Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Menbiç / F – 35 bilmecesi…

22.6.2018
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Türkiye – ABD ilişkilerindeki “değişken sahne oyunu” devam ediyor; işte uzman görüşleri…

ABD askerleri ile TSK birlikte Menbiç’te devriye gezeceği açıklamalarının ardından, Senato, Türkiye’ye silah satışına sınırlama getiren tasarıyı onayladı. ABD Senatosu, Pentagon'a 2019 mali yılı için 716 milyar dolarlık bütçe ayrılmasını öngören tasarı Senato’da 10’a karşı 85 oyla kabul etti. Tasarıda F-35 savaş uçağı, Patriot hava savunma sistemleri, Chinook, Kobra ve Llack Hawk tipi helikopter ile F- 16 satışının bloke edilmesi var.

Öte yandan ABD’nin operasyon sözcüsü Albay Sean Ryan, Menbiç dışında devriye görevine başlayan Türk askerlerinin ilçe içine girmeyeceğini belirtti. Oysa Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, “Menbiç kısa sürede YPG’den temizlenecek. Yol haritası uygulamaya geçti. Askerlerimiz Menbiç’in içine de girecek.” demişti.

ABD Senatosu’nun onayladığı tasarının Türkiye ile ilgili bölümünde "Ankara'nın Rusya'dan S-400 hava savunma sistemleri almasının iki ülke arasındaki tansiyonu yükselttiği" ve "Amerikalı rahip Andrew Brunson'ın salıverilmesi gerektiği" iddia edildi.

Türkiye'nin Rusya'dan S-400 almasının ABD ile Türkiye arasındaki ortak silah sistemlerini geliştirmeyi olumsuz etkileyebileceği öne sürüldü ve bu adımın NATO'daki ortak çalışabilirliği etkileyebileceği savunuldu.

Bu tasarının yasalaşmasından sonra 60 gün içinde Savunma Bakanının, Dışişleri Bakanına danışarak Türkiye ile ABD arasındaki ilişkilere dair Kongrenin ilgili komitelerine kapsamlı bir rapor sunması istendi ve bu rapor tamamlanmadan Pentagon'un Türkiye'ye Kongrenin onayına tabi herhangi bir dış silah satışına onay veremeyeceği sınırlaması getirildi.

Tasarının onay için ABD Başkanı Donald Trump'ın masasına gelmeden önce Konferans Komitesi olarak bilinen ortak bir komisyonda tek yasa tasarısı haline getirilmesi gerekiyor.

Mayıs ayı sonunda Temsilciler Meclisinde kabul edilen bütçe tasarısında da benzer şekilde Türkiye ile ilgili olarak S-400 füze savunma sistemleri ve F-35 savaş uçağı ile ilgili bölümlere yer verilmişti.

 

Türkiye’den tepki

ABD Senatosu’nun “Türkiye’ye F-35’lerin teslim edilmemesi” kararına tepki gösteren Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, “Bu, çok taraflı, çok kapsamlı bir proje. Öyle ‘Ben istedim iptal ettim’ veya ‘Türkiye’yi çıkarmak istiyorum’ olmaz. Ve gerekçeye baktığımız zaman gerekçeler de zaten kabul edilebilir değil, ama Kongre’den mektuplar geliyor. Bu S-400’lerden dolayı kafa karıştırıcı bazı girişimler oluyor ama herkes yükümlülüğünü yerine getirmeli. Biz bugüne kadar ortak üretim dahil üzerimize düşeni yaptık. Bugüne kadar F-35’ler için ödememiz gereken parayı da aksatmadan ödedik. Biz yükümlülüklerimizi yerine getirdik.” dedi.

 

 

“GÜVEN BUNALIMI SEÇİM SONRASI NASIL AŞILACAK?”

Rafet Akgünay (Emekli Büyükelçi) – “Türk Amerikan ilişkilerinde mevcut sislerin dağılmadığını görüyorum, o sislerin dağılabilmesi için de Türkiye’deki seçimlerin bitmesi ve taşların yerine oturması gerekir. Belirsizlik mevcut, bunun yeni seçimlerden sonra ABD’de masaya yatırılarak konuşulması lazım. Her iki tarafta da şu an da güven bunalımını ne şekilde aşacaklar göreceğiz, fakat konuları incelerken çok dikkatli konuşmak lazım.  Maalesef ne Türkiye’de ne de Amerika’da siyasi düzeyde dikkatli konuşan politikacılar olmadığını görüyoruz. Amerika’nın tutumuna baktığımız zaman sıkıntılar olduğunu NATO’yu da sıkıntı içerisine soktuğu aşikar.

 NATO Genel Sekreteri siyasi bakımdan NATO’nun sıkıntıdan geçtiğini söylüyor. Şunu söylemek istiyorum, Türk – Amerikan ilişkileri Türkiye’deki siyasi durumdan etkileniyor ama Amerika’nın tutumu da çok taraflı bir denklem içerisindedir.

