Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş
Ana Sayfa / 

Halkçı belediye, halkın adayları

5.10.2018
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Yerel seçimler yaklaşıyor. Seçim tarihi yaklaştıkça da ilgi ve heyecan artıyor. Son olarak, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu’nun Mart 2019 seçiminde aday olmayacağını açıklaması, yerel seçim sürecine yeni bir ivme kazandırdı. Özellikle de CHP ve İzmir açısından…

Öncelikle, yaptığı başarılı hizmetlerle ve en uzun süreli başkanlığıyla, İzmir’in yerel yönetim tarihine adını yazdıran Başkan Kocaoğlu’na, İzmirliler olarak teşekkür ediyoruz.

 

CHP’nin İzmir stratejisi

 

Yaşanan bu yeni gelişme ile birlikte, CHP’nin İzmir’de uygulayacağı yerel seçim stratejisi daha da önem kazanıyor. CHP, İzmir’de, Ege’de ve genel olarak ülke çapında nasıl bir strateji izlemelidir? Muhalif seçmen açısından, ana muhalefet CHP’nin özel ve öncelikli bir konumu var. Pek çok büyük kentte, iktidarın adayları karşısında en güçlü seçeneği, doğal olarak ana muhalefet partisinin adayları oluşturuyor. Bu durum, CHP’ye daha büyük sorumluluk yüklüyor. Ana muhalefet, seçim stratejileri ve adaylar konusunda hata yapmamalıdır.

İzmir seçmeni ile yıldızları barışmayan iktidar partisi, İzmir ve ilçelerinde, İzmir seçmeninin duyarlılıklarına, özellikle de yaşam tarzına ters düşmeyecek adaylar çıkarmaya hazırlanıyor. Örneğin, adı çokça geçen İZTO Başkanı Mahmut Özgener (eski belediye başkanlarından Osman Kibar’ın torunu) veya benzeri tarzda adaylar... İZTO seçimlerini anımsayacak olursak, bir bölüm CHP’linin Özgener’e oy verebildiğini görmüştük. Dolayısıyla, bu kez CHP’nin, İzmir’de yerel seçim denklemini farklı biçimde kurması gerekiyor. Belediye seçimlerinin elbette kendine has dinamikleri var.

 

Tarihten bir örnek ve anı

 

1973 yerel seçiminde, zamanın güçlü ismi, İzmir sermaye ve iş çevrelerinin tam desteğini almış, Adalet Partili (AP) İzmir Belediye Başkanı Osman Kibar’a (nam-ı diğer Asfalt Osman) karşı; halkın içinden çıkan, partide yetişmiş ve CHP’nin değerleriyle yoğrulmuş İhsan Alyanak seçimi kazanır. Bu tam anlamıyla İzmir’de ‘halkçı belediyecilik’ anlayışının zaferidir. Bir bakıma, günümüzde Aziz Kocaoğlu’nun başkanlığa ilk geliş süreci ile de benzerlik taşır.

 

1990’lı yıllarda, o dönem yazdığımız gazetede çok ses getiren ‘Kahvehaneler’ yazı dizisi için, rahmetli Alyanak’ı ziyaret etmiştik. Çünkü o bir kahvecinin oğluydu. Sahilevleri’ndeki mütevazı evinde, saatlerce süren uzun bir söyleşi gerçekleştirmiştik. O’nunla, İzmir’in mekânlarını, semtlerini ve siyasetini konuşmuştuk. Döneminin ünlü ve güçlü ismirahmetli Osman Kibar’a karşı, nasıl siyasal zafer kazandığını, o kendine has üslubuyla anlatmıştı. Bu ilginç söyleşi, rahmetli başkan Ahmet Piriştina döneminde, İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından yayımlanan kitabımızda da yer almıştı (İZMİR - Sesler, Yüzler, Sokaklar / Mehmet Şakir Örs / İBB Kent Kitaplığı, 2001).

 

Siyasette insan yetiştirmek

 

Aslında solun, sosyal demokrasinin ülkemizdeki tarihi, böylesi başarı öyküleri ile doludur. Günümüzde de siyaset ve yerel yönetim alanlarında yeni utkulara, yeni başarılara ihtiyaç vardır. Halkımız da ana muhalefet CHP’den, farklı başarı öyküleri yaratacak yeni adaylar ve kadrolar bekliyor. CHP’nin kendi değerleri ile yoğrulmuş, halkın ve partinin içinden yeni isimler ve yönetimler seçmenin önüne çıkarılmalıdır. ‘Halkçı belediyecilik’ ancak böylesi bir yaklaşımla ve yaşadıkları kentleri tüm yönleriyle bilen ‘halkın adayları’yla hayata geçirilebilir. Siyasal mücadeleye yeni insanlar kazandırmak ve yeni önderler yetiştirmek, hem önemli bir erdemdir, hem de siyasal bir sorumluluktur.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar
Website Security Test