Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş
Ana Sayfa / 

Türkiye’nin sıkıntılardan kurtuluş çaresi var mı?

2.11.2018
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Türkiye Cumhuriyeti’nin ekonomisi, önce kendi hatalarımız ve daha sonra da bazı yabancı devletler tarafından adeta “sabotaja” maruz kaldı.

Bu sabotajın amacı, bin yıllık tarihte daima hedef olan ülkemizi buhrana uğratıp, “üçlü devlet tuzağı” ve onun enstrümanı olan “Dolar” ile  şu anda Cumhurbaşkanı olan Sayın Erdoğan’ı dize getirerek, güney sınırlarımızda değişikliğe zorlamaktır.

PKK, PYD, FETÖ ve benzeri yapıları kuranlar, ülkemizde yaşananların ve Orta Doğu’da Irak ve Suriye  ile Afrika’da Libya ve Mısır’da yaşananların baş aktörlerdir.

Ne yazık ki siyasetimizin yalnızca bugünkü değil, uzun yıllardır sahnede olan aktörlerince ortaya konan “tavizci ve ayrımcı” politikalar, buna fırsat vermiştir.

 

Maske düşmüştür

Artık bugün maske düşmüş, sahte yüzler ve “stratejik” ortak diye adlandırdığımız ülke ile NATO’daki dostların bir çoğunun amaçları ortaya çıkmıştır.

Türkiye, kendi içindeki ve güney sınırlarındaki hainlerle zorlu bir mücadele ve “savaş” halindedir.

Zira bu güçlerin kurulması ve yaşatılmasına yönelik olarak tırlarca silah yardımı yapan “güç” ortadadır.

Hala da gayesi uğruna uğraşmakta ve “ikiyüzlü” politikalarını sürdürmektedir. 

Ülkemizin insanlarına seslenmek istiyorum;

Bu güçlerin yegane hedefi bölünmemiz, zayıf düşmemiz, birbirimize düşman kutuplar haline gelmemizdir. Bu sekilde sonuca varmayı hedeflemektedirler.

 

Uyanalım ve kendimize gelelim...

Artık çanlar çalmaktadır. Başta Sayın Cumhurbaşkanımız olmak üzere, iktidar ve muhalefetin, ülkenin “kırmızı çizgilerinde” birleşmesinin zamanı gelmiştir ve geçmektedir.

Ülkemizin bugünkü politikalarının nasıl olması gerektiği ve yaşananların sonucunda nereye varılmak istendiğinin artık Cumhurbaşkanı’nca anlaşıldığına yönelik işaretler görülmektedir. 

Önümüzde “yerel seçimler” vardır. Gönül ister ki bu süreç, normal bir düzen ve onun gereği içinde cereyan etsin. 

Ancak gidişat ne yazık ki, işin “sertleşeceğinin” işaretleri ile doludur.

İktidar ve muhalefetin bütün bunları göz önüne alarak hareket etmesi şarttır ve elzemdir...

Bütün bunlar olmaz, ülkedeki dinsel, mezhepsel ve siyasi yaklaşımlar değişmez ve en azından hassas davranılmaz ise ne olur sorusunun yanıtını düşünmek dahi istemiyorum.

Bu durum, hepimizin ve siyaset oyunundaki aktörlerin her şekilde aleyhine olacak durumların ortaya çıkması ile sonuçlanacaktır.

Ekonomiyi rayına sokmak için, eğer istenirse, çareler vardır ve buna yönelik hareket edildiği takdirde durum zaman içinde iyiye gider. Buna şüphe yok...

Ancak diplomasinin gerçek dili ve tecrübesi yanında geçmişin şartlarını ve gerçeklerini de bilerek oluşturulacak politikalar üretmemiz şarttır.

Bunun için de “İKTİDAR VE MUHALEFETİN” liderlerinin bir araya gelerek seçim öncesi bir “CENTİLMENLİK” yapmak basiretini göstermeleri şarttır.

Umuyorum ki bu işte gösterilecek “azim ve cesaret”, ülkemizin geleceğinin kurtarıcısı olacaktır.

 

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar
Website Security Test