Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş
Ana Sayfa / 

Riskler ortadan kalkmış değil

26.10.2018
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Temmuz ayında başlayan ekonomik dalgalanmaların bu ayın başlarından itibaren yerini bir durgunluğa bıraktığını, aşırı kur hareketlerinin de yavaşladığını söyleyebiliriz. Bu gelişmelere neden olan gerekçeleri şu şekilde özetleyebiliriz.

Eylül ayında piyasaların bile beklentisinin üzerinde faiz artışlarına gidilmiştir. İhracatta ve turizm gelirlerinde artışlar sağlanmıştır. Kapsamlı bir ekonomik program devreye sokulmuştur. Yerleşikler arasında döviz esası üzerinden yapılan sözleşmelerin Türk Lirasına dönüşümü sağlanmıştır. Ağustos ayında cari denge fazla vermiştir. Şirket borçlarının yeniden yapılandırılması için yeni düzenlemeler yapılmıştır. Enflasyonla mücadeleye öncelik verilmiştir. Dış siyasi ve ekonomik ilişkilerde temaslar yoğunlaştırılmış ve ülkedeki yatırım olanakları tanıtılmaya çalışılmıştır. Dünya sermaye piyasalarındaki daralmalara rağmen gerek sendikasyon kredileri temin etmede ve gerekse Hazine’nin Eurobond ihracatında başarılı sonuçlar alınmıştır.

Ancak, bütün bu önlemlerin ne kadar kalıcı olacağı ve ne ölçüde olumlu sonuçlar vereceğini görmek için beklemek gerekecektir.

Eylül ayı TÜFE enflasyonu %24,52 ve ÜFE % 46’dır. ÜFE’nin, TÜFE’den yüksek çıkmasının anlamı önümüzdeki dönemde fiyat artışlarının süreceği anlamındadır. Böyle bir ortamda büyüme hızının düşük olması,  iç piyasalarda bir durgunluğun hakim olacağının işaretidir. İstihdam sorunu devam edecek gibidir. Haziran ayında %10,2 olan işsizlik oranı Temmuz ayında % 10.8’e yükselmiştir. Ekonomistler yılsonunda bu oranın % 11 i geçeceğini belirtmektedir.

Ağustos ayında cari dengenin fazla vermesi olumludur. Türkiye’nin cari açığının azalacağını ve dış kaynak ihtiyacının gerileyeceğini göstermektedir. Ancak bu durum,  esas itibariyle, ithalatın son aylarda sürekli olarak gerilemesinden kaynaklanmaktadır. Ülkenin iç talebinin karşılanmasında ve ihracatın bünyesinde ithalatın ciddi bir ağırlığı vardır. Bu gelişme büyüme hızının gerileyeceği ve ekonominin bir durgunluğa gireceğinin bir başka göstergesidir.

Yukarıda da belirttiğimiz gibi bankalar sendikasyon kredileri bulmaya başlamış ve Hazine tahvillerine talep beklenilenin üstünde gerçekleşmiştir. Bu elbette ülke riskinin azaldığı ve güvenin arttığı şeklinde yorumlanabilir. Ancak ödenecek faizler oldukça yüksektir. İşletmelerin maliyeti artacak ve rekabet güçleri azalacaktır. Üstelik FED’in faiz artırımlarını hızlandıracağı beklentileri vardır. ABD ekonomisinde gelişme sürmekte faizler artmaktadır. LİBOR faizleri de yükselmektedir. Böyle bir durumda gelişmekte olan ülkelerin ve bu arada Türkiye’nin uygun koşullu dış kaynak bulması daha da zorlaşabilecektir.

Önümüzdeki dönemde ekonomimizi etkileyebilecek başka gelişmeler de beklenmelidir.

Konkordato isteyen şirketlerin sayısı giderek artmaktadır. Likidite sıkıntısı olan ve vadesi gelen borçlarını ödeyemeyen firmaların çoğalması piyasada zincirleme etkisi yapmakta ve bankaların risklerin artması dolayısıyla kredi vermesini zorlaştırmaktadır.

Doğu Akdeniz’de ve Ege’de yeniden gerginlikler yaşanmaktadır. Doğal kaynakların paylaşılması ve Yunanistan’ın EGE’de kara suları sınırını 12 mile çıkarmaya kalkışması Türkiye tarafından haklı olarak büyük bir tepkiyle karşılaşmıştır.

ABD’nin İran’ a Kasım ayından itibaren uygulayacağı ambargo ülkemizi doğrudan etkileyecektir. Türkiye’ye özellikle enerji ithalatında bir ayrıcalık tanınıp tanınmayacağı bilinmemektedir. Her halde ekonomimiz bu gelişmelerden olumsuz yönde etkilenecektir.

Dünyada yeniden bir soğuk savaş dönemi yaşanması tehlikesi ortaya çıkacak gibidir. ABD, 1987yılında ABD ve SSCB arasında imzalanan Orta ve Kısa Menzilli Nükleer Kuvvetler Anlaşması’nı tek taraflı olarak iptal edeceğini açıklamış ve ayrıca 2010 yılında imzalanan START-3 stratejik Nükleer Güçler Anlaşması’ndan da çıkabileceğini ifade etmiştir. ABD, Rusya’yı anlaşmalara uymamakla suçlarken, Rusya askeri seçenekler dahil karşı hamlelerde bulunacağını açıklamıştır. Bu tehditlerin gerçekleşmesi dünyadaki dengelerin ortadan kalkması anlamına gelecektir.

Hazırlıklı olmak, her muhtemel gelişmeye karşı uygun planlar hazırlamak en iyisidir.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar
Website Security Test