Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş
Ana Sayfa / 

Bir asker çocuğundan çağrı!..

18.10.2019
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

“Asker bir aileden” geliyorum; “en büyük dayımız” Atatürk’lerin, İnönü’lerin Çakmak’ların “Kurtuluş Savaşı’nda” silah arkadaşı olan General Aşir Atlı, iki dayım Cemal Bilgiç ve Hayati Erginbilgiç albay (ki, Hayati Dayım ‘Kıbrıs Türk Mukavemet Teşkilatı’nın kurucularından), babam Fuat Uluç albay… Ben, orduma da, askerime de toz kondurmam, söz söyletmem!..

İşte onun için “bundan sonraki” satırları yazıyorum; yapmayın, etmeyin komutanlarım; Ordumun, askerimin, Türk Silahlı Kuvvetlerimin “en hassas şekilde korunması gereken” konularında yapılan hataların “nerelere kadar uzanabileceğini görün ve de tekrarlanmasın” diye yazıyorum.

Suriye’de “Özgür Suriye Ordusu” denilen ve nihayet 15 – 20 gün önce adı “Suriye Milli Ordusu” olarak değiştirilen bir “Millilik kerameti de, gücü de kendinden menkul” ama içinde “kimlerin olduğunu” dünya / alemin bildiği, hatta “bazılarını ‘terörist’ saydığı” bir “toplama” gücün… 2310 yıllık bir geçmişi olan (‘Düzenli’ Türk Kara Kuvvetleri ilk defa Mete Han tarafından M.Ö. 209 yılında kurulmuştur.) Kara Kuvvetleri birliklerimizin önüne, hem de “bütün dünyanın gözlerinin çevrileceğini bilinen” bir operasyonda konulduğunu” TV ekranlarında gördüğümde üzüntüden gözlerim yaşardı!..

Bitmedi; TV görüntülerinden birinde de “rütbeli” bir asker “Nereye kadar gideceksiniz” sorusuna “İslam’ın güneşinin doğduğu yere kadar” demiyor” mu; işte orada dondum, kaldım.

Bir; Türk Silahlı Kuvvetleri’nin görevi “Vatanı korumaktır; fetih ya da cihad değil!..”

İki; ey “o sözü söyleyen” asker; “Seni oraya fetih için değil, ‘İslam’ın doğduğu yere kadar’ değil, vatan ‘terörizmin tehdidinde olduğu için, Güney sınırımızda bir ‘terör devleti kurulmasın’ diye ve “32 kilometreyi kırmızıçizgi yaparak” gönderdiler. Ne anlama geliyor “Laik” Türkiye Cumhuriyeti’nin bir askerinin “İslam’ın güneşinin doğduğu yere kadar” sözü; böyle bir “emir ve talimat” aldın mı?..

Eğer kastettiğin yer “Mekke / Medine ise”, oraya kadar gitmek için “kaç devletle savaşman, ‘kaç ülkeyi fethetmen’ gerektiğinden” haberin yok mu?..

Sen Cumhurbaşkanı başta, bütün devlet yetkililerinin “Bu bir fetih savaşı değil, sınırlarımızı, güvenli bölgeyi teröristlerden temizleme operasyonudur” dediklerini duymadın mı?..

Dahası, o yönde “İslam’ın Güneşi’nin doğduğu” yerden ve “doğuş” tarihinden önce “Mısır’ın ‘Güneş Tanrısı’ Ra’nın, Musevilerin Güneşi’nin, İsevilerin Güneşi’nin doğduğu yerlerin olduğundan” da mı habersizsin?

Bitmedi; “böyle hassas, böyle önemli, böyle kritik bir ortamda “gazetecilerle ‘böyle’ konuşma yetkisini” sana kim verdi?

Ve de ey komutanlarım, “bir asker çocuğu” olarak soruyorum sizlere; “Dünyanın en disiplinli ordularından biri” olarak gösterilen TSK’da bu tabloların yaşanmaması gerekmiyor mu?

 

Okuyucuların Soruları…

“Ayıplı” ve “kayıplı” üslup!..

