Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş
Ana Sayfa / 

Bangladeş’e yatırımın tam zamanı olabilir

19.10.2018
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

  

 

İstanbul Başkonsolosu Muhammed Monirul İslam’ın daveti ile Bangladeş’i görme ve inceleme fırsatını yakaladık… Dünyanın değişik ülkelerinden 50 gazeteciyi de davet etmişlerdi. Ekonomideki hamlelerini bütün dünyaya anlatıp, ülkeye yeni yatırımcı çekmek istiyordu Bangladeş… Bu nedenle kendi çaplarında büyük bir tanıtım atağına girişmiş durumda.

Peki Bangladeş yatırım için cazip bir ülke mi? Hangi sektörlerde büyümek istiyorlar. İnceleme gezisinde dünyanın en yoğun trafiğine rağmen bunu göstermeye çalıştılar.

Bir kere şunun altını çizelim… Başta nüfusu 15 milyonu aşan başkent Dakka olmak üzere yoğun trafiği çözmek için önümüzdeki süreçte etkili bir metro yatırımı yapmak zorundalar. Bu noktada Türkiye’de metro yatırımlarında çok etkili olan firmalarımızın dikkatini bu noktaya çekmek isterim.

Bangladeş, alan olarak ülkemizin neredeyse 6'da biri, ama bizim iki katımız nüfusa sahip. Halen nüfus yaklaşık 163 milyon. Yüzölçümü ise yaklaşık 145 bin kilometrekare.

Bu bilgiye bakıldığında Bangladeş’in gıda ithalatçısı olacağını düşünebilirsiniz. Ama durum hiç de öyle değil. Bereketli toprakları sayesinde Bangladeş her türlü gıdada kendine yetecek durumda. Pazarlarda görülen manzara bunu net bir şekilde gösteriyor. Bangladeş dünyanın akarsu konusunda en şanslı ülkelerinden biri olarak değerlendiriliyor.

Dünya Bankası (World Bank) raporlarına göre Bangladeş, son 20 yıldan bu yana yani 1996’dan beri sürekli ve düzenli olarak yılda yüzde 6 büyüme gösteriyor. İşte bu büyüme, Bangladeş’i 2015 yılında orta gelirli ülkeler sınıfına atlatmış.

Milli gelirin 250 milyar dolar olduğu Bangladeş alım gücü paritesinde dünyada 34’üncü sırada yer alıyor. Ama milli gelirini artırmada da dünyada 8’inci sırayı yakalamış Bangladeş…

Bangladeş son yıllarda ortaya çıkardığı ekonomik ve sosyal başarılarına, enflasyon canavarını dize getirmeyi de eklemiş.

Bangladeş ihracata dayalı bir büyüme modeli geliştirmiş durumda.  İhracat 2016 yılında 34 milyar ve 2017 yılında ise 36 milyar dolar olarak gerçekleşmiş. İhracatta da dünyada 58. Sırada yer alıyor. İthalat ise 2016 yılında 40 ve 2017 yılında ise 42.3 milyar dolar olmuş.

Bütün dünyada olduğu gibi Bangladeş’te de cep telefonu sevgisi muhteşem… Halkın yüzde 86’sında cep telefonu bulunuyor. Cep telefonu kullanımında dünyada ilk 10 içinde yer alan Bangladeş’te tam 140 milyon cep telefonu kullanılıyor.

Şimdi geleyim bu ülkedeki yatırım fırsatlarına… Biraz önce söylediğimiz gibi ülkede çok bereketli topraklar var. Ancak meyve ve sebze ambalajlanması ve saklanması noktasında sıkıntılar olduğu söyleniyor.

Bir başka önemli nokta ülke ihracatın yanına turizmi de koymak istiyor. Dünyanın en uzun sahillerine sahip olan ülkede turizm yatırımı yok denecek noktada. Sahil şeridinde bulunan otel sayısı bir elin parmakları kadar… 110 kilometre olduğu söylenen sahiller bomboş. Ne otel var ne de bir başka yatırım. Sakın Bangladeş’e kim gelecek diye düşünmeyin. Önümüzdeki süreçte Bangladeş ilginç bir turizm destinasyonu olabilir. Bu yüzden bugünlerde Bangladeş’e turizm yatırımı yapmak öngörülü bir iş davranışı olabilir.

Bangladeş ekonomisi yardıma bağımlılıkta ihracata, yatırıma özellikle de turizme duyarlı bir noktaya doğru koşuyor. 2021 yılında 50. bağımsızlık yılını kutlayacak olan Bangladeş’te  “Vizyon-2021” projesi ile ülkeyi “Dijital Bangladeş”te yapmak isteniyor.

