Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Başkan zorda!..

13.7.2018
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

CHP İl Başkanı Deniz Yücel, “seçimlerde İzmir’in, ülke genelinde CHP’nin en iyi sonuçları aldığı iller arasında bulunmasına” doğru dürüst sevinemedi. Parti içinde başlayan “Kemal Kılıçdaroğlu – Muharrem İnce / Olağanüstü seçimli kurultay kavgası”, Başkanı “iki arada bir derede bıraktı”; geçen gün CHP İl Başkanlığı’na uğradım. Kapıda “Merhaba” dediğim CHP’li arkadaşım, “Hiç içeriye girme, Başkan çok sıkıntılı” dedi.

“Hayrola” dedim, “Seçimli olağanüstü kurultay için imza vereceklerin sayısını azaltmak için uğraşıyor. Firenin az olmasını sağlamaya çalışıyor. İşi zor, Allah kolaylık versin” dedi.

Koluna girip, binadan uzaklaştırdım, şöyle bir yürüdük. “Kimler hangi tarafta” diye sordum. “Yazma, aramızda kalsın” diyerek, “Milletvekili seçilenlerle, belediye başkanları arasındaki Evetçileri saydı, Hayırcıları saydı” ve de “Evet – Hayır kulisine etki için devreye giren partililerden birkaçının adını” söyledi; ona söz verdim, şimdilik adlarını yazmayacağım, ama bir ipucu vereyim; kısa bir süre önce, “Şimdi seçimli olağanüstü kurultay ve imza toplama zamanı değil, hedefimiz yerel seçimler, başarılı olmak için kollarımızı sıvama zamanıdır” açıklamasını yapan Deniz Başkan’ın işi gerçekten çok zor!..

 

El öpenlere, eğilenlere mesaj…

Millet Meclisi’nde sırasında oturan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin önünde eğilerek ellerini sıkan Genel Başkan Yardımcıları Koray Aydın ve Müsavat Dervişoğlu ile elini öpen İstanbul Milletvekili Hayati Arkaz’ın görüntüleri İYİ Parti’de genel başkan Meral Akşener dahil, büyük tepki gördü.

Bir okurum, Yeniçağ Gazetesi yazarı Yavuz Selim Demirağ’ın “El Öpme Vakası” başlıklı yazısından bir paragraf göndermiş. Mailinde diyor ki; “Bahçeli, sizin yazarınız Öcal Uluç’a da tam sayfa ilanında teşekkür ediyordu. Teşekkür edilenler arasında Yavuz Selim Demirağ da vardı. Sizin gazeteniz ve yazarlarınız, ‘El öpme vakası’ konusunda ‘bir şey yazmadınız’, bari Yavuz Bey’in yazısından gönderdiğim paragrafı sütununuza alın da, ‘oy verdiğim’ İzmir Milletvekili ve Genel Başkan Yardımcısı Musavat Dervişoğlu’na, sizin vasıtanızla ‘O oyum sana haram olsun’ demiş olayım. Benim gibi düşünen ve İyi Partiye oy veren İzmirliler için de.”

Yavuz Bey’in yazısındaki bana gönderilen paragraf şöyle: “Moda deyimle ‘empati’ yapıyorum. Hoş görmek için zorluyorum kendimi. O sırada ‘Arkaz, Aydın ve Dervişoğlu'nun yerinde olsam ne yapardım?’ diye gece boyunca uyumadım, içimden kendimle hesaplaştım. Gazetemin yazarı pusuya düşürülüp öldüresiye dövülmüş. Binamız, aracımız kurşunlanmış. Tehdit ve şantajlara maruz kalmışız. İmzasız ihbarlarla yazarlarımız günlerce gözaltına alınmış. Güvenlik kameralarının önünde 25-30 Vandal gazetemizi işgal etmeye kalkışmış. Kırıp, dökmüş. Yetmemiş 26 Haziran günü sözde ‘Teşekkür’ ilanı ile aralarında bu satırların yazarının da bulunduğu yazarlarımıza hakaret yağdırılarak, hedef gösterilmiş. Kimse kusura bakmasın bunca yaşananlardan sonra benden kimse ‘af’ beklemesin. Asla selamını almazdım, yüzüne bakmazdım...”

Musavat Dervişoğlu’na ve elbette Koray Aydın ile Hayati Arkaz’a, “Yavuz Bey’in yazısını okumuşlardır” ama, okuyucumun maili vesilesiyle ben de “havale edeyim”, seve seve..

 

Hem Ressam, hem Hoca!..

Bakın sevgili okurlarım, birkaç aydır İzmir kırsalında dolaşmaya başladım. Öyle insanlarla, öyle sanatçılarla tanıştım ki, “Neden şimdiye kadar İzmir metropolü içinde kaldım” diye kendi kendime kızar oldum.

Seferihisar Belediye Başkanı Tunç Soyer’in de katıldığı Ulamış Köyü’ndeki kütüphane açılışında tesadüfen, adı “yurt dışına kadar uzanmış” bir ressam hoca ile tanıştım; Canip Taşkıran…

Kütüphane binasının dış duvarlarında enfes çizgileri vardı; göz alıyordu. Beni Sığacık Marinası’ndaki kültür / sanat merkezine davet etti. Birkaç gün sonra gittim; müthiş…

Koca bir salonda 70’li, 80’li yaşlardan kadın – erkek insanlar resim yapıyorlar, heykel yapıyorlar. Duvarlarda Hoca’nın resimlerinin yanında onların da resimleri var. “Keşke ben de Seferihisar’da, Sığacık’a yaşasaydım da, Canip Hoca’nın talebesi olup, bu salondaki “amatör ressam ya da heykeltıraşların arasına girseydim” dedim, içimden. Gizemli bir sessizlik içinde yapılan eserler sergilenecek. O sergiye gideceğim.

Canip Taşkıran hoca ahşap da boyuyor, ağaçtan halkalara yaptığı resimler sanki canlı gibi!..

Sığacık Marinasına giderseniz mutlaka o kültür ve sanat merkezine uğrayın ve Canip Hoca ile tanışın!..

 

Kemeraltı müdavimlerine müjde!..


Her gün İzmir Büyükşehir Belediyesi’nden haber yağıyor; “Şurada bu yapılıyor, burada şu yapılıyor” diye… Son gelen haberlerden biri benden bol bol alkış aldı. Ben AVM gezmeyi severim. Ben çarşı – pazar gezmeyi de severim. Hele hele “geçmişten gelen” çarşılar beni büyüler. Kemeraltı da öyle bir çarşı. İşte, gelen ve alkışladığım haber şuydu; Kemeraltı “günün belirli saatleri dışında” trafiğe kapatılacak, yolları, daracık sokakları otomobillerle, kamyonetlerle tıkanmayacaktı.

“Ohhhh, Dünya varmış” diyecek Kemeraltıseverler. Dükkan ve mağaza sahiplerinin taşıyıcıları, muayyen saatlerde girebilecekler ancak Kemeraltı’na, o kadar!..

Bu kararı alanlara ve uygulayacaklara onlarca, yüzlerce teşekkür!..

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar
Website Security Test