmesiyle dış politikasını yürütemez. Ve yürümediğini de görüyoruz.

İlişkilerimizde soğuk bir dönemden geçeceğiz. Umarım bu soğuk dönem uzun sürmez. Her zaman tam bağımsızlığımıza dikkat etmemiz gerekiyor. Karşımızdaki süper güçlerin veya kendini 'büyük' zanneden devletlerin emperyalist amaçlarına çok dikkat etmemiz gerekiyor. Politikalarımızı gerçekçi bir düzlemde, realist bir yaklaşımla belirlememiz gerekiyor. Hayalci yaklaşımlarla bu olmaz.

VİZE SORUNU BİTER AMA...

Yrd. Doç. Dr. Argun Başkan (Ege Üniversitesi  Uluslararası İlişkiler  Bölümü  Öğretim  Üyesi) Zaman zaman, farklı ülkeler arasında diplomatik sorunlar şu veya bu sebeple yaşanabilir. Eğer ilişkilerin genel siyasi çizgisinde bir kopma olmayacaksa, bu sorunlar bir süre sonra kendi içinde biter. Bazen bu tür krizlerin gerçekleşme sıklığı artabilir. Türkiye ve ABD arasındaki en önemli bağ NATO’dur. NATO sisteminin kendisine dair sorun oluşmadıkça ilişkilerin inişli-çıkışlı dönemleri kritik yapısal etki yaratmazlar. Türkiye-ABD ilişkilerinde geçmişte bundan daha zorlu süreçler de yaşandı. Şu anda yapılan resmi açıklamalara göre,

(1) ABD büyükelçisi normal görev süresini tamamladığı için zaten Türkiye’den ayrıldı. Yeni bir büyükelçi geldiğinde konunun çözümü kolaylaşabilir. (2) Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek’in Washington’da ABD Ticaret Odası’nda yaptığı açıklama ve (3) ABD Savunma Bakanı’nın benzer tarzdaki ılımlı açıklaması mevcut vize konusunun kendi içinde fazla uzamayacağı yönünde yorumlanabilir. Bununla beraber, daha geniş planda, adli ve siyasi açıdan, Türkiye’de bazı zorlu dönüşümler yaşanıyor. Bunlar kaçınılmaz olarak dış politika alanına da etki ediyorlar. Dolayısıyla, mevcut vize sorunu muhtemelen yakın dönemde bitecek ama ileriki dönemlerde benzer yeni krizlerin yaşanması ihtimali var. 

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre yıllık enflasyon yüzde 12,98 ile son 14 yılın rekorunu kırarak, zirve yaptı. Yetkililer artışın geçici olduğunu savunu...

GÖZLEM konuyu masaya yatırdı. Uzmanlar, “Trump’ın iç politikadaki sıkıntılarını ve İslam ülkeleri arasındaki bölünmeleri” işaret ederek, “Kararın Ortadoğu’da gerilimi ...

Suriye'nin Deyrizor kentinin IŞİD'den temizlenmesine ilişkin açıklamayı Rus komutan ve YPG sözcüsünün birlikte yapması, Türkiye’de tepki yaratırken, yetkililerden ses ...

Diyanet neden böyle bir açıklama yaptı? Bu konuda fikir beyan etmek Diyanet İşleri’nin görevi mi? Dahası böyle bir fetva verilmesi “laik devlet” kriterlerine uygun mu?...

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, elinde başka belgeler olduğunun işaretini verirken, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı “belgeler ve iddialar için” soruşturma açtı. Tırmana...