Lojistik, 2016’ya 'iyimserlik' taşıyor

19.1.2016
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Zor bir yılı geride bırakan lojistikte, yeni yıl yeni umutlarla başladı. Sektör oyuncuları, yaşanan sıkıntıları yapacakları yatırımlarla aşmaya hazırlanıyor. Yeni satın alma ve şirket birleşmeleri ise, 2016 yılında hiç de şaşırtıcı bir gelişme olmayacak



GÖZLEM / BURCU NOYAN 

Geride bıraktığımız yıl, iki genel seçim, komşularla gerilimli ilişkiler, dünya ekonomisinde yaşanan durgunluklarla noktalandı. Dış ticaret rakamlarında yaşanan düşüşler, lojistik sektörünü de etkiledi. Sektörde, ibre olumsuz gösterse de, sektör oyuncuları farklı lansmanlarla adlarından söz ettirmeyi başardılar. Peki, 2016’da sektörü neler bekliyor?  2016 yılında, satın almalar ve şirket ortaklıkları şaşırtıcı bir gelişme olmayacak gibi gözüküyor. Rekabet koşullarının zorlaşması ya da küresel marka olmak isteyen şirketler, ortaklık ve satın almalara sıcak bakabilir. Sektörde ortaklık ve satın alma haberleri daha fazla yer alabilir. Uluslar arası Taşımacılık ve Hizmet Üretenleri Derneği (UTİKAD ) Başkanı Turgut Erkeskin, sektörün 2016 yılında fırsatlara odaklanması gerektiğini söyledi. Erkeskin, “Öncelikle İran’a uygulanmakta olan ambargonun kalkmasının olumlu etkilerini 2016 yılında görmeye başlayacağımızı ümit ediyoruz.2015 yılının sonunda Rusya ile yaşanan gelişmelerin ardından önemi bir kez daha gündeme gelen Hazar Transit Koridoru da sektörümüzün değerlendirmesi gereken önemli bir konu olarak karşımıza çıkıyor” diye konuştu. ,

THY, YENİ ROTALARA UÇUYOR 

Türk Hava Yolları (THY) Yönetim Kurulu Başkanı İlker Aycı: 2015’te 284 hata ulaştık. 2016 ve sonrası için sürpriz hat açılışları olacak. Yeni destinasyonlara Havana ile başladık.  Phuket, Hanoi, Mexico City, Sevilla, Atlanta, Bogota. Böylece hat sayısı 290’ın üzerine çıkacak. Atlanta devreye girince ABD’ye günlük yolcu sayısı 6 bin 500’e, 2017 başında da 10 bin kişiye ulaşacak. 

THY, hat açılışlarında dünya havayolu pazarındaki payını İstanbul 3. havalimanını devreye girmesinin de itici gücüyle iki kattan fazla artırmayı hedefliyor. Dünya havayolu taşımacılığı pazarından şu anda yüzde 1.9 pay alıyoruz.2023’te payımızı yüzde 3.5-4’e çıkarmayı hedefliyoruz. 229 olan uçak sayımız da 500’ü geçecek.  2016 yılında 4 bini THY’ye olmak üzere toplam 5 bin 500 personel alınak. 2016 yılında rezervasyon ve biletleme konusunda yeni bir proje başlatacağız. Yeni proje ile rezervasyon ve biletleme işlemlerinde telefonda 4-4.5 dakikayı bulan işlemler geride kalacak. Akıllı telefon ile en fazla  1 dakika içinde kendi sesinizle rezervasyon işlemleri yapılabilecek. Ses tanıma sisteminde İngilizce kolay. Ancak Türkçe’de çok fazla şive olduğu için çalışmalarımızı yapacağız. İstanbul Atatürk Havalimanı’ndaki yeni lounge’un hizmete girmesiyle transit yolcu oranının yüzde 47’ye çıktı. Yurt dışında da bu konuda atağa geçeceğiz. ABD’de ilk lounge’u Washington DC’de açıyoruz. Bu yıl içinde New York’ta da açmış oluruz. Londra’da yer sorunu var, bu sorunu halleder etmez burada da lounge’umuz hizmete girecek. Daha sonra da Avrupa ve Uzakdoğu’ya yayılacağız. 

