Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş
Ana Sayfa / 

Türkiye’den habersiz muhalefet!..

21.9.2018
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Ne kadar hata, ne kadar yanlış yaparsa yapsın, AKP bin yıl iktidarda kalır; zira karşısında “muhalefet yok”, dahası “doğru dürüst muhalefet yapabilen” medya da yok!.. Yok… Yok…

Bir “ulusal” gazete var, “masa tenisi maçı gibi”, bir o yana bir bu yana gidiyor; dahası “Ana muhalefet partisi konusunda bile ‘hizipçilik’ yapıyor; iyi mi?..

Bir “ulusal” TV var; o da “Ana muhalefet içinde hizipçiliğe meraklı”, dahası “o partide tuttukları adam için’, ona ‘rakip olduğunu sandıkları’ bir başka muhalefet partisi liderine laf sokuşturmayı” ihmal etmiyor!..

Size, “muhalefet tarafının ne hâlde olduğunu gösteren” taze bir örnek vereyim:

Muhalefetin “nefes aldığını sandığı” TV’yi açıyorsunuz; ekranda bir “sunucu” var, bir de ana muhalefet milletvekili!..

 

Sunucu, sorular soruyor, milletvekili de cevaplıyor.

Mesela, “Trump zorda, galiba gidici. en yakınında çalışan danışmanları, görevlileri, ‘itirafçı’ olarak, ‘Trump – Rusya ilişkisini araştıran” savcının tarafına geçiyorlar, o giderce yerine Pence gelecek, ABD’nin dış politikasında ne gibi değişiklikler olabilir” anlamına bir soru soruyor.

Soruyor da … O ekrana çıkarken ve “bu soruyu soracağı belli iken”, anlaşılıyor ki, “bu konuda bir parçacık bile” dersine çalışmamış!..

 

Pence”nin “Evanjelistlerin kahramanlarından” olduğundan, Evanjelist’lerin “Trump yerine Pence’si başkan görmek istediklerinden” haberi yok. Milletvekili “bunları anlatırken” hayran hayran dinliyor.

Ya, “Pence’si gazetelerde, yazarlarda okuduğu için”, bu kadar “iyi bilen”, Ana muhalefetin “Ankara Milletvekili, konu “Türkiye’ye ve mesela Şarbon olayına gelince”, adeta  “Duymayız, araştırmayız, bilmiyoruz” üçlemesini oynuyor ve durmadan diyor ki; “İktidar bize bilgi vermiyor, nerede salgın olduğunu, hastaların, ölülerin olup olmadığını bilmiyoruz, bilmiyoruz, bilmiyoruz!..”

Hadi “ülkede gazetecilik kalmadı”, böylesine “çok önemli bir olayı” bile “araştıran, soruşturan” yok, iyi de “ülkede muhalefetçilik de mi kalmadı”; ki, Ana Muhalefetin hem de Ankara Milletvekili ekrandaki canlı yayında, “Bize bilgi vermediler, bilmiyoruz, öğrenemiyoruz” diye ağlaşıyor?..

Ülkenin dört bir yanında, ilde, ilçede, kasabada, köyde hiç mi “önemli bir olayda bilgi alacak” adamlarınız yok; valiliklerde, kaymakamlıklarda, sağlık teşkilatında, “bilgi alabileceğiniz, inanılır, güvenilir” insanlarınız yok; doktorlarınız, muhtarlarınız yok?..

“Böyle önemli ve karantinalı, hastalı, ölümlü” bir olay, muhtarlardan, doktorlardan saklanabilir mi? “Muhtarların haberi olmadan, ‘karantina’ olur mu, doktorların, hastabakıcıların, hemşirelerin haberi olmadan, ‘salgın’ ve ‘hasta’ ve de ‘ölü’ olur mu?..”

Ama, “kim uğraşacak” bunlar ile, “ekrana çık bol bol ‘laf salatası yap’, Meclis’te ‘basın toplantısı yap’ bol bol iktidara salla”; işte size muhalefet!..

Ve de “onun için” bu halk size oy vermiyor, vermemekte de çok haklı; işte yerel seçimler geliyor ve “galiba” sizleri yeni bir hezimet bekliyor!..

 

++++++

 

Churchill ve Kılıçdaroğlu!..

 

 

Bakınız, İkinci Dünya Savaşı’nın galibi “büyük” liderlerden zamanın İngiliz Başbakanı Winston Churchill ne demiş; “Başarı, şevkini hiç kaybetmeden bir başarısızlıktan ötekine geçebilme kabiliyetidir!..”

70 yıl öncesinden bugünlere gelmiş bu söz; bana, sanki “CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun ‘ne kadar başarılı olduğunu’ anlatıyor” gibi geldi, yoksa yanılıyor muyum?..

 

+++++++

 

Haftanın Adamı

İlhan Erdal

MÜSİAD Ankara Başkanı İlhan Erdal, “ekonomik kriz, dolar, faiz konularındaki tedbirler” ile ilgili bir konuşma yaparken, “müthiş” bir öneri getirmiş; “Kurlar çok hareketli olduğu için işi olan da olmayan da dövizle ilgili konuşuyor. Televizyonlarda alt yazı ile ve ekranlarda sabit olarak kurların gösterilmesi uygulamasından vazgeçilmeli. Doların sürekli konuşulması iş dünyasını rahatsız ediyor. Bu konuyu doğrudan dövizle işi olan konuşsun.”

Doğrusu, MÜSİAD’lılar “böyle bir başkanları olduğu için” iftihar etmeliler. Bu öneri uygulanırsa, “ne dolar kuru, ne ABD gerilimi, ne Trump, ne faiz artışı, ne enflasyon, ne ekonomik kriz kalır ortada!..”

Sizce, sevgili okurlarım, İlhan Erdal, “Haftanın Adamı seçilmeyi” hak etmiyor mu?..

 

++++++

 

Sözün Özü

“Topyekûn” bütün muhalefetin “sarsamadığı” Cumhur İttifakı’nı, “bir Adam / bir Hükümlü” neredeyse yerle bir ediyor; muhalefetimiz adına “ibret verici” bir tablo!..

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar
Website Security Test