Bu noktada da bilişimcilerin bu ülkeyi işbirliği sıralamasına koymalarında büyük fayda olduğu düşünülüyor.

Kimsenin aklına gelmediği dönemde Bangladeş’e yatırım yapmanın tam zamanı diyenler bir adım öne geçebilir.

Bangladeş’i en iyi tekstilciler biliyor. Dünyanın önde gelen markaları işçilik maliyetleri uygun olduğu için neredeyse bütün üretimlerini bu ülkede yaptırıyor.

Türk tekstilcilerin de üretimlerini yavaş yavaş bu ülkeye kaydırdıklarını biliyoruz. Bu üretim gücü ile işbirliğini geliştirmek de Türk tekstilcilerin önünü açacak bir gelişme olarak değerlendirilebilir.

Bangladeş’te işbirliği yapılacak iki önem alanda gemi sanayi ve sağlık sektörü. Bu alanlarda önemli bir üretim altyapısına sahip olan Bangladeş ile işbirliği yapmak dışa açılma arayışları içinde olan firmaların önünü açabilir.

Son söz… Bizim mesleğin duayenlerinden, gitmediği ülke kalmayan Ahmet Coşkunaydın’ın tespitine göre dünyada Türkiye’nin en sevildiği ülkelerin başında Bangladeş geliyor.

Bu tespite son dönemde Türk dizilerinin yarattığı sempati de eklenince ortala yatırım için gidilecek bir ülke profili çıkıyor.

 

 

Başbakan kadın istihdamına büyük önem veriyor...

 

BEPZA ihracatın lokomotifi

Güney Asya’da rüzgar estiren ülkelerinden biri olan Bangladeş’te son dönemde hep BEPZA konuşuluyor. Uzun vadeli ihracat programı olan BEPZA ile ülke ciddi adımlar atıyor. Banglades Export Processing Authority kelimelerinin baş harflerinden oluşan BEPZA anlam olarak da Bangladeş İhracatı geliştirme idaresi olarak çevrilebilir.

BEPZA yerli, yabancı her türlü girişimciye destek oluyor. Yatırımcılara ihracat anlamında her türlü kolaylığı gösteriyor. Kuruluş halen Bangladeş’in 6 farklı bölgesinde, en ucuz işgücü garantisiyle hizmet veriyor. Ülke geçtiğimiz yıllarda 187 ülke arasında, yabancı yatırımcıya en büyük güven veren 22 ülke arasında yer aldı. Bu bölgelerde fabrikalarda çalışma saatleri 48, bürolarda çalışma saatleri de 40 saat olarak belirlenmiş durumda. BEPZA yatırımcılara, bankacılık ve benzeri her türlü destek yanında, her türlü alt yapıyı da hazır olarak sunuyor. Bangladeş’in başbakanı Sheikh Hasina’nın özel destek verdiği kuruluşun, Bangladeş’in ihracatının geliştirilmesine, bugüne kadar olduğu gibi, önümüzdeki dönemlerde de artan bir katkı vermesi hedefleniyor. BEPZA yatırımlarında Bangladeş firmaları 141 firma ile başı çekerken, onu 77 firma ile  Güney Kore ve 40 firma ile de Çin izliyor. BEPZA bünyesinde henüz sadece bir Türk firması yer alıyor.

Chittogong, Dhaka, Comillo, Mongla, Uttara, Ishwardi, Adamjee ve Karnaphuli kentlerinde yer alan BEPZA bünyesindeki EPZ’ler (İhracat Geliştirme Merkezi) yatırım çekme konusunda birbirleriyle yarışıyor. Bu merkezlerde toplam 476 yatırımcı, 5 milyondan fazla insana iş alanı açmış bulunuyor.

 

 

Kadınların ekonomideki ağırlığı artıyor

1971 yılına kadar Pakistan'a bağlı ve Doğu Pakistan olarak tanınan Bangladeş, verdiği büyük mücadeleler ve yaklaşık 3 milyon insanın bağımsızlık savaşı sırasında canını vermesi karşılığında, 16 Aralık 1971 yılında, bağımsızlığını kazandı.

2008 yılında Başbakan seçilen Sheikh Hasina, başlattığı ve kararlılıkla yürüttüğü reformlar sayesinde ülkede çok önemli gelişmeler oldu. 163 milyonu bulan nüfus ile büyük sıkıntıları olan ülkede çocuk ölümleri başta olmak üzere birçok alanda önemli adımlar atıldı.

Bangladeş’te nüfusun yüzde 35’i kentlerde yaşıyor. Şehirlere göç oranı ise yıllık yüzde 3 ile sınırlı. Ülkede, şu sıralarda 25 milyon kişilik refah düzeyi çok yüksek ve dünya standartlarını yakalamış bir kitle var. Bu kesim dünyayı geziyor, çocuklarını en iyi şekilde eğitiyor. Bu kitleye katılım süratle artıyor.

