Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş
Ana Sayfa / 

IMF daha iyi mi olur?

5.10.2018
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

2001 yılı Şubat ayında, Cumhuriyet tarihinin en büyük krizi yaşanmıştı. IMF yönetimdeydi bir yandan ekonomi yönetimini tam kontrol altında tutarken diğer yandan açtığı kredi dilimlerini serbest bırakmak adına hükümetle sağlanan mutabakatın gereğinin yapılıp yapılmadığının denetimini yapmaktaydı.

Buna rağmen 22 Kasım 2000 ve 21 Şubat 2001 krizlerinin yaşanması önlenemedi. Önlemek bir yana kasım krizinin bir numaralı faili idi. IMF’nin kucağına oturarak kendini iğdiş ettirmiş hiçbir ülkenin geliştiğini, kalkındığını dünya tarihi yazmaz. Esasen bu kurumun asıl işlevi ülkenin gelişmesi kalkınması ve hakim güçlere ortak olması değil, ölmeden pazar konumunu sürdürebileceği stabiliteye kavuşmasıdır.

Krizlerin tümünde (bugün olduğu gibi dünde) akıl yolundan sapılması ve farklı sebeplerle şartların zorlanması vardır. Bir parkta develeri, filleri kapıştırıp neden çimler eziliyor, ya da neden bu park düzenli ve bakımlı değil diye şikayet etmeye hakkınız yok.

Bu gün baktığımda, herkes Güney Kore örneğinden yola çıkarak kıyasıya eleştiriler yapıyor. Orada 1953 de savaştan çıkan bir milletin canını dişine takarak birlik içerisinde çalışması görünürken, senin tarihinde başbakan asmakla başlayan sonuncusu, daha 15 Temmuz’da olan darbeler, yıkmalar, bozmalar, asmalar, tarihi görünmektedir.

Hiç kimse kusura bakmasın Afrikalı gibi çalışıp, Ortadoğulu gibi çatışıp, Amerikalı gibi yaşama hevesi bir gün kursağınızda kalır. Nitekim kaldı.

Akıl yolundan sapma demişken, Bankalar, Şirketler ve Ülkeler çoğu zaman yaptıkları faaliyetleri ve iş süreçlerini yaparken o denli monotonlaşır ve mekanikleşir ki nerede yanlış yaptıklarını fark edemezler.

Bu sebeple bir dış gözlemciye ihtiyaç duyar, Bu gözlemci, iş süreçlerini inceler ve çağın şartlarına göre günceller, raporlayarak, yapılanları yönetim ve gerekirse kamuoyuyla paylaşır.

Bu kurumun ya da kamu çalışanlarının, daha iyi organizasyonu motivasyonu ve yeni sürece adaptasyonuna katkı verecek, Üçüncü şahıslara o şirkette yada ülkede işlerin nasıl gittiğine dair bağımsız güvenilir bir hakem olacaktır.

Ülkede işlerin iyi gitmediği dönemde işlerin yoluna girmesi ve yeniden aklın kurallarıyla hareket edilmesi için gerekli olan bir uygulama.

McKinsey olayından bahsediyorum, bu dönemde IMF dışında bir güven artırıcı çıpaya ihtiyaç vardır.

Bu günlerde güven en çok ihtiyacımız olan şeydir. Akbank’ın 930 milyon dolarlık Sendikasyonu yenilemesi borsaya 100 bin dedirtti.

Doların 5,90 seviyesine gerilemesine sebep oldu, güven vermeye ne kadar ihtiyacımız olduğunu siz düşünün.

Artık bu günden itibaren atılacak her adım, alınacak her karar çok hayati önem taşımaktadır. Yapılacak her doğru iş, krizi geriletecek, yapılacak, her yanlış iş yanlış tartışma krizi derinleştirecektir.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar
Website Security Test