Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş
Ana Sayfa / 

Sağduyulu bir dış politikaya yönelmemiz gerekiyor

5.7.2019
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Türkiye'nin dış politikada karşı karşıya bulunduğu sorunlar çeşitlenmekte ve derinleşmektedir. Büyük Ortadoğu Projesinin iflas ettiği görülmektedir. Bu proje bölge ülkelerine ıstırap ve yıkımdan başka bir şey getirmemiştir. Türkiye bu konuda emperyalizmin aldatmacasına inanarak, bölge ülkelerinin rejimlerinin değişeceği umuduyla hatalı politikalara yönelmiştir. Mezhep ve ideolojik önyargıların dış politikada yerinin bulunmadığını Türkiye, Suriye ve Mısır örnekleriyle acı biçimde görmüştür. Bu yanlış politikaların Türkiye'ye maliyetleri hâlâ devam etmektedir. Dış politikada Cumhuriyet'in kurulduğu yıllardan itibaren izlenen barışçı politikaya ve “Yurtta Sulh, Cihanda Sulh” yaklaşımına yeniden dönmek gerekmektedir. Bunu yaparken de Dışişlerinin deneyimli kadrolarına ve uzun yılların tecrübesinden süzülmüş bilgi birikimine sahip kişilerin görüşlerine değer vermek uygun olur.

Suriye iç savaşının ülkemize yüklediği maliyet açıktır ve gelecek kuşaklarda bu maliyet daha da artacaktır. Türkiye'de varlıklarını sürdüren 3 milyonun üzerindeki Suriyeli nüfusun ülkenin toplumsal yapısına etkileri ve zararları hesaba katılmalıdır. Bu itibarla sınırlarımızın ötesinde vatan evlatlarını şehit vermek yerine Suriye rejimi ile artık doğrudan temas kurulmasının yolu aranmalıdır. Konu Rusya'nın tutumuna ve insafına bırakılacak nitelikte değildir. Sınır güvenliğimiz konusunda ülkenin yönetimine sahip otorite ile, yani Şam yönetimiyle görüşmenin zamanı gelmiştir.

Irak yönetimi de Türkiye'den gördüğü destek, ekonomik yardım ve özellikle Kuzey Irak yönetimine yönelik anlayışa rağmen, Türkiye'nin PKK/YPG konusundaki endişelerini anlamamakta ısrar etmektedir. Irak'ta merkezi yönetim ve Kuzey Irak Kürt bölgesinin uyum içinde bulunmadığı da bir gerçektir.

Libya'da olanlar ise emperyalizmin çirkin yüzünün en yeni örneğidir. Kaddafi'nin devrilmesinden bu yana istikrar bulamayan ülkede ortaya çıkan Halife Haftar adlı general (kendisini mareşal ilân etmiştir), Libya-Çad savaşı sonrasında ABD'ye kaçmış ve 20 yıl kadar CIA'nın formasyonundan geçtikten sonra tekrar Libya'ya dönerek silahlı kuvvetlerin komutasını ele almış ve 2011  darbesinde önemli görev üstlenmiştir. Libya Ulusal Meclisi ve aşırı İslamcılara karşı yürüttüğü mücadele 2017'de ülkede bir iç savaşa dönüşmüştür. Bu savaşta Haftar'a sağlanan ABD desteği, BAE üzerinden gönderilen silah ve askeri malzemenin medyada görülmesiyle açığa çıkmıştır.

Öte yandan Doğu Akdeniz'deki gelişmeler ve Türk-Yunan ilişkilerinde zaman zaman yaşanan gerginlik dikkate alındığında, Türkiye'nin güvenliğine ve çıkarlarına tehdit oluşturan bunca çeşitli ve kapsamlı sorunlar karşısında sağduyulu bir dış politikaya yönelmesi gerektiği açıktır.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar
Website Security Test