Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş
Ana Sayfa / 

100. yılında Sivas Kongresi’nden dersler

6.9.2019
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Afyon, Dumlupınar’da 26 Ağustos 1922 tarihinde başlayan Büyük Taarruz, vatan topraklarımıza göz dikmiş emperyalizmin maşası düşmanın14 gün gibi kısa bir sürede 9 Eylül 1922 günü Anadolu topraklarından def edilmesiyle ‘mis gibi’ sonuçlandı. İzmir’in kurtarılmasıyla adım adım diğer ilçelerde ay-yıldızlı bayrağa yeniden kavuştu.

31 Mayıs 1919 gecesi işgalci Yunan askerlerine karşı örgütlenerek ilk kurşunu atma onurunu taşıyan Ödemiş, 3 Eylül günü, İzmir’den de önce özgürleşti. İşgal 3 yıl 3 ay 3 gün sürdü. Ne ilginçtir ki, işgal boyunduruğundan 12 Eylül 1922 günü kurtulan Urla’da da düşman işgali 3 yıl 3 ay 3 gün sürmüştü.

Halkçı kongreler              

Mustafa Kemal Paşa, 19 Mayıs’ta Samsun’a çıktıktan sonra, Amasya Genelgesini yayınlamış, adım adım Erzurum ve Sivas Kongrelerini örgütlemişti. Bunlar, milli mücadelenin zafere kavuşmasının temel taşları oldu.

22 Haziran 1919 tarihinde açıklanan ‘Amasya Tamimi’nin (Genelgesinin) özü şöyle özetlenebilir: “Tehlikede olan vatanın bütünlüğünü ve milletin bağımsızlığını” yine “milletin azim ve kararı kurtaracaktır!”

Amasya Genelgesini temel alarak bir ay sonra 23 Temmuz 1919 tarihinde toplanan Erzurum Kongresinde ise “milli sınırlar içinde vatanın bölünmez bir bütün olduğu”, “her türlü yabancı işgal ve müdahaleye karşı milletin topyekün kendisini savunacağı ve direneceği” vurgulandı.

Tam bağımsızlık ya da manda

Günümüzden 100 yıl önce, 4 Eylül 1919 tarihinde başlayan Sivas Kongresinin kilit tartışma konusu “tam bağımsızlık mı” yoksa “manda mı” ikilemi oldu. Mustafa Kemal’in karşısında padişahçı muhalif kanadın yanı sıra, Refet Paşa, Halide Edip gibi bir kısım ‘millici’ler de Amerikan mandasını savunuyordu. Bu nedenle aralarında General Harbord gibi askerlerin yanı sıra Amerikalı gazeteciler de kongreyi büyük bir ilgi ile izledi. Amerikalıların bir merakı da, ortamın bağımsız Kürdistan ve Ermenistan kurmaya uygun olup olmadığını gözlemekti.

Anılarında “Sarışın Paşa’nın Milli Mücadele ve ihtilal yolculuğunu maceraya benzeten” General Harbord’un “ya başarıya ulaşamazsanız sonu ne olacak” sorusuna Mustafa Kemal’in verdiği cevap çok önemli:               

 “...Millet yaşadıkça, fedakârlığa katlandıkça muvaffakiyetsizlik söz konusu olamaz... İngilizlerin avucunda bir kuş gibi çırpınmaktansa, şerefimizle çarpışarak ölürüz...” (Osman Selim Kocahanoğlu, 4 Eylül tarihli Cumhuriyet gazetesi)

Ya İstiklal Ya Ölüm

Kongrenin tarihi anlarından biri de, gençlik temsilcisi olan askeri tıp öğrencisi Hikmet’in,“manda fikrini kabul ederseniz sizi de reddeder, Mustafa Kemal’i vatan kurtarıcısı değil, vatan batırıcısı olarak adlandırır ve telin ederiz” şeklindeki sözlerine Mustafa Kemal’in verdiği cevaptır: “Evlat, müsterih ol. Gençlikle iftihar ediyorum ve gençliğe güveniyorum. Azınlıkta kalsak bile mandayı kabul etmeyeceğiz. Parolamız tektir ve değişmez: Ya istiklal ya ölüm!”

Türkiye Büyük Millet Meclisine ve Kurtuluşa giden yol, Sivas Kongresi ile açıldı. Seçilen yürütme heyeti bütün vatanı temsil etmeye başladı. Kurtuluş mücadelesinin temeli olan Cumhuriyet Halk Fırkası da Sivas Kongresinde oluşturuldu.

Sivas kongresindeki mücadeleleri ele alan “Kürt Analar” başlıklı yazısında Soner Yalçın’ın saptamalarını da bugüne ders çıkarmakta önemli buluyorum: (Sözcü, 5 Eylül 2019)

 “Yüz yıl sonra Sivas Kongresi ülkemize hâlâ ayna tutuyor: Sen kimden yanasın? PKK-PYD'yi onaylarsan… Kandil'e gülücük yollarsan… ABD'nin gölgesine sığınarak ‘51. Eyaleti’ kuracağını sanırsan…‘Türkiye halkları’ diye konuşursan… Sivas Kongresi'ni hiç anlamamışsın demektir!”

Kadın örgütlenmesinin öncülüğü

Yıllar önce Sivas Kongresini toplandığı tarihi binayı gezerken bir afiş dikkatimi çekmişti. Bu, dönemin Valisi Reşit Paşa’nın eşi Melek Reşit Hanım’ın örgütlediği Sivaslı kadınların 9 Aralık 1919 tarihinde kurduğu “Anadolu Kadınları Müdafaa-i Vatan Cemiyeti”nin afişi idi. Milli mücadele döneminin ilk resmi kadın derneği olan bu örgüt, İstanbul hükümetine karşı bildiriler yayınladı. Milli orduya para ve mal yardımı kampanyaları açtı. Numune Mektebi’ndeki merkezlerinde dikiş atölyesi kurdu, cepheye askerler için giysiler dikti.

Kadınlara yapılan haksızlıklara karşı mücadelelerin yükseldiği günümüzde, Sivaslı kadınların sergilediği yiğitlik, muazzam bir vatanseverlik örneğidir.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar
Website Security Test