Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş
Ana Sayfa / 

YPG ve verilen ağır silahlar konusunda açıklama yok

9.8.2019
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Türkiye ve ABD arasında yapılan görüşmeler sonrasında yapılan açıklamalara göre; "Türkiye'nin güvenlik endişelerinin giderilmesi için alınacak tedbirlerin hızla uygulanması, güvenli bölgenin tesisinin ABD ile birlikte koordine edilmesi ve yönetilmesi amacıyla Türkiye'de ortak operasyon merkezi kurulması, güvenli bölgenin bir 'barış koridoru' olması ve yerlerinden edilmiş Suriyelilerin ülkelerine dönebilmeleri için her çabanın gösterilmesi" konularında mutabık kalınmıştır. Bu durumda Türkiye'nin Fırat'ın doğusuna harekât icra etmesine artık ihtiyaç kalmamıştır. Geçen hafta ve daha önce yaptığımız değerlendirmelerde; ABD öncülüğünde oluşan durum nedeniyle Türkiye'nin Fırat'ın doğusuna bir harekât icra etmesinin oldukça zor olduğunu, bir pazarlık süreci içinde olduğumuzu, ABD'nin Suriye'nin kuzeyinde bir Kürt yapılanması oluşturmaya çalıştığını, nihai hedefinin bir Kürt devleti kurmak olduğunu, adımlarımızı buna göre atmamız gerektiğini ifade etmiştik.

Görüşmeler sonrasında PKK ve uzantılarının ne olacağı, Fırat'ın doğusundaki YPG'li teröristlerin güvenli bölgenin dışına çıkarılması, bunlara verilen ağır silahların geri alınması konularında bir açıklama yapılmamıştır. Aksine, Pentagon tarafından bir gün önce yayımlanan raporda; YPG'nin mevcudunun 100 binden 110 bine çıkarılacağı, askeri yardımlara da devam edileceği belirtilmiştir. Bu durum; ABD'nin hedef ve amaçlarından vaz geçmediği anlamına gelmektedir. Türkiye'nin bu konuda nasıl bir tavır takındığı, hangi taleplerde bulunduğu ve nasıl bir sonuç alındığı değildir.

Türkiye'nin güvenliğini ilgilendiren tek konu silahlı YPG'li teröristler değil, Suriye'nin toprak bütünlüğünün ve üniter yapısının bozulması, bölgede etnisiteye dayalı özerk bir yapının oluşması ve bunun ülkemize etkileridir. Bölgede böyle bir etnik yapının silahlı gücü olmadan varlığını koruması mümkün değildir. Varılan mutabakatta SDG'den ve bünyesinde barındırdığı PYD'den de bahsedilmemektedir. Oysa PKK'nin asıl hedefi siyasi sonuca ulaşmaktır. YPG adını verdiği silahlı teröristler bunun aracıdır ve varlığının devam ettirileceği anlaşılmaktadır. Kısaca Türkiye'nin güvenlik endişelerinin giderileceğinden bahsedilmesi gerçekçi değildir. Güvenli bölge kavramının "barış koridoru" olarak değiştirilmesi de sorunun SDG (PYD/YPG) ile barış(!) içinde ele alınması arzusunu ifade etmektedir kanaatindeyim.

Özetlemek gerekirse; Suriye'de tıpkı 90'lı yıllarda Irak'ın kuzeyinde olduğu gibi bir durum gelişmektedir. Zaman içerisinde ABD desteğindeki bu yapı çok daha güçlenecektir, uluslararası meşruiyet kazandırılacaktır ve mücadele edilmesi imkânsız hale getirilecektir. Bu konu siyasi beklentiler gözetilerek ele alınacak bir konu değildir. Çok ciddi bir ulusal konudur ve bu açıdan ele alınmalıdır. Bölge ülkeleri de(özellikle Türkiye, İran, Irak ve Suriye) müşterek sorunlarını birlikte ele alma ve ortak çıkarları doğrultusunda çözüme kavuşturma iradesini göstermelidirler. Aksi halde ABD ve ortakları bölgedeki hedeflerine adım adım ulaşacaklardır.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar
Website Security Test