Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş
Ana Sayfa / 

Enflasyonla mücadelenin dayanılmaz hafifliği!

2.11.2018
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Enflasyon oranı ile ilgili tahminler, tartışmalar; ekonominin içinde bulunduğu durumu, en çıplak biçimde gözler önüne seriyor. Bu tartışma, bir bakıma ‘ekonominin turnusolu’ oluyor.

Ekonomi ile ilgili gerçekleri bir türlü kabullenmek istemeyenlere, yaşanan süreci çarpıcı biçimde gösteriyor.

Tabii bu arada ekonomi ile doğrudan ilgili ve yetkili kurumlar arasındaki farklı yaklaşımları ve değerlendirmeleri de ortaya çıkarıyor. Hem de birbirlerini zor durumda bırakarak ve yalanlayarak…

 

Enflasyonla mücadele ciddi bir iştir

Enflasyonla mücadele, öyle zabıtai ve polisiye önlemlerle geçiştirilemeyecek kadar ciddi bir iştir. Belediye zabıtalarını çarşı pazara salarak enflasyonla mücadele edilemez.

Ekonomide yaşanan dalgalanmalar ve daralmalar, Merkez Bankası’nın (MB) sürekli olarak enflasyon oranı hedefini revize etmesi sonucunu getiriyor. MB, yılbaşında yüzde 7,9 olarak öngördüğü enflasyon oranının, 2018 yılı sonunda yüzde 23,5 olarak gerçekleşeceği tahmininde bulunuyor. Üstelik bir yıl içinde dördüncü kez tahmin oranını revize ediyor. Daha bir önceki raporunda (Temmuz 2018) yüzde13,4 olan oranın, şimdi 10,1 puan artırılarak yüzde 23,5 oranına çıkarılması, ekonominin içinde bulunduğu yakıcı durumu gösteriyor.

 

Ekonomik krizin kabullenilmesi

MB tarafından açıklanan yılsonu enflasyon oranının ve ekonomi çevrelerinde yarattığı tartışmanın, bizce üzerinde durulması ve altı çizilmesi gereken iki önemli yönü var. Birincisi, ekonomide yaşanan sorunların, daralmanın ve dalgalanmaların, kamunun en önemli finansman kurumu tarafından kabulü ve ilanı anlamına geliyor. Ekonomide yaşanan krizi bir türlü kabullenmek istemeyen çevrelere çok önemli bir mesaj oluyor.

İkincisi, daha çok kısa bir zaman önce Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından açıklanan Yeni Ekonomi Programı’nda yer alan yılsonu enflasyon oranının yüzde 20,8 olacağı varsayımını çöpe atıyor ve şimdiden geçersiz hale getiriyor. Bu durum, kamu ekonomisi ile finansmanından sorumlu çevreler arasındaki farklılaşmayı, ayrışmayı gözler önüne seriyor.

Bütün bunları irdeleyince, gelin de bu haftaki ‘insaNomi’ye ‘Enflasyonla mücadelenin dayanılmaz hafifliği!’ başlığı atmayın bakalım!..

 

Olan çalışana, emekliye ve dar gelirliye oluyor

Bütün bu rakam kalabalığının ve karmaşasının sonunda olan çalışan, emeğiyle geçinen, dar gelirli ve yoksul kesimlere oluyor. Ülkemizde çalışanların ve emeklilerin maaş artışları hesaplanırken enflasyon oranları dikkate alınıyor. Çalışanlara ve emeklilere verilen artış oranları çoktan anlamını yitirdi. Artık işçiler, memurlar, emekliler, asgari ücretliler çoktan eksi oranlara düştüler. Hele işsizlerin ve yoksulların durumu hepten içler acısı…

Peki, bu gerçekleri kim dile getirecek? Başta ana muhalefet partisi Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) olmak üzere muhalefet partileri, sendikalar, ekonomi ile ilgili kurum ve kuruluşlar, meslek örgütleri, iktisatçılar bu gerçekleri dile getirmeli ve toplumu aydınlatmalıdırlar. Ekonomik sıkıntıların burgacında kıvranan halkımıza çıkış yolunu göstermelidirler.

Ülkemiz ve halkımız, ekonomik bakımdan çok zorlu geçecek yeni bir yıla ve çekişmeli geçecek yeni bir seçime hazırlanırken; insanımız, yurttaşımız, yeni umutların peşine düşmek istiyor.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar
Website Security Test