MARS LOGİSTİCS’TE HEDEF YÜZDE 12 BÜYÜME 

Mars Logistics Genel Müdürü  Ali Tulgar: Geride bıraktığımız yılı tahmini 220 ila 225 milyon euroyla noktaladık. Bu yıl ise yüzde 12 büyümek istiyoruz. Yıl içerisinde Lüksemburg’daki intermodal taşımacılık yapılandrımalarını geliştirmek istiyoruz. İhtiyaçlarımız doğrultusunda filo ve depo yatırımlarımızı da sürdürüyor olacağız. 

Ayrıca uzun zamandır gündemimizde olan lojistik merkezimizi Hadımköy’e taşıma projemizi 2016 yılının son çeyreğinde gerçekleştreceğimizi düşünüyoruz.  2016 yılına özel olmamak kaydıyla önümüzdeki süreçte “yeşil lojistik” kavramının giderek daha fazla önem kazanacağını ve sektör için önemli bir fırsat olduğunu düşünüyoruz. Tüm dünyada olduğu gibi artık Türkiye’deki nihai tüketiciler de satın aldıkları malların ya da aldıkları hizmetlerin çevreye dost olmasını talep ediyor. Bu da tüm firmaları bu konuda hassas olmaya zorluyor. Bu süreç lojistik sektörüne de intikal etti.  Çevre dostu lojistik hizmet vermek hem müşteriler açısından tercih sebebi olmanızı sağlıyor hem de prestijli bir şirket profili çiziyor. Sektörümüzde Yeşil Lojistiğe verdiği destek açısından tırların trenle taşınması olan multimodal taşımacılık giderek daha fazla önem kazanacaktır. Bizler de Mars Logistics olrak intermodal taşımacılık ile çevreci ve sürdürülebilir farklı lojistik hizmetlerimizi müşterilerimizin hizmetine sunmaya devam edeceğiz.

EKOL, AVRUPA’DA HIZ KESMİYOR

Ekol Lojistik Satış ve CRM Genel Müdürü Demir Temurboğa: Geride bıraktığımız yıl kurdukları Ekol Bulgaristan’la, Avrupa’da bulundukları ülke sayılarını 11’e yükselttik. 2016 yılının ilk yarısında İran, Çek Cumhuriyeti ve Slovakya’da kendi ofislerini açarak bulunduğumuz ülke sayısını 15’e yükselteceğiz. Son 5 yılda, iş hacmimizi ortalama yüzde 25 arttırdık. 

İş hacmimizle sürdürülebilir bir büyüme yakaladık. 2015 yılını 500 milyon euroya ulaştırdık. İstikrarlı büyümemiz 2016 yılında da aynı şekilde devam edeceğini öngörüyoruz. Yaklaşık 40 milyon dolarlık Yalova terminal projeleriyle, 2016 yılında trafikten 100 bin treyleri çekmiş olacağız. Lojistik faaliyetleri içinde en büyük paya sahip depolama alanında da 2016 yılında gerçekleştirmeyi hedeflediğimiz bir projemiz var. 120 milyon USD yatırım bedeli olan 210 bin metrekare kapalı alana sahip, tek çatı altında ülkemizin en büyük kapalı deposunu Şekerpınar’da inşa ediyoruz. 2016 yılının sonlarına doğru faaliyete geçireceğimiz LEED sertifikalı tesisimiz kendi içerisinde birçok ilki ve yeniliği de sektörümüze getirmiş olacak. Diğer hedeflerimiz arasında ise Sete-Calais arasında tren seferleri gerçekleştirmek ve Calais’ den İngiltere’nin en kuzeyine kadar tren seferimizi uzatmak var. Almanya-Romanya arası da tren servisi koymayı planlıyoruz. Bu yatırımlarımızla birlikte önemli bir intermodal oyuncusu olarak AB içerisinde de kendi ekipmanlarımız ve altyapımız ile hizmet veren en büyük lojistik firması olacağız.

