Türk çiftçisi geleceğe umutla bakmak istiyor

14.5.2016
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Uluslararası Tarım Üreticileri Federasyonu’nun kuruluş günü olan 14 Mayıs tarihi, 1984 yılından bu yana her “Dünya Çiftçiler Günü” olarak kutlanıyor. Bu yılki Dünya Çiftçiler Günü’nde Türkiye tarımının seracılıktan ekolojik üretime kadar her alanında sıkıntılar var. Ancak sahip olduğu potansiyel ile Türkiye’nin tarımda tüm sıkıntılarını aşıp geleceğe umutla bakacağı konusunda tüm sektör temsilcileri hemfikir

GÖZLEM / ENGİN TATLIBAL-Sovyet Bilimler Akademisi’nin iki üyesi olan Mikail İlin ve Elena Segal’in 1942 tarihinde yazdıkları “İnsan Nasıl İnsan Oldu” başlıklı kitapta insanoğlunun avcılık ve toplayıcılık yaptığı dönemden bitki tohumlarının bilinçli bir biçimde belirli bir alana ekilmesine, yani tarımsal üretime geçilmesi süreci çok güzel anlatılır. İnsanın tüketeceği gıdaları ekerek yetiştirmeye başlaması, dünya tarihini değiştirmiş bir olaydır. Yaklaşık 23 bin yıl önce başladığı tahmin edilen tarım, günümüzde makineleşmiş yüksek teknolojiyle ve gübre sanayinden seracılık alanına dek yarattığı onca sektörle milyonlarca insanın geçimini sağlamasını, milyarlarca insanın da gıda ihtiyacını karşılamasını sağlıyor.
Dünyada tarımın sorunlarının uluslararası bir yaklaşımla ele alınarak etkili çözümler üretilmesini sağlamak amacıyla 1946 yılında teşkil eden ve kısaca IFAP olarak anılan Uluslararası Tarım Üreticileri Federasyonu’nun kuruluş günü olan 14 Mayıs tarihi, 1984 yılından bu yana her “Dünya Çiftçiler Günü” olarak kutlanıyor. Dünyanın dört bir yanında her sene Dünya Çiftçiler Günü dolayısıyla gerçekleştirilen etkinliklerde medya organlarında, köylerde ve okullarda zor şartlar altında çalışan çiftçilerin ekonomiye olan katkısı ve hızla artan dünya nüfusuna karşı en temel ihtiyaç olan gıda üretiminin önemi vurgulanıyor.

Ekolojik tarımın geleceği

Dünya Çiftçiler Günü’nde Türkiye’de ve dünyada tarım sektörünün ön plana çıkan gündem maddelerine bakacak olursak...
Tarımda sağlanması gereken gelişme, uzun vadede sürdürülebilir bir büyüme sürecinin yakalanması ve çiftçilerin uluslararası arenada rekabet gücü kazanabilmesi için Türkiye’de hükümetler, yıllar boyunca çiftçilere yönelik destek veya sübvansiyon projeleri oluşturuyor. Bununla birlikte tarımın son otuz yıllık süreçte yaşadığı genel gerileme ve Türkiye’nin eskiden okul kitaplarında yazıldığı gibi tarımda kendi kendisine yatabilip artan üretimi ihraç eden bir ülke konumundan çoktan beridir çıkmış olması, söz konusu desteklerin hedefine varamadığı yorumlarını beraberinde getiriyor.
Bu yılki Dünya Çiftçiler Günü’nde tarım gündemini işgal eden konuların başında ekolojik tarım geliyor. Uzmanlar, önümüzdeki elli yıllık süreçte insanoğlunun en önemli ihtiyacının ve ticari talebinin “sağlıklı gıdaya” ulaşmak olduğunu dile getiriyor. Buna yönelik olarak küresel ölçekte son dönemde artan organik ya da ekolojik tarım uygulamaları, çeşitli tartışmaları da beraberinde getiriyor. Bu tartışmaların başında ise organik üretim süreçlerinde kullanılan gübreler ve pestisitler geliyor. Bir kesim kullanılan bu ürünleri savunurken diğer bir kesim ise organik üretimde sadece solucan gübresi ve benzenlerinin kullanılması gerektiğini savunuyor. Her durumda tarım sektörünün bu tartışmaları er geç geride bırakacağı ve ekolojik üretimin insanoğlunun en temel ihtiyaçlarından biri olarak ön plana çıkacağı yönünde birleşiliyor.

