Tüketicideki güven kaybı devam ediyor

3.11.2017
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Ekim ayında endeks 65.7’ye düştü. GÖZLEM, “düşüşü ve sebeplerini” masaya yatırdı. İşte Ali Nail Kubalı’nın, Prof. Esfender Korkmaz’ın ve Prof. Muzaffer Demirci’nin görüşleri…

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) işbirliği ile yürütülen tüketici eğilim anketi sonuçlarından hesaplanan tüketici güven endeksi, ekim ayında bir önceki aya göre yüzde 2 oranında azaldı; eylül ayında 68,7 olan endeks ekim ayında 67,3 seviyesine indi. Endeks bu yılın en düşük seviyesini 65.7 ile şubat ayında gördükten sonra yukarı yönlü bir seyir izlemiş mayısta ise yüzde 72.8 ile bu yılın en yüksek değerini almıştı. Mayıs ayı ardından yeniden gerileme eğilimi gösteren endeks ağustosta 71,1 olmuştu. Endeks ekim ayıyla birlikte üst üste 3. ayında düşüş kaydetmiş oldu. Endeksin 100'den büyük olması tüketici güveninde iyimser durum, 100'den küçük olması ise tüketici güveninde kötümser durum olduğunu gösteriyor.

 


Prof. Dr. Esfender Korkmaz’dan alınmıştır.

 

Hanenin maddi durum beklentisi 87 oldu

Hanenin maddi durum beklentisi endeksi bir önceki aya göre yüzde 2,9 oranında azalarak Ekim ayında 87 oldu. Bu azalış, gelecek 12 aylık dönemde hanenin maddi durumunun daha iyi olacağını bekleyenlerin azalmasından kaynaklandı.

 

 

Prof. Dr. Esfender Korkmaz’dan alınmıştır.

 

Genel ekonomik durum beklentisi endeksi eylül ayında 94,7 iken, ekim ayında yüzde 4,5 oranında azalarak 90,4 değerine düştü. Bu azalış, gelecek 12 aylık dönemde genel ekonomik durumun daha iyi olacağı yönünde beklentisi olan tüketicilerin bir önceki aya göre azaldığını göstermektedir.

İşsiz sayısı beklentisi endeksi bir önceki aya göre yüzde 0,6 oranında artarak ekim ayında 70,9 oldu. Bu artış, gelecek 12 aylık dönemde işsiz sayısında düşüş bekleyenlerin artmasından kaynaklandı.

Tasarruf etme ihtimali endeksi yüzde 4,2 oranında arttı. Eylül ayında 20,2 olan endeks, ekim ayında 21 değerine yükseldi. Bu artış, gelecek 12 aylık dönemde tasarruf etme ihtimali olmadığını düşünen tüketicilerin bir önceki aya göre azalmasından kaynaklandı.

 

Ekim Aylarında Tüketici Güven Endeksi ve Alt Kalemleri

 

            2010    2016   2017

Tüketici Güven Endeksi              89.02   74.0   67.3

Genel Ekonomik Durum             87.70   97.0   86.1

Hanenin Mali Durumu                82.58   77.8   75.0

İş Bulma Beklenti ve olanağı      88.97   77.2   70.9

Ailenin Konut Edinme Durumu    8.64     9.3     7.5

 

“EKONOMİK MODEL TÜKETİME DAYALI”

Muzaffer Demirci (Prof. Dr.): Türkiye ekonomisinin genel yapısı 5 kırılgan ülke arasında anılmaktadır. Bu kırılganlık, cari açıktan, enflasyonun yüksekliğinden, bütçe açığından, yüksek işsizlikten kaynaklanmaktadır. Türkiye’deki tasarrufla, üretime dayalı bir model yerine, borçlanma ve tüketime dayalı bir büyüme yaşanıyor. Borçlanmanın arkasındaki güç tasarruf eksikliği, tüketimin arkasındaki güç ise hane halkı fakirliği kaynaklı olduğu için kırılganlık her zaman öne çıkmakta.

Yeterli tasarruf olmadığı için mevduatların da harcamaları karşılamada yetersiz kaldığı için tüketim borçlanma eğilimli gidiliyor. Tasarruf yetersizliği borçlanmaya ittiği için maliyeti yüksek faiz oranlarını gündeme getiriyor. Bugünkü hükümetin görüşünün tam tersi olay gündeme geliyor. Böyle bir ülkede büyümeyi tüketim ve borçlanma ile sürdürme olanağı sürekli olamayacağı için istikrarlı bir ekonomi görünümü veremeyecek. Bu yüzden tüketici güven endeksi, ekonomiyi kredilerle, sıcak para ile pompaladığı zaman büyüyor. Ekonomi sıcak para ve kredilerle desteklenmediği zaman büyüme olmuyor ve tüketici güven endeksi de düşüyor.

Ekonomide yaşanan büyüme 16 Nisan Referandumu öncesinde pompalanan kaynak sonucunda yaşandı. Bu kaynak bittiği için, tüketici güven endeksi bir ay öncesine nazaran düştü ve düşmeye devam edecek. Çare bulunmadığı sürece düşmeye devam edecek.

Genel ekonomik durum düşecek, mali durum zayıflayacak, işsizlik artacak. Dolayısıyla güven endeksi de vatandaşın ekonomi ile ilgili güvenini azaltacak. Her ne kadar IMF raporunda, Türkiye para ve maliye politikalarını sıkılaştırması gerekir dese de bu sıkılaştırma olamayacak.

“TÜKETİCİYE GÜVEN VEREN ÖNLEMLER ALINMALI”

 Ali Nail Kubalı (Ekonomist): Tüketici güven endeksi hesaplanırken, belirli bir tarihte yapılan ankette çıkan tüketici güvenini baz olarak, bugün aynı anketi yaptığında çıkan rakamı kıyaslıyorlar

Rakam olarak ise 100'ü baz alıyorlar. Sonuç 100'ün üzerindeyse güven artmış, altındaysa güven düşmüş demek oluyor, Bizim son senelerde tüketici güven endeksi daima 100'ün altında çıkıyor. Yani baz alınan ankete göre tüketicinin güveni kaybolmuş çıkıyor. Ancak bu zaman zaman yüzde 90'lara kadar yükseliyor fakat şimdi maalesef 60'lara kadar indi.

Bu şu demek; tüketici kendi içine kapanır yani satın alma yapmaz; ileriye doğru borçlanma yapmaz korkar, parasını elinde tutmaya çalışır. Bu piyasada talebin azalması demektir. Piyasada talebin azalması satışların düşmesi demek. Satışların düşmesi istihdamın azalması yani işsizliğin artması anlamına gelir.

Şirketler mal satamaz, daha az satar duruma geldiği zaman onu üretmek için daha az işçiye ihtiyaç olur. Dolayısıyla tüketici güven endeksi bir ülkenin ekonomisinin toplum tarafından, halk, çalışan, işveren dahil halk tarafından nasıl 'algılandığının endeksidir'. Bu endeks, bir bakarsınız milli gelir artmış ama o dönem tüketici güveni düşmüş... Demek ki o milli gelir artışı halka intikal etmemiş, bir algı yaratmamış. Mesela nüfusun küçük bir bölümü olan yüksek gelirlilerin geliri artmış, düşük gelirlilerin geliri düşmüş. O da tüketici güven endeksini aşağıya getirir, bir dahaki dönemde tüketici güven endeksi daha da düşebilir.

Devletin, tüketiciye güven verici bir takım önlemler alması gerekir. Bizdeyse maalesef devletin söylediklerine fazla güven olmaz hale geldi. Ayrıca ülke birtakım olaylar yaşıyor. Yurtdışında savaş, işgal tehlikeleri, yurtiçinde de terör, FETÖ olayları, darbe girişimleri, ona verilen cevaplar, bazen kurunun yanında yaşı da yakmak, ailelerin korkması, bütün bunlar güven endeksini etkileyici şeyler. Maalesef güven endeksinde yüzde 60'lar çok düşük bir endekstir. Bu düşüş 0,2 düştü dediğiniz zaman 0,2 kötüleşti demek değil 100'den ne kadar düştüğüne bakarsanız yüzde 30'ların üzerinde bir düşüş var. 

“TÜKETİCİNİN MORALİ BOZUK”

Esfender Korkmaz (Ekonomist): Tüketici güven endeksinin düşmesi tüketicinin moralini bozuyor. Burada bir kısır döngü var; tüketicinin morali bozuldukça, güven endeksi düşüyor, güven endeksi düştükçe tüketicinin morali daha çok bozuluyor. Birbirini besleyen bir kısır döngü var. 2012-2013 yılını ben tüketici güven endeksi açısından milat yılı olarak görüyorum. 2012 yılı Ekim ayında tüketici güven endeksi yüzde 96.3'tü. Bugün 67.3'e geriledi. Aslında tüketicinin moralinin bozulduğunu kendisi de ifade ediyor. Sorulara verdiği cevaplarda mali durumunun bozulduğunu ifade ediyor. Türkiye ekonomisinin, ekonomik durumun kötüye gittiğini belirtiyor. İşsizliğin arttığını ifade ediyor. Bunlar tüketicinin moralinin bozuk olduğunu gösteriyor. Öte yandan tüketici güveninin düşük olması beklentileri de olumsuz etkiliyor. Çünkü beklentiler ekonomide, önemli ölçüde ekonomik konjonktürü etkiler. Burada tüketicinin güveni düşerse talepte gerileme olur ve üretimde büyümede gerileme olur. Ama tabiki siyasi iktidarın yeni teşvikler, yeni vergiler, yeni krediler vermesi durumunda durum değişebilir. Bunlar birer popülizmdir. Popülizm de yeni popülizmler doğurur. 2019 seçimlerinde siyasi iktidar daha fazla popülizm yapmalı ki; referandum sırasında verdiklerinden daha fazla vermeli ki tüketicileri tatmin etsin. Netice olarak popülizm de bir kısır döngüdür, bir çıkmazdır.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

Hükümetten gelen “pembe” açıklamalarla giderek artan ve büyüyen sorunların çözülemeyeceğini belirten uzmanlar, “Gecikilmemeli” diyorlar. İşte görüşleri.

GÖZLEM, konuyu masaya yatırdı ve uzmanlara sordu. Yanıtlar, AKP ve MHP için “yapılmakta olan kamuoyu araştırmalardaki oy oranlarına uygun” oldu

Duayen gazeteci M. Ali Kışlalı, GÖZLEM’in, Türkiye’nin gündemindeki iç ve dış olaylarla ilgili sorularını cevapladı. Özellikle MHP ve Bahçeli hakkındaki analizleri alt...

Yerli otomobil üretecek fabrikanın İzmir’de kurulması için başlatılan girişim, kent genelinde büyük destek gördü. Siemens’in kuracağı rüzgar tribünleri fabrikasın da İ...

GÖZLEM, 80 milyonu “doğrudan” ilgilendiren bu konu ile ilgili olarak “Neden” ve “Ne yapılmalı” sorusunu uzmanlara sordu. İşte Prof. Dr. Muzaffer Demirci’nin, Prof. Dr....

GÖZLEM, “Anayasaya aykırılık ve suç duyurusu” iddialarını masaya yatırdı, işte uzman görüşleri…