Türkiye’nin lokasyon olarak Orta Doğu, Türk Cumhuriyetleri ve Avrupa arasında bir aktarma merkezi ve avantajlı durumda. Türk ekonomisinin ve ihracatının büyümesi de lojistik sektörünün büyümesini beraberinde getiriyor. Gün geçtikçe artan rekabet gücü, gelişen teknoloji sayesinde, yeni pazarlara ihracatçı firmalarımızla birlikte giriş yapabiliyoruz. Bu durum sektörümüzün dinamizmini arttırıyor” diyerek sözlerini tamamladı. 

“2016 yılına ilişkin temkinli bir iyimserlik içindeyim”

Borusan Lojistik Genel Müdürü Kaan Gürgenç: Geçen yıl yüzde 22 oranında büyüdük. 2016 yılına ilişkin temkinli bir iyimserlik içindeyiz. Borusan Lojistik’in her yıla en az 120 milyon lira ile başlar. 2016’ya da öyle başlıyoruz. İyimserliğim buradan kaynaklanıyor. Temkinli olmam ise, dünyadaki ekonomik konjonktürde yeni yılda kayda değer bir değişiklik olmamasından geliyor. 

Avrupa’daki ekonomik yavaşlama, bölgemizdeki jeopolitik sıkıntılar ve Rusya ile yaşadıklarımız 2016’da aynen devam ediyor. Dolayısıyla bu yıl da en az geçen yıl kadar zor geçecek. Ancak ben Borusan Lojistik’in bütün zorlukların üstesinden geleceğine ve 2015’teki güçlü performansını tekrarlayacağına inanıyorum. Bu yılki büyüme hedefimiz de yüzde 20’ler civarındadır. Bu yıl da 5 ana sektörde faaliyetlerimizi yoğunlaştırmaya devam edeceğiz. Bunlar otomotiv ve otomotiv yan sanayi, dayanıklı tüketim grubu, hızlı tüketim grubu, çelik ve çelik ürünleri ile ilgili alanların yanı sıra enerji sektörüdür. Ben lojistiğin geleceğini pozitif görüyorum. Satış kanalları değişse bile üretilen ürün ile satılacak yer arasında mesafe olduğu sürece lojistiğe mutlaka ihtiyaç duyulacaktır. Dolayısıyla lojistiğin öneminin gelecekte daha da artacağını rahatlıkla söyleyebiliriz. Ayrıca Türkiye’nin 2016’da seçim atmosferi içinde olmaması ve ekonomik politikalarda istikrarın hâkim olması tüm ekonominin olduğu gibi lojistik sektörünün de yararına olacaktır. Herkes artık işine ve hedeflerini gerçekleştirmeye odaklanacaktır. Tabi Güneydoğu’daki olayların bir an önce son bulması önemlidir. Böylece bu gelişmelerin lojistik sektörü üzerindeki olumsuz etkileri ortadan kalkacaktır.  Risklere baktığımızda 2015’de sektörü zora sokan koşulların değişmemiş olmasının en önemli riski yarattığını görüyoruz. Avrupa üzerinde yaşanan krizin 2016 içerisinde pozitife dönmesi ihtimalini çok yüksek görmüyorum. Rusya ile krizimizin nasıl aşılacağı henüz belli değil. Rusya’nın geçiş ülkesi olarak etkilediği bölgelerde de hızlı bir toparlanma beklemiyorum. Irak ve Suriye 2016’da daha kötüye gitme potansiyelini taşıyor. Dolayısı ile çevremizdeki ülkelerde yaşanan sorunlardan dolayı dışarıdan pek destek görmeyecekmişiz gibi görünüyor. Bu olumsuz tablo içinde belki de 2016’da en çok parlayacak ülke, ambargonun kaldırılma sürecini yaşayan İran olacaktır. Ama İran’ın parlaması sözünü ettiğimiz olumsuzlukları tek başına kaldırabilecek bir şey değildir.

