Turizm sigortasız rehberlere emanet

15.1.2016
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Yaklaşık 20 bin kokartlı rehber bulunan Türkiye’de, binlerce meslek mensubu sosyal güvenlik hakları konusunda sorun yaşıyor. İzmir Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Meltem Öztürk, esnaf sicil kaydı olmadığı için 4/b kapsamından çıkarılan rehberlerin yeniden bu kapsama alınması için ‘5510 sayılı kanunda bir düzenleme yapılmalı’ dedi.



Sultanahmet Meydanı’nda yaşanan ve 10 kişinin hayatını kaybettiği terör saldırısında, turist rehberi Sibel Şatıroğlu’nun, canlı bombayı fark ederek kafiledekileri uyarması, daha fazla can kaybı yaşanmasının önüne geçti. Dikkati ile kendisinin ve beraberindekilerin hayatını kurtaran Şatıroğlu’nun bu hareketi, rehberlerin son dönemlerde giderek artan sosyal sigorta sorunlarını yeniden gündeme getirdi. İzmir Üniversitesi Hukuk Fakültesi İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Meltem Öztürk, İzmir Üniversitesi tarafından sürdürülen Tire’nin tarihi ve kültürel mirasının gelecek kuşaklara aktarılması projesi kapsamında gerçekleşen Tire ziyaretinde Rehber Özcan Kaçar ile bir araya geldi. Rehberlerin yaşadıkları sıkıntıları anlatan Özcan Kaçar, 7 Haziran 2012 tarihinde yürürlüğe giren yasa ile bir meslek olarak tanımlanan turist rehberliğinin daha öncesinde hobi olarak yapılan bir iş olarak görüldüğünü hatırlattı. Kaza riski yüksek bir meslek kolu olan rehberlik için yalnızca arkeoloji ve sanat tarihi bilgisine sahip olmanın yeterli olmadığını vurgulayan Kaçar, “Yolda kaldığımız ya da kaza geçirdiğimiz zamanlar oluyor. İşimizi yaparken arkeoloji ve sanat tarihi bilgimizi kullanıyoruz ama bu gibi durumlar için lojistik bilginizin de çok iyi olması gerekiyor” ifadelerini kullandı.

Rehberlerin, Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği kayıt sicilinden çıkarılmasının ardından sağlık güvencesi konusunda ortaya çıkan aksaklıklara değinen Kaçar, “Pozisyonumuz vergiye tabi mi, değil mi belli değil. Ayrıca iş kazalarına karşı güvencemizin ne olduğu da belli değil. Özellikle yaz aylarında ‘Tur otobüsü devrildi, rehber hayatını kaybetti’ şeklinde haberler görüyoruz. Ben de geçtiğimiz günlerde rehberlik ettiğim bir tur esnasında kaza geçirerek ağır şekilde yaralandım. Bağ-Kur kapsamında sayılmadığım için SGK’dan herhangi bir maddi yardım alamadım. İş kazası geçirildiğinde ne olacağına dair bir farkındalık bulunmuyor” diye konuştu.

Kanunda düzenleme yapılmalı

Yrd. Doç. Dr. Meltem Öztürk ise konuya ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu: “Gelir vergisinden muaf olanların, 5510 sayılı kanuna göre 4/b kapsamında sigortalı sayılabilmeleri için esnaf ve sanatkâr siciline kayıtlı olmaları gerekiyor. Vergiden muaf olan bağımsız çalışan rehberler de, 2012 yılına kadar bu sicile kayıtlıydı ve 4/b kapsamındaydı. Ancak Turist Rehberleri Kanununun yürürlüğe girmesi, bu rehberlerin esnaf sicilindeki kayıtlarının silinmesine neden oldu. Vergiden muaf binlerce rehber, sicile kayıt şartını sağlayamadığı için de 4/b kapsamından çıkartıldı. Düşünün, siz yıllarca 4/b’li olarak prim ödemişsiniz ve bir gün size artık zorunlu sigortalı olmadığınız söyleniyor. Özcan Bey bu kazayı 2011 yılında geçirseydi 4/b kapsamında olduğundan SGK ona ödenek verecek, hatta ömür boyu gelir bağlayacaktı. Oysa şu anda Özcan Bey 4/b kapsamında değil ve geçirdiği kaza da iş kazası sayılmıyor. Bu nedenle SGK kendisine edim sunmuyor. Bu durum hukuk güvenliğine aykırı. SGK, oluşan boşluğu doldurmak için rehberleri isteğe bağlı sigortalı olmaya yöneltti. Ama bu sigorta dalı iş kazası ve meslek hastalıklarına karşı güvence sağlamıyor. Yani boşluk varlığını koruyor. Bu rehberlerin yeniden 4/b kapsamına alınması için 5510 sayılı kanunda oda kaydını yeterli sayan bir düzenleme yapılmalı.”

Kazanın bedeli ağır

Acenta adına tura çıkan ve çağrı usulü çalışma şeklinde görev yapan rehberlerin sektörde, bağımsız çalışan rehber olarak nitelendirildiğini söyleyen Yrd. Doç. Dr. Öztürk, “Rehberin acentayla kurduğu ilişkide hizmet akdinin  bütün unsurları varken, turistle kurduğu ilişkide  bağımsız çalışmanın hiçbir unsuru yok. Dolayısıyla bu rehberler işçi statüsünde ve acentalar tarafından tıpkı kadrolu rehberler gibi SGK’ya bildirilmesi gerekiyor. Çoğunun bu hatalı niteleme nedeniyle bildirilmediğini gördük. Acentalar büyük bir maddi risk altındalar. Mesela bir rehber, tur esnasında sunum yaptığı otobüste trafik kazası geçirdiğinde, bir akropolde düşüp yaralandığında veya bir bombalı eylemde vefat ettiğinde, SGK tarafından açılacak rücu tazminatının, kayıt dışı çalışmanın yol açtığı prim yükünün, özellikle de idari para cezalarının toplamı çok yüksek meblağlara ulaşabilir” diyerek uyarıda bulundu.

 

Etiketler : Turizm, Sigorta,

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı organizasyonunda TÜRSAB 20 Türk Acenta ile birlikte Tayland’da Türkiye Turizmini Anlattı

2017 Kurban Bayramı, bugün gerçekleşen Bakanlar Kurulunda açıklandığı üzere, 26 Ağustos Cumartesi günü başlıyor ve 04 Eylül Pazartesi akşamı sona eriyor. Resmi tatil o...

Lider tur operatörü Prontotour, 365 gün erken rezervasyon fırsatıyla Kurban Bayramı tatilini farklı coğrafyalarda farklı kültürleri keşfederek geçirmek isteyenlere dün...

Ege’nin turizm kentlerinin önde gelen belediye başkanları, iki yıldır kötü geçen sezonun büyük darbe vurduğuna dikkat çekerek yerel yönetimlere turizm planlamasında ye...

AIPH (Uluslararası Bahçe Bitkileri Üreticileri Birliği) Genel Sekreteri Tim Briercliffe, EXPO 2016 ile ilgili Ocak ayı denetim raporunu gönderdi. Raporda, yapım işleri...

Turizm sektöründe yaşanan durgunluk, Ege’nin parlayan yıldızı Alaçatı’ya da yansıdı. Her yıl binlerce ziyaretçinin yanı sıra pek çok ünlü ismin akın ettiği beldede, 10...