Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş
Ana Sayfa / 

''İstanbul dünyanın tasarım merkezi olacak''

15.11.2019
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

 

İsmail Gülle ihracatın daha değerli olması için yeni adımlar atıyor. Tasarım konusunda yapılan çalışmalar bu kapsamda ele alıyor.

Son dönemde her yaptıkları açıklama ile Türkiye ekonomisinin moralini düzelten 85 bin ihracatçının örgütü Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) çok önemli bir etkinliğe ev sahipliği yaptı.

İhracatın kilo fiyatını artıracak en önemli unsur olarak görülen markalaşmanın önünü açacak tasarımla ilgili ev sahipliğinin dalga etkisinin önümüzdeki dönemde görülmesi bekleniyor.

TİM Başkanı İsmail Gülle’nin büyük önem verdiği Design Week Turkey yani Türkiye Tasarım Haftası’nın dalga etkisinin ilk ipuçları alındı bile.

İsmail Gülle haftanın tasarım kültürünü geliştirmeye büyük katkı yapacağına inandığını vurguluyor ve ekliyor:

. Tasarımın gücü konusunda farkındalık sağlamak, Türk tasarımcıları dünyaya tanıtmak ve tasarımın endüstriye kattığı değeri artırmak amacıyla bu etkinliği yapıyoruz.

. TİM olarak ülkemizin markalaşma yolunda önemli bir adım atmak için çalışmaları yürütüyor ve Türkiye’de yapılan tüm moda ve tasarım etkinliklerini bir çatı altında toplamayı hedefliyoruz.

. Genç Türk tasarımcılarımızı dünyaya tanıtmak ve ihracat ile tanıştırmak için önemli çalışmalar yapıyoruz.

. Bu kapsamda moda ve tasarıma yönelik tüm etkinliklerimizi bir araya getireceğimiz uluslararası organizasyon gerçekleştireceğiz.

. Yıl boyunca tasarım ve modanın konuşulacağı bu proje ile İstanbul’u uluslararası düzeyde, Avrasya’nın bölgesel tasarım merkezi yapacağız.

. İstanbul’u endüstriyel, görsel, moda tasarım ajanslarının ofis açacakları küresel tasarım merkezine dönüştüreceğiz.

. Standartlara saplanıp kalmak, dün yapılanı bugün de devam ettirmek, var olan yöntemlerle geleceği planlamak artık başarı için yeterli değil.

. Dinamizmi özümsemiş, her türlü teknolojik gelişmeye hâkim, dünyanın ne yöne gittiğini dikkatle izleyen bireylerin ve kurumların devrindeyiz.

. Bilhassa, Dördüncü sanayi devriminin sacayaklarını oluşturan dijital ve teknolojik dönüşüm, milenyum jenerasyonunun toplumsal entegrasyonu ile birçok olguyu temelinden sarsarak yeniden yapılandırdı.

. Bu durumun en önemli sonuçlarını, ekonomi ve ticaret hayatında görüyoruz. En kullanışlı, en kaliteli ürünü yapmak artık tek başına sizi rekabetçi yapmıyor.

. Hızlı olabilmek, estetik ürünler ortaya koyabilmek, müşteri taleplerine uygun üretim yapabilmek rekabette ayakta kalabilmek için olmazsa olmaz durumda. Bu konu, sadece imalat sanayisinin değil birbirini tamamlayan tüm sektörlerimizin meselesi.

 

Neler konuşuldu?

Design Week Turkey’in bu yıl 60 bine ziyaretçiye ev sahipliği yaptı. Oyun tasarımından, tasarım odaklı eğitim sistemlerine, mücevher tasarımından sürdürülebilir markalara, endüstri ürünlerine, restoran tasarımından şehir tasarımı ve tarihi miraslara kadar pek çok konuyu kapsayan oturumlar yapıldı. Etkinliğe; Volvo, Ford, Tesla gibi dünyada tasarım alanında öne çıkan otomobil markalarının tasarımcıları katıldı.

 

 

Çit deyip geçmedi Ali Kösedağ ve artık dünya fuarlarında ses getiren güvenlik sistemleri ile dikkat çeken bir marