Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş
Ana Sayfa / 

Nereden İzmir’e

21.9.2018
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Eylül ayının başında Urla’nın Barbaros köyünde gerçekleşen” 3. Oyuk Festivali” büyük ilgi çekti. İzmir’in her bir yöresinden binlerce meraklı bu güzel Urla köyüne aktı adeta. Buradaki “oyuk” çukur yer anlamına gelmiyor; diğer anlamı “insan ya da hayvanı andıran bostan korkuluğu”. Festivalin hareket noktası köye özgü “oyuk”lar. Her taraf “oyuk” çeşitlemeleri ile dolu.

Urla’da festival olunca, işin içine kültürel etkinlikler de girer mutlaka. Gülnur Vural çok güzel bir girişimde bulunmuş; “İlkdördün Kültür ve Sanat Vakfı”nı kurmuş. Kaymakamlık da köyün eski okul binasını Vakfa tahsis etmiş. Kitaplar da, değerli yazar-felsefeci Süreyya Berke’den. Müthiş!

Bu binada festival sürecince güzel söyleşiler oldu Urlalı yazarlarla. Aydın Yaka, Mehmet Emeç, Ferhan Erim, Tayfun Caymaz, Ercan Kızılay, Sedef Tunçağ, Nejdet Karstarlı, Bahriye İplikçi, Emine Kamalı Aktaş, Levent Kayhan, Barbaros köyü ve Urla üzerine katkı koydular bu söyleşilerde. Tarihi ile yemek tarifleriyle, şiirleriyle…

Söyleşilere önemli bir katkıyı da, İzmir yayın hayatının marka isimlerinden birisi olan Tufan Atakişi yaptı. Atakişi, 1996 yılından bu yana “İzmir İzmir – Kültür ve Sanat” dergisini yayınlamayı sürdürüyor. Ayrıca Karşıyaka Kent Kültür ve Sanat Dergisini de yürütüyor. Bu çabalarıyla, İzmir Büyükşehir Belediyesinin “Kente Katkı Ödülü”ne 2005 ve 2010 yıllarında 2 kez lâyık görüldü.

Atakişi, ağırlıklı olarak Atadost yayınlarından çıkan “Smyrna’dan İzmir’e – gizli kalmış detaylar” kitabındaki bazı noktalara değindi. Alsancak’taki Yankı kitapevinde bulabileceğiniz kitapta, pek bilinmeyen bilgilerin yanı sıra, 112 adet gravür ve fotoğraf ile 15 adet grafik ve harita var. Kitabın girişinde önemli bir saptamada bulunuyor. Aktarıyorum:

“Eğer egemenlerin yenidünya düzeni; ‘bir toplumu yok etmenin en kolay yolu, geçmişini unutturmaktır’ üzerine kurulduysa ve bu şekilde başarıya ulaştıklarının çokça örneğini de görüyorsak, bunun önlemini mutlaka almak zorundayız. Geçmişi bugüne, bugünü geleceğe taşıyarak bırakacağımız bilgi, belge ve görseller çocuklarımız ve torunlarımız için önemli bir miras olacaktır.”

Atakişi konuşmasında ayrıca, Amsterdam’ın dışına hiç çıkmadığı halde İzmir’in ilk gravürlerini başarıyla çizen Olfert Dapper’den, MS 155 yılında İBB katkılarıyla açığa çıkmaya başlayan antik tiyatroda öldürülen Aziz Polikarp’dan söz etti.

Buca, Bornova gibi yerlerde muhteşem köşkler yapan Levanten tüccarlarının zenginliğinin kaynağı da, söyleşide hazır bulunanları hayrete düşürdü:

Avrupa ve ABD’nin afyon sakızı gereksiniminin Denizli ve çevresinden sağlandığını bilmiyordum doğrusu. Bu hammaddenin çeşitli kanallardan Çin’e sevk edilmesi, 100 milyonlarca Çinlinin mahvolmasına yol açarken, bu ticarete bulaşan İzmirli Levantenler, muazzam servetler biriktiriyordu.

Atakişi kitaplarına boş yere “gizli kalmış detaylar” alt başlığını takmamış.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 2 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Zafer Cengiz

23.09.2018 - 11:36
Tarihten dersler almak "nostalji ötesinde 'neden-sonuç-analizleri' yaparak icra edilmelidir! Geçmiş olayların geleceğe ışık tutabilmesi için "magazin ötesi çabaların devreye alınması süreçleri" sürekli ihmal ediliyor ve gelişim de sekteye uğruyor..!? Önemle dikkatlere sunulur. #TurizmdeÇÖZÜM için #UyanİZMİR

Tufan Atakişi

22.09.2018 - 12:32
Kitabıma gösterdiğiniz ilgiye teşekkür ederim...
Yazarlar
Website Security Test