Teşviklere erişim

Tarım sektörü temsilcileri, örtü altı üretimde, bir başka deyimle seracılıkta planlama eksikliği olduğuna dikkat çekiyor. Bu alanda öne çıkan üretici birliklerinin bulunmaması, seraların modernizasyonu süreci, örtü altı üretimde girdi maliyetlerinin yüksekliği, TARSİM yetersizliği ve kalıntı sorunları, örtü altı üretimin başlıca sorunları olarak ön plana çıkıyor.
Tarla bitkileri üretiminde sertifikalı tohumluk fiyatlarının yüksek ve desteklerin yetersiz olması en sık diye getirilen sorun. Toprak analizlerinin yapılamaması, taban arazilerinde istilacı bitkilerle mücadele ve üretici birliklerinin eksikliği gibi sorunlar göze çarpıyor.
Genel olarak destek, teşvik ve finansa kaynaklarına erişim sorunu da çiftçiler tarafından sıklıkla dile getiriliyor. Yurdun çeşitli yerlerinden tarım birlikleri ve SKT’lar, desteklerin katılımcı bir anlayıştan uzak olduğu ve farklı kurumlar tarafından verilmesinin sorun yarattığını ifade ediyor. Kredilendirme sürecinde ekspertiz ücretleri, banka masrafları, yatırım işletme kredilerinin teminat sorunu ve bu alanda TARSİM sigorta kapsamının dar olması en önemli sıkıntılar.
Meyvecilik ve işlenmiş gıdalar konusunda ihracat sürecindeki sıkıntıların yanında üretim planlaması ve üretimin küçük ölçekte kalmasından dolayı bilinçsiz üretim sorunu ön plana çıkıyor. Girdi maliyetlerinin yüksekliği, sertifikalı fidan kullanımının azlığı ve meyve suyu üretimi için gönderilecek ürünlerin desteklenmemesi göze çarpıyor.
Günümüzde enerji ve çevre konu başlıkları da tarımı yazından ilgilendiriyor ve 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü’nde bu anlamda da çiftçilerin ciddi sıkıntıları söz konusu. Bunların başında ise taş ocaklarının çevreye verdiği zararlar, mevzuatların katılımcı bir anlayıştan uzak hazırlanması, tarımsal üretimde kullanılan enerji fiyatlarının yüksekliği, yer altı sondajlarının ruhsatlanma sorunu ve sulama birliklerinin işlevsel olmayışı sorunu yer alıyor.

Hayvansal üretimde sorunlar

Hayvansal üretimde ise desteklerin ve teknoloji kullanımının azlığı, bütünşehir yasasının tarım noktasındaki tutarsızlıkları, yasal düzenlemede “çobanlık” tanımının olmaması, orman, mera ve otlakların kullanımına izin verilmemesi, konusunda uzman üreticilerin etkili olmayışı, mevcut işletmelerin yeni teşviklerde öncelikli olmaması, ruhsatlı pazaryerleri, hayvan ve et borsasının olmaması, damızlık sertifikasyonunun yapılamaması ve ithalat kaynaklı et birim fiyatları üzerindeki maliyet baskısı gibi sorunlar dikkat çekiyor. Bunların yanı sıra büyük ve küçükbaş karkas fiyatlandırılmasında sakatat dâhil ve hariç fiyatlandırmanın düzenlenmemiş olması, Su ürünlerinde ürünün karaya çıkartılmasındaki iskele sorunu, üretimde su analiz raporlarının sık yapılması sebebiyle maliyet sorunu, su ürünlerinde ormandan kiralanan arazilerinin maliyet yüksekliği, süt arzındaki fazlalığa talep bulunamaması, süte olan talebin daralması, balık hali azlığı ve süt satın alan sanayicilerin keyfi uygulamaları da ön plana çıkan diğer sıkıntılar olarak göze çarpıyor.
Türkiye gibi jeopolitik ve jeostratejik önemi yüksek olan ve aynı zamanda tarımsal üretim potansiyeli de taşıyan ülkelerde çiftçiler, iç ve dış siyasi gelişmelerden de hızlı ve yıpratıcı biçimde etkileniyor. Bu anlamda da Türkiye’de çiftçi kesiminin entegre olmuş ekonomik yapı içinde durumu oldukça kırılgan. Ancak tarih ve günümüz gerçekleri, zenginlikleriyle ön plana çıkan Türkiye gibi ülkelerin doğru politik ve ekonomik hamlelerle tarımda yaşanan ve Dünya Çiftçiler Günü vesilesiyle sıraladığımız sorunların üstesinden gelebileceğini gösteriyor. Uzmanlar, çözüm için hareket noktasının kapsayıcı ve etkili bir “tarım politikasının” oluşturulmasıyla başlayacağı görüşünde birleşiyor.
GÖZLEM Gazetesi olarak hem sayfalarımızda, hem de Tarım Gözlem dergimizde üreticinin sıkıntılarını ve başarılarını yıllardır duyuruyoruz. Türkiye’nin üretici güçleri içinde en önemlilerinden olan çiftçilerimizin Dünya Çiftçiler Günü’nü biz de içtenlikle kutlarız.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

Türktraktör’ün lider markası New Holland Kars’taki gücünü,53 yıllık bayisi Aküzüm Özkesemen Otomotiv’in 3S plazası ile artırıyor

Dünya Çiftçiler Günü'nü kutlayan Erkunt Traktör Yönetim Kurulu Başkanı Zeynep Erkunt Armağan, traktörlerin akıllı tarım ile uyumlu hale gelmesini ve adeta “toprağı tan...

Zeytinyağı üreticileri, ürünlerinin tüketicilere daha uygun fiyatla ulaşması için satış bedeli üzerinden alınan yüzde 8'lik KDV'nin kaldırılmasını istiyor

Rusya Federal Bitki Koruma ve Karantina Servisi (Rosselhoznadzor) Başkan Yardımcısı Aleksey Alekseyenko, Türk temsilcileri, yaş sebze ve meyve ihracatındaki teknik kon...

Market ve kasapta satılan etler, hayvanın cinsiyeti, yaşı, kas yapısı ve yağ örtüsüne göre sınıflandırılacak. Süper et ‘S’ ile, kötü et ‘P’ ile gösterilecek. Yağ oranı...

Rusya Federasyonu'nun, uçak krizinin ardından Türkiye'den alımları durdurması nedeniyle zor bir sezon geçiren sebze üreticileri, İsrail'in Türkiye'den sebze almasının ...

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik, Bakanlığın taşra teşkilatında istihdam edilmek üzere bin 111'i mühendis, 566'sı veteriner hekim olmak üzere toplam bin 67...

Yazarlar