MİCHELİN, SEKTÖR ORTALAMASININ ÜZERİNDE BÜYÜDÜ 

Michelin Türkiye Genel Müdürü Marco Giuliani: Türkiye gibi gelişimini sürdüren ve büyüyen bir pazarda sektörün de üzerinde büyüyoruz. Türkiye olarak, Grubun büyümesinde de dinamo görevi üstleniyoruz. Michelin Türkiye olarak, 2015 yılını karlılık anlamında ilk sırada, pazar payı anlamında ise ilk 2 içerisinde kapatmayı öngörüyoruz. 

Her zaman olduğu gibi, 2015 yılında da, özellikle iddialı olduğumuz 4x4, 17” ve üzeri binek lastik kategorilerinde de lider marka olarak yılı kapatmaktayız. Bu yıl geçtiğimiz yıllardan farklı olarak hafifi ticari araç lastikleri segmentinde de önemli bir ivme kazandığımızı düşünüyorum. Bu alanda da satışlarımız oldukça başarılı gidiyor. Hem pazarlama hem de satışlar anlamında bu segmentte hedeflerimizi büyüttük. Tüketici ihtiyaçlarını doğru tespit ederek geliştirdiğimiz ürün ve hizmetlerimiz başarının ardındaki asıl itici gücü oluşturuyor. Michelin Grup olarak Ar&Ge çalışmalarına yılda 650 milyon euro kaynak ayırıyoruz. Hem otomobil satışları hem de hafif ticari lastik segmentinde geçtiğimiz yıla göre yüzde 30 civarında yaşanan artış, potansiyelimizi artırıyor. Artan araç sayısına paralel olarak lastik ihtiyacı da yükseliyor. Türkiye’de halihazırda her bin kişiden 160’ı araç sahibi, bu rakam bazı Avrupa Birliği ülkelerinde 600’lere kadar çıkıyor. Genç nüfusun sürekli olarak artması da bu potansiyeli güçlendiriyor.  Bu yıl da artan otomobil satışlarının orijinal ekipman pazarını yükselttiği gibi önümüzdeki süreç sonunda değişim pazarına da büyük katkı yapmasını bekliyoruz. Ayrıca Türkiye inşaat sektörün hareketliliği, kentsel dönüşüm uygulamaları ve devlet destekleri ile ağır vasıta lastikleri pazarında da oldukça başarılı bir seyir izleniyor. Ağır vasıta segmentinde her yıl 1,5 milyon lastik, değişim pazarında yer alıyor. Dolayısıyla Türkiye ağır vasıta lastikleri için Avrupa’nın yükselen pazarı diyebiliriz.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

KSO ve TÜRKLİM iş birliğiyle açılan 'Kariyer Port Mükemmeliyet Merkezi'nde verilecek eğitimlerle limancılık sektörü için nitelikli iş gücü yetiştirilecek.

OMSAN Denizcilik, aldığı “Gemi Acenteliği Yetki Belgesi” ile denizyolu taşımacılığında kesintisiz hizmet sunuyor

Denizli'den sonra demiryolundaki ikinci lojistik terminalini 2014 yılında Aydın Efeler'de yaşama geçirerek sektörde önemli bir yatırıma imza atan Günaydın Group, Aydın...

Dünyanın lider posta ve lojistik grubu Deutsche Post DHL, 2020 Stratejisi çerçevesinde gelişmekte olan pazarları gelecekteki büyümesinin temel taşlarından biri olarak ...

Milas-Bodrum Havalimanı yaz sezonuyla birlikte uçuş ağını yeni havayollarıyla genişletmeye devam ediyor. Ukrayna merkezli havayolu şirketi Bravo, Ukrayna’nın başkenti ...

Arkas’ın filosu yeni aldığıM/V Cinzia A, M/V Teoman A gemilerinin de katılımı ile birlikte son bir yılda % 50 büyüdü.Bu alımla filosundaki konteyner gemisi sayısını 46...

200 milyar dolar civarında toplam ciroya sahip dünyanın en büyük ilk 20 şirketinden 19’unun Türkiye’de yatırımı bulunuyor