Bangladeş’in en büyük başarılarından biri de halkın gıda güvencesini sağlamış olması. Ülke kendine yetecek gıdayı üretebilir durumda.

Başbakan ülkenin kurucusu ve atası sayılan Sheikh Mucibur Rahman'ın kızı Sheikh Hasina. Kadın başbakan Sheikh Hasina ülkede kadın istihdamına büyük önem veriyor. Bilişimden tekstile son dönemde kadınların çalışan nüfus içindeki payının artığı görülüyor.

 

 

 

İşadamı Ümit Tekin yıllar önce Midyat'tan göç eden Süryanilerin düzenlenen etkinliğe dünyanın dört bir yanından gelmesini sağladı.

 

Midyat bölgenin turizm merkezi olacak

Ümit Tekin başarılı biri işadamı, girişimci ve iyi dosttur.. Zaman zaman tanıdığım tek Süryani diye takılırım…

O da söz Süryanilikten açıldığında hemen anlatmaya başlar…  Süryaniliğin bir ırk olduğunu beş bin yıllık bir geçmişi olduğunu söyler…

Sonra da Midyat sohbeti yaparız. Midyat’ta hala Süryanilerin yaşadığını ifade eder… İşte bu Ümit Tekin dostumuz geçtiğimiz günlerde aradı ve ”hafta sonu Midyat’a gidiyoruz” dedi… Yıllardır konuştuğumuz Midyat gezisi nihayet gerçekleşti.

Ve hep merak ettiğim Mor Gabriel'i, diğer efsaneleri ve Süryani tarihini yerinde görme şansını yakaladım.

Aslında Midyat gezisine bir başka ilçenin genç kaymakamı Hüseyin Tekin vesile olmuştu. Büyük bir cesaretle Midyat’ta Uluslararası Kültür ve Sanat Festivali’ni düzenleme kararı almıştı.

Festival ile bir taşla birkaç kuş vurmak hedeflenmişti.  İlk amaç ilçede hareket yaratıp ekonomiye can vermekti. İkincisi amaç Midyat’ı bölgenin turizm merkezi haline getirmek olarak özetlenebilir.

Son olarak da Midyat’a yeni yatırımlar kazandırmak yeni yatırımcı çekmek amaçlanmıştı. İlk festivalde bütün bunlar gerçekleşmedi tabi ki… Ama gerçekleşme işareti verildi. Kent halkı festivale sahip çıktı. Taksici Salih’ten, esnafa, telkâri yapanlara kadar herkes bu işe destek verdi.

En önemlisi Midyat’tan gidenler Ümit Tekin’in de katkıları ile bu işe sahip çıkacaklarını ortaya koydular… Özellikle Süryanilerden bazıları geldi, bazıları ise gelemediği için üzüldü ama hepsi Midyat Festivali’ne destek vereceği mesajı verdi.

Festival’de Süryani Mutfağı da vardı, Kürt mutfağı da Türk mutfağı da yer almıştı…

Cizre’den gelen ve  ‘8 gündür Melis Sökmen’i dinlemek için sabırsızlanıyorum’ diyen ve heyecanı yüzünden okunan genç kız, çocuk meydanı dolduran Midyatlılar ve onlar için yurtdışından gelerek türküler söyleyen Midyatlı sanatçılar… Hepsi bu etkinliğe sahip çıkmıştı.

Türkiye’nin belki de en genç kaymakamlarından biri olan Hüseyin Tekin unu ve şekeri olan Midyat’a helva yapmanın kapısını açmıştı.

Bir kere Midyat bu festival ile bölgenin turizm merkezi olmak için çok önemli bir adım attı. Yurtdışında yaşayan binlerce Midyatlı ile irtibat kurulsa ilçe turizm patlaması yaşar. Sadece kendisini değil çevresine de katkı sağlar.  Hadi Midyat top sende…

 

Ürün garantisi verecek

Siz telkâri ya da Midyat’a gittiğiniz de bir ürün alırken en çok güven meselesine takılırsınız değil mi? Artık buna takılmayacaksınız. Çünkü Kaymakam Hüseyin Tekin bir sistem geliştiriyor.  Bu uygulamaya göre kapısına kaymakamlıktan verilecek bu işareti asan esnaf ‘ben denetleniyorum’ diyecek. Böylece Uzakdoğu’dan getirilip satılmak istenen ürünlerin telkârinin adını kirletmesi engellenecek. Siz de aldığınız telkârinin saf Midyat ürünü olduğuna emin olacaksınız.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar
Website Security Test