Menbiç konusuna baktığımızda başarılı bir şekilde yürütmeye başlandığını görüyoruz, bunu olumlu bir adım olarak düşünebilirsiniz ama aynı anda kongreden bakıyorsunuz ters adım atılıyor, aynı gün F35’lerin teslimatının yapılacağına dair haberi geliyor. Dolayısıyla böyle bir bilinmezlik içinde yaşıyoruz ve bu bilinmezlik de sanıyorum bir tarafın hatalarından ve kafa karışıklığının olmasından dolayı kaynaklanıyor. Burada da en büyük bedeli biz ödüyoruz, bu şekilde ABD’nin politikalarındaki belirsizlik, tutarsızlık bütün dünyayı etkiliyor. Sadece bir konuya bakarak değil de geniş bir çerçeveden bakmamız lazım, görünen o ki maalesef bu sıkıntıların süreceğini gösteriyor.”

 

 

 

“ORTADA NETLEŞMEYEN BİR DURUM VAR!”

Mehmet Dönmez (Emekli Büyükelçi) – Haziran başında Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile ABD'li mevkidaşı Mike Pompeo arasında Washington'da yapılan görüşme iki ülke ilişkilerinde süren soğukluk dönemini bir ölçüde gidermiştir denilebilir. Menbiç konusunda varılan mutabakatın uygulama planı tam olarak netleşmemiştir. Ancak Suriye yönetimi Türk ve Amerikan askeri varlığını Menbiç'te kabul etmeyeceklerini açıklamıştır.

Türkiye ile ABD arasında nisbî bir yakınlaşma olurken, ABD Senatosunun 2019 yılında Pentagon'a ayırdığı bütçe tasarısında Türkiye'nin Rusya'dan S-400 hava savunma sistemi almasının gerilimi arttırdığı belirtilmiş ve Rahip Andrew Brunsen'in serbest bırakılması istenmiştir. 21 Haziran tarihinde teslimi öngörülen F-35 uçaklarının geciktirilebileceği söylenmektedir. Ancak bu uçakların tesliminden önce pilotlarının eğitiminin gerekeceğini ve bu yüzden bir gecikme yaşanacağını hesaba katmak gerekmektedir. Ayrıca Türkiye'ye kısıtlama getirme çabalarını değerlendirirken, en az 100 uçaklık bir alım projesi için Lockheed şirketinin baskısıyla Türkiye'nin önünün açılmasını isteyen senato üyeleri bulunduğunu da dikkate almak gerekir.

Türkiye için Kongre'den bir istisna çıkıp çıkmayacağı 24 Haziran seçimlerinden sonra belli olacaktır. Trump'ın baş stratejisti Steve Bannon, Amerikan yönetiminin onayladığı siyasi görüşlerin Avrupa ülkelerinde güçlenmesi için mücadelenin öncüsü olduğu bilinmektedir. İtalya'daki göçmen karşıtı eylemlerden, Avusturya'da cami kapatmaya varan kararlara kadar algı yaratmaya yönelik eylemlerin mimarı Bannon'un Türkiye'ye gelmesi düşünülmüşse de sonradan bundan vazgeçilmiştir. Ancak Bannnon'un ülkemizdeki seçimleri yakın takibe aldığı bilinmektedir.

ABD'nin Ankara'ya atayacağını duyurduğu büyükelçisi David Satterfield ilgi çekici geçmişi ile dikkat çekmektedir. ABD dışişlerinin Suriye konularına bakan deneyimi diplomatı geçtiğimiz Ocak ayında İngiltere, Fransa, Suudi Arabistan ve Ürdün'ün katılımıyla yapılan Suriye'yi bölme toplantısına ABD adına katılmıştı. Bu da gösteriyor ki Türkiye önümüzdeki dönemde ABD'nin Suriye politikasında ağırlıklı olarak yer alacaktır. (Özlem YILMAZ)

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

GÖZLEM bu soruyu uzmanlara sordu, işte Hikmet Sami Türk, Namık Kemal Zeybek, Ertuğrul Yalçınbayır, Yekta Güngör Özden, Prof. Dr. Hüsnü Erkan, Can Pulak, Muzaffer Tunça...

Duayen gazeteci M. Ali Kışlalı, GÖZLEM’in, ülke için açılan “Cumhurbaşkanlığı Hükümetli” yeni sayfa ve CHP’deki kavga konusundaki sorularını cevapladı. İşte görüşleri…

Ana Muhalefet, ülkenin çok kritik bir döneminde, “bölünme işaretleri” veriyor; GÖZLEM durumu uzmanlara sordu, işte görüşleri…

Uzmanlar, GÖZLEM’in “Kritik eşiğin aşılabilmesi için ne yapılmalı” sorusuna cevap verdiler. İşte görüşleri…

İçişleri Bakanı’nın “Şehit Cenazeleri, parçalanan CHP çelenkleri konusundaki tutumunu” uzmanlara sorduk. İşte cevapları…

Yazarlar
Website Security Test