Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş
Ana Sayfa / 

İzmir’in pabucu dama atılır mı?

19.7.2019
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

31 Mart yerel seçimi ve ardından yenilenen 23 Haziran İstanbul seçimi ile Türkiye yeni bir döneme girdi. Seçimlerde elde edilen sonuçlar, ülkemizde farklı rüzgarların esmesine yol açtı. Özellikle İstanbul ve Ankara gibi kentlerin başkanlıklarının, çeyrek asır sonra muhalefete geçmesi ve buralarda Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) adaylarının göreve gelişi, kamuoyunun dikkatinin bu kentlerimize odaklanmasına neden oldu.

 

İzmir gündemden düşüyor mu?

Köşemizin sürekli ve dikkatli okurları anımsayacaklardır; 10 Mayıs 2019 tarihli Gözlem’de yayımlanan ‘İzmir’in konumu ve geleceği’ başlıklı yazımızda, 31 Mart sonrası gelişmelere dikkat çekip, ‘Yeni durum’ ara başlığıyla şunları yazmıştık:

“31 Mart yerel seçimi yeni bir durum yaratmıştır. Türkiye’nin en dinamik nüfusunu barındıran, ülke ekonomisinin neredeyse yüzde 70’ini üreten büyük kentler muhalefetin yönetimine geçmiştir. YSK’nın İstanbul seçimini iptali de bu durumu değiştirmeyecektir. Ekrem İmamoğlu halkın vicdanında İstanbul’un belediye başkanıdır ve 23 Haziran’da bu durum bir kez daha perçinlenecektir. Yaşananlar, önümüzdeki süreçte, Türkiye’nin siyasetini, ekonomisini ve toplumsal yaşamını doğrudan etkileyecek önemli gelişmelerdir. Kısacası, artık İzmir yalnız değildir.

Bu yeni durum, bir bakıma İzmir’in özgünlüğünü ve farklılığını ortadan kaldırmıştır. Bugüne kadar bu özgünlüğünü koruyan, bu farklılığının artılarını da eksilerini de toplumsal yaşamın içinde üstlenen İzmir, artık yeni sulara doğru yelken açmak durumundadır. Kısacası, İzmir, var olanla yetinemez, yetinmemelidir. ‘Öncü kent’ olmak, sürekli yenilenmeyi ve devinimi gerektirir. Yeni dönem, ilk bakışta belki İzmir’in önemini azaltmış gibi görünmektedir. 31 Mart seçim sürecinde, İzmir’in ‘ilgi odağı’ olmaması, bir bakıma böyle bir algı oluşturmaktadır. Ancak biz bu durumun, İzmir’in ‘öncü kent’ misyonuna gölge düşürmediğini, tam aksine bu misyonu perçinlediğini düşünüyoruz.”

 

Türkiye’nin İzmir’leşmesi…

Yazımızın ardından, yaşanan süreçte, 23 Haziran İstanbul seçimi nedeniyle kamuoyunun tüm ilgisi haklı olarak İstanbul’a yoğunlaştı. Bu nedenle de bizim öngörülerimiz kısa sürede hayatın içinde doğrulandı, gerçek oldu.

Biz İzmirliler, yıllarca İzmir’in muhalif, demokrat, çağdaş ve aydınlık bir kent olarak anılmasından mutluluk duyduk. Bütün Türkiye’nin İzmir gibi olmasını istedik, diledik. Zaman zaman da bu yaklaşımlarımızı ‘Bütün Türkiye İzmir Olmalı’ diyerek sloganlaştırdık. Bu özellikleri nedeniyle, başta ülkenin en büyük kentleri olmak üzere, birçok farklı yerleşim alanında İzmir’e öykünülmesi, özenilmesi de doğrusu bizleri çokça mutlu etti.

‘Türkiye İzmir’leşiyor’ diyerek başlık atmak, şimdilik fazla iddialı ve ileri bir yorum yapmak olsa da;31 Mart ve özellikle de 23 Haziran seçimleri ile bu konuda önemli bir mesafe alındığını söylemek herhalde yanlış olmayacaktır.

 

‘Öncü kent’ olmak, dünyaya açılmak

Bütün bu yaşananlar ilk bakışta İzmir’in özgünlüğüne, farklılığına gölge düşürüyor gibi görünse de ve bir bakıma ‘acaba İzmir’in pabucu dama atılır mı?’ diye bazı soruları akla getirse de, aslında yaşananlar İzmir’i haklı çıkarıyor. Bizce, İzmir’in temsil ettiği kentsel değerlerin yaşamın pratiğinde doğrulanmasını sağlıyor. İşte bu nedenlerle,  İzmir, daha da çoğalıyor, güçleniyor, zenginleşiyor…

Şimdi yapılması gereken; İzmir’in yeni hedeflere yürümesidir. Elini ve hedefini yükseltmesidir. ‘Öncü kent’ kimliğinin güncellenmesi ve yenilenmesidir. Bu bağlamda, hedef büyütmesi ve yeni sulara yelken açmasıdır. Bunun için de, Akdeniz coğrafyasının öncü kenti olarak, yeni birliktelikler kurması ve dünyaya açılmasıdır. Kentin yerel dinamiklerinin bu hedefler doğrultusunda hareketlendirilmesi ve motive edilmesidir…

 

Kent ve kentli ortaklaşması

Böylesi bir misyon ve hedef, İzmir’in önüne yeni somut girişimleri de beraberinde getiriyor. Bu girişimlerin hayata geçirilmesi ve kentte var olan sorunların çözümlenmesi için, kent dinamiklerinin ortaklaştırılmasını, doğrusu çok önemsiyoruz.

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin (İBB), Kültürpark, tarım ve gıda, turizm, doğa, bilgi toplumu konularındaki‘İzmir Buluşmaları’nı, ‘kent ortaklaşması’ için önemli adımlar olarak değerlendiriyoruz. Aynı şekilde, önümüzdeki günlerde, kent merkezinde ortak bir ‘kent temizliği’ kampanyasının başlatılacak oluşunu da, bu anlamda olumlu bir çaba olarak görüyoruz.

Böylesi çabalar, adımlar ve girişimlerle, ‘kent ve kentli ortaklaşması’ hayata geçirilebilir. Kentin atıl kalmış enerjisi, kentin sorunlarının çözümünde ve yeni hedeflere yürünmesinde aktif biçimde değerlendirilebilir. Unutulmamalıdır ki, ‘İzmir’in pabucunun dama atılmaması’ ve ‘öncü kent’ kimliğinin geliştirilip yeni hedeflere yürünmesi; başta yerel yönetimler olmak üzere, İzmir’in yerel dinamiklerinin ortaklaşmasıyla sağlanacaktır.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar
Website Security Test