Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Türkiye’ye sporu sevdiren marka: Barçın Spor

8.6.2018
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Temelleri 1956 yılında Gazi Bulvarı’nda atılan sonrasında 1958 yılından itibaren Kemeraltı 3’üncü Beyler’de 35 metrekarelik dükkanda uzun yıllar Türk sporuna hizmet eden Barçın Spor, günümüzde Türkiye’nin her yerine yayılmış 42 mağazasıyla spor malzemeleri sektörünün lideri olmayı başardı. 14 dalda profesyonel hakemlik yaparak kırılması güç bir rekorun sahibi olan Ali Barçın tarafından 1956 yılında Gazi Bulvarı’nda küçük bir dükkanda temelleri atılan Barçın Spor, aradan geçen 61 yılda dev bir zincire dönüştü. Barçın Spor, 6’sı franchising olmak üzere 42 mağazası, oldukça yüksek bir ciroya sahip e-ticaret sitesi ve 600’ün üzerinde çalışanıyla spor malzemeleri sektörüne yön veriyor.

Türkiye’nin en büyük spor mağazası İzmir’de

1956 yılında kurulan Barçın Spor’un 1981 yılından sonra şubeleşmeye başladığını hatırlatan Yönetim Kurulu Başkanı Deniz Barçın, “Ben üniversiteyi bitirip ardından askerliğimi tamamladıktan sonra çocukluğumdan beri zaten içinde olduğum işlerle daha yakından ilgilenmeye başladım. 1981 yılında şubeleşmeye başladık. Önce Karşıyaka ve Alsancak şubelerini açtık. 1991 yılında Konak’taki, hazırda bulunan Türkiye’nin en büyük spor mağazası olan şubemizi açtık. O yıllarda bu kadar büyük bir atılım yapmak deli cesaretiydi. Ama o cesareti göstermemiş olsaydım bugün bu konuma gelemezdik” dedi.

 “Türkiye’nin ilk çok katlı spor mağazası olan Konak mağazamız 1990’lı yıllarda büyük ilgi uyandırdı. Spor giyime tutkulu olanlar için o yıllarda bu kadar markayı ve ürünü bir arada görmek inanılmazdı. Türkiye’nin değişik illerinden bile sadece mağazamızı görmeye gelenler vardı” diye konuşan Barçın, bu ilgiye layık olabilmek adına müşteri ve güven esaslı ticareti felsefe edindiklerini vurguladı.

2000’li yıllardan sonra İstanbul’da şubeleşmeye başladıklarını ifade eden Barçın şu bilgileri verdi: “Önce İstinyepark’ta daha sonra İstanbul’un çeşitli AVM’lerinde ve Marmara Bölgesi’ndeki diğer kentlerde şubeler açtık. En son Ocak ayı sonunda İstanbul’da bulunan 10 Nike mağazasını Barçın Spor bünyesine kattık. Şu an pek yatırım yapılacak bir dönem değil ama her krizden bir fırsat çıkabiliyor. Bu satın almalarla 42 mağazaya ulaştık. Bundan sonra yılsonuna kadar Bursa’da ve İstanbul’da yeni yapılan bir AVM’de yer alacağız. İstanbul’da İstinye Park’da 10.yılımıza giriyoruz. İstinye Park Türkiye’nin birçok alanda en iyi AVM si olma özelliğini halen taşıyor. Yıllık ziyaretçi sayısı 20 milyona yaklaşıyor. Bu trafik artışı bizim mağazamızda ki rakamlarımıza olumlu yansımaya devam ediyor. Akmerkez, Akasya, Vadi İstanbul, Capacity, Optimum, Özdilek, Marmara Forum Nike mağazalarımızda da Barçın marka farkını ortaya koymaya devam ediyoruz. İstanbul projelerini de yakından takip etmeyi sürdürüyoruz. Nüfus ve potansiyel arasındaki denge İstanbul mağaza satışlarımızda bizleri oldukça memnun ediyor. Bunların dışında Çanakkale, Adapazarı, Kocaeli, Bandırma, Aydın, Bodrum, Edremit gibi merkezlerde de spor giyim severleri teknolojinin en son ürünleriyle buluşturmayı sürdürüyoruz.”

İthalat yasağının olduğu dönemlerde ağırlıklı olarak yerli ürünler sattıklarını, 1980’den sonra ithalatın serbest bırakılmasıyla markalı ürünlere yöneldiklerini ifade eden Deniz Barçın, sözlerini şöyle sürdürdü; “1983 yıllarına kadar ithalat yasak olduğu için ülkemizde yabancı markalar yoktu. Çok eskilerin hatırlayabileceği Venüs, Güneş, Esem gibi yerli markalar ve ürünler satıyorduk. O dönemler İzmir’deki bütün takımlar marka özelliği olmayan formalar giyiyordu. İthalatın başlamasıyla yabancı markalar Türkiye’de artmaya başladı. Çalıştığımız ilk marka Adidas oldu. Çünkü Emin Cankurtaran’a ait olan Esem markalı ürünleri yıllardır satıyorduk. Esem Adidas’ın Türkiye distrübütörlüğünü aldı. Dolayısıyla bizim de mağazalarımıza koyduğumuz ilk marka Adidas oldu. Piyasa boştu ve bir anda inanılmaz rakamları gerçekleştirmeye başladık. Daha sonra 2000’li yıllarda Nike geldi. Ama bunlar hep Türkiye distürübütürleriyle geldiler. Son 10-15 yılda markalar distrübütörleri devreden çıkarıp kendileri işin başına geçtiler. Bu süreçte sektörde ikinci bir sıçrama yarattı. Hem tedarik süreci kısaldı hem de fiyatlar geri çekildi. Mal bulmak kolaylaştı. Çünkü distrübütör risk almıyordu, topladığı siparişleri getiriyordu. Diğer ürünleri görmüyorduk. Firma kendi gelince istediğimiz ürünü daha kısa sürede bulma ve tedarik etme şansımız oldu. Bu da büyümemize katkı sağladı.”

E-Ticaret büyümeye devam ediyor

Toplam cironun yüzde 20’sini gerçekleştiren www.barcin.com internet sitesine ailenin 3.  kuşak temsilcisi Ali Barçın’ın ısrarları sonucu girdiklerini dile getiren Barçın, “Oğlum Ali’nin internet mağazacılığında emeği çok fazla. Şu anda Türkiye’deki en büyük spor sitesiyiz. Toplam ciromuzun yüzde 20’sini internetten yapıyoruz. Ben şahsen bu kadar büyüyebileceğini tahmin etmiyordum. Ali bana hep anlatıyordu, çok hızlı büyüyeceğini söylüyordu ama ben ihtimal vermiyordum. Tabi onlar genç ve teknolojide bizden daha tecrübeliler. Ali, ‘ben size mağaza kapattıracağım’ derdi. Ben de gülerdim. Ama son zamanlarda outlet kanalındaki mağazaları kapattık. Sebebi de internetten ürünlerin çok hızlı satılıyor olması. Baktık outletlere ihtiyaç yok. Bir bir kapatıp oralardaki ürünleri internet mağazamıza aktardık. Ali, söylediğini gerçekleştirmiş oldu” dedi.

“Franchising’de seçiciyiz”

Franchising konusunda çok yoğun talepler aldıklarını belirten Barçın, sözlerine şöyle devam etti: “Biz franchising mağazalarını kendi mağazalarımız gibi görüyoruz. Tüm süreçlerini kontrol ediyoruz. Aynı lisanı koşabileceğimiz, maddi sıkıntısı olmayan ve bu işe gönül verecek partnerler arıyoruz. Bizim kurum kültürümüzü benimseyebilecek insanlarla yola çıkıyoruz. O nedenle çok fazla franchising vermiyoruz. 100 franchisinge 1 ay içinde ulaşırız ama sonrasında 70’ini kapatacaksak bunu yapmayız. Markalarda artık bu alanda bizim gibi yıllarını ve yatırımlarını sektöre vermiş kişilerle yürümek bayi kanallarını genişletmek arzusundalar. Ekonomik dalgalanmalarda etkilenmeyecek yatırımcılarla yola devam etmek istemeleri son derece doğal.”

Yeni sektörlerde yatırımlar

Ailenin 3. Kuşağının Barçın Spor’da aktif olarak çalışmaya başlamasıyla birlikte şarap ve inşaat sektörlerine yönelen Deniz Barçın, şunları söyledi:

“7 yıl içerisinde 200’ün üzerinde ödül alan Urla Şarapçılık’ta Türkiye’nin en kalite şarapları üretilmeye devam ediyor. Ortaklarımla bu alanda da haklı bir gurur taşıyoruz.

Uzun ve emek dolu bir sürecin ardından başarılar arka arkaya geliyor. WSA (China Wine and Spirits Awards) şarap ve yüksek alkollü içkiler yarışması, Hong Kong ve Çin’deki en büyük şarap yarışması olarak kabul ediliyor. Bu yarışmada Urla Şarapçılık olarak her yıl altın madalyalarla ödüllendiriliyoruz.

Son olarak 91 puanla Tempus markamız Türkiye’nin en iyi kırmızı şarabı yine seçilme başarısını gösterdi.

İnşaat sektöründe de başarılı projelere imza attık. Bayraklı bölgesinde yapılan Mistral Projesi hayata geçti. 48 katlı ofis ve 38 katlı konut projesiyle ortaklarımızla birlikte İzmir’e çok özel bir yapı kazandırdığımızı düşünüyorum. İzmir bu alanda da büyük bir gelişim içinde. Modern binalarla kent görüntüsüne önümüzdeki 10 yıl içinde önemli imzalar atmaya devam edeceğiz”

 

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

Fenerbahçe Genel Kurulu’ndaki sandık sonucu, seçimlere çok az kala, yeni bir tartışma başlattı. Biz de “ülkenin her tarafında konuşulan ve cevabı aranan soruyu” uzmanl...

“Anayasa Mahkemesi, ‘Yüksek Seçim Kurulu’nun, seçimlere gölge düşürecek yolu açmasında bir mahzur görmedi’ ve ‘mühürsüz oy’ pusulalarının meşrulaştırılmasına, Güney Do...

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nde bakanlıklar yeniden yapılandırılırken, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın kaldırılması öngörülüyor. GÖZLEM, konuyu uzmanlara sordu. “O...

Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar’ın “aday olup olmayacağının tartışıldığı bir zamanda Abdullah Gül’ü ziyaret etmesinden sonra”, bu defa da İkinci Ordu Komutanı Korgener...

GÖZLEM konuyu masaya yatırdı. “Bu defa durumun çok ciddi olduğuna dikkati çeken” uzmanlar, “Plansız ekonomi, borca dayalı büyüme ve ithalata dayalı üretim modelinden v...

Ankara ve Washington’da başka rüzgarlar eserken, Mehmet Dözmez haklı olarak sordu; “ABD ne yapmak istiyor?”

Yazarlar
Website Security Test