Prof. Dr. Akçiçek: “Hasta-hekim ilişkisi arka plana itiliyor”

26.9.2017
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi tarafından düzenlenen “Uyum Haftası” etkinlikleri kapsamında  yeni başlayan tıp öğrencilerine  ilk dersi  Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. S. Fehmi Akçiçek verdi. Ege Üniversitesi Muhittin Erel Amfisi'nde “Hekim Olmak” konulu dersi veren Prof. Dr. Akçiçek, “İlk Tıp Eğitimi Anabilim Dalı Ege Üniversitesi’nde kuruldu” dedi. Etkinliğe Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi  Dekan Vekili Prof. Dr. Cemil Gürgün, dekan ve başhekim yardımcıları, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.

Tıp fakültelerinin 1990-2000’li yıllardan bu yana kendilerini yoğun olarak sorguladığını ifade eden Prof. Dr. Akçiçek, “Ege Üniversitesi ve Dokuz Eylül Üniversitesi bu konuda öncü oldu. Bu yıllarda tıp eğitimindeki hedefleri gerçekleştirmek, gelecekte  bunları takip etmek ve yeni öğretim-eğitim yöntemlerini müfredata eklemek ve sınavları buna uygun hale getirmek için ilk defa ülkemizde Ege Üniversitesi’nde  Tıp Eğitimi  Anabilim Dalı kuruldu.O güne kadar eğitim konusunda görev alan tüm hocalarımız görevleri bittiğinde kendi ana dallarına dönüyorlardı.Yani bu bir kariyer değildi.İlk defa tıp eğitimi anabilim dalı bir kariyer olarak tıp eğitiminin kendisini meslek edinen hocalarımız ortaya çıktı.Bu hocalarımız yurtiçi ve dışında birçok araştırma ve incelemeler yapıp doktoralarını tamamladıktan sonra müfredatı gözden geçirerek mükemmel hale getirdiler. Ege Üniversitesi  ve Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Eğitimi Anabilim Dalı üyeleri bir araya gelerek Türkiye’de ilk Ulusal Tıp Eğitimi Kongresi’ni düzenlediler. Yine, ilk Tıp Eğitimi Araştırma-Geliştirme Derneği İzmir’de kuruldu’’ diye konuştu.

HÜMANİST YAKLAŞIN ÖNEMLİ

Hasta-hekim ilişkisi bakımından tıbbi bilimsel bilgiye sahip olmanın tek başına yeterli olmadığını söyleyen Prof. Dr. Akçiçek, “Bugünkü sistem genellikle sayısız bilimsel kurs, biyokimyasal işlemleri mükemmel bilen, ancak tıbbi uygulamalarda hümanist yaklaşımı, insancıl yaklaşımı zayıf olan hekimler yetiştiriyor.Hastalığın teşhisi, en uygun tedavi planının belirlenmesi için tabi bilimsel bilginin önemi tartışılmaz. Ancak, iletişim, dinleme, empati kurabilme yani bu hümanist nitelikler hekim-hasta ilişkisinin tam kalbinde yer alıyor.Günümüzde hastaneler adeta bir iş kolu hüviyeti kazanır iken, özellikle Türkiye ve benzeri ülkelerde hekimlerden bir tür bilim teknokratları haline gelmesi bekleniyor.İnanılmaz sayıda hasta görmek, hastaya ayrılan zamanın kısalmasıyla hümanisttik değerler hekim-hasta ilişkisinde arka planlara itiliyor’’ dedi.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

Dünyada hekime başvuru nedenleri arasında ağrıdan sonra ikinci sırada baş dönmesi (vertigo) geliyor. Üstelik insanların vertigo yaşama ihtimali her beş yılda bir yüzde...

Sabri Ülker Vakfı, Türkiye’nin sağlıklı yaşam ve beslenme alanında ilk bilimsel dijital bilgi platformu “Bilim Bunu Konuşuyor” aracılığıyla bu alanlardaki en güncel ko...

Sigara, vücuttaki tüm organlar için sağlık açısından olumsuz etkiler oluşturuyor. Gözler de tüm vücudumuz gibi sigara tüketimi sebebiyle ciddi bir risk altına giriyor....

Horlama denilince hemen hepimizin aklına yetişkinler, özellikle de erkekler geliyor. Ancak sanılanın aksine horlama, hatta ''uyku apnesi'' denilen daha ileri boyuttaki...

Plazalarda ve kapalı ofis ortamlarında çalışanlar hareketsiz kalıyor, hareketsizlik kas- iskelet ağrılarını tetikliyor. Kapalı ortamlar güneş alımını da engellediği iç...

Gribal enfeksiyonlar kış günlerinin gelmesiyle birlikte pek çok insanın hayatını zorlaştırıyor. Çoğu insanda kendiliğinden geçen gribal enfeksiyonların bulaşması önlen...

Beslenme ve Diyet Uzmanı Fatma Kahraman “Kültürümüzde çorba o kadar yaygın ki kahvaltı da dahil gün içinde her öğünde tüketilebiliyor. Kış aylarında sıcaklığıyla içimi...