“Atatürk’ün partisiyiz” diyorlar; işte “o” partinin en üstteki yöneticilerine soruyorum, sorarken de bir giriş yapıyorum; Atatürk ki, onun, en büyük düşmanlarına, onların bayraklarına, savaş meydanında mağlup ettiği düşman komutanlarına “nasıl muamele ettiği, nasıl saygı gösterdiği” tarih kitaplarında yazılıdır. Sizin Genel Başkan Yardımcınız, ABD Başkanı Trump’a tepki gösterirken, “68 kuşağının sokaklara dökülen 26’nci Filo’ eylemcilerinin ağzı” ile “Millet Meclisi Kürsüsü’nden bakın ne diyor; “…Ona, rahmetli Mahsuni'nin sözleriyle yanıt vereyim: ‘Hoşt Amerika, Puşt Amerika’ sözü bugün de gerçektir. Emperyalistlerin hiçbir zaman, Türkiye Cumhuriyeti devletini, yöneticilerini tehdide ne hakları vardır ne de hadleri vardır.”

Yıldırım Kaya, üstelik “Aşık Ferhat’ın türküsünü, Aşık Mahsuni’ye mal ediyor”; bu nasıl bir cahillik ve seviye kaybıdır; o kürsü “eylemcilerin kürsüsü” müdür?

CEVABIMDIR; Türk siyasetinin üst kademelerinden, en ücra köşedeki kasabalara kadar “siyaset üslubu” bakımından kaybettiği büyük irtifa ne yazık ki, önlenemeyen bir hastalık olarak bütün yurdu kapladı. CHP’liler de bu “seviyesiz üslup” yarışına bol bol katılıyorlar. “Ana muhalefet olarak”, hem de “Atatürk’ün adını” kullanarak, dahası “Cumhuriyet’in kurucu partisiyiz” diyerek… Yazık ve ayıp!..

 

++++++++

 

Sözün Özü

“Suriye sahnesinden çekiliyorum” dedi, herkes inandı, Rusya / Esad bayram yaptı. Bir de baktık ki, 4 saatte Trump – Erdoğan “Biden aracılığı ile” el sıkışmış; silahlar susmuş, YPG / PYD ‘Güvenli Bölge’den çekiliyor; Türkiye’nin “Barış Pınarı Harekatı’na gerekçe gösterdiği” her şey, “Türkiye’nin istediği gibi” sonlandırılıyor. “Perşembe öğleden sonraya kadar ‘söylenmedik şey bırakmadığımız, hakaretler yağdırdığımız” Trump ve ABD için “şimdi” neler söyleyecek ve yazacağız; şaşkına döndük; Trump işte bu; “şapkadan tavşan çıkarmaya” meraklı!..

 

++++++

 

İnternet’ten “güldüren” gerçekler…

 

++++++++++

 

Urla’da ‘Eklektizm’i öğreten sergi!..

 

Genco Gülan, “yeğenim” sayılır; en yakın arkadaşlarımdan mimar rahmetli Kaya Gülan’ın oğludur. Çağdaş sanatımızın tanınmış isimlerindendir; ressam ve heykeltraş olarak, bu defa “yaşadığım” Urla’da Pintura Sanat Galerisi’nde “Eklektik” başlıklı bir sergi açtı. Gittim, gördüm, konuştum. Şimdi de yazıyorum; 5 kasıma kadar açık, özellikle “sanata, arkeolojiye, Urla’ya, Urla’daki Klozemenai antik kenti kazılarına meraklıların”, bir özellikle daha; “İzmir’deki Belediye Başkanlarımızın” bu sergiyi görmelerini öneririm.

Zira, “Klozemenai kazılarında çıkan “tarihi eserlerin üzerindeki figürlerden esinlenerek yapılmış, resimler, heykeller de var, orada. Dahası, “Gülan’ın ‘Geleceğin Arkeolojisi’, ‘Metafora’, ‘Dijital Hayalet’, ‘Picasso’dan Sonra’ serilerinden resim, heykel, seramik, video ve çizimleri yer alıyor” sergide…

Peki, “Eklektizm” ne demek; internete girip baktım; “Farklı düşünce ve sanat sistemlerinden seçilen öğretilerin ayrı bir sistem içinde birleştirilmesi, seçmecilik” anlamına geliyor.

Gülan ise, sergisi için “Eklektik kavramını bir şekilde Urla’lı düşünür Anaksagoras’ın; ‘Her şey, her şeyin içindedir’ kavramı ile de ilişkilendirmek mümkün. Serginin alt başlığı olarak kabul edebileceğimiz kilit kelimeler ise, ‘arkeoloji, Ege, pop kültür, deniz, teknoloji ve sanat tarihi’ olarak sayılabilir” diyor.

Peki, ben ne diyorum; “Eklektizmi daha iyi anlamak için” sergiye bir daha gideceğim!..

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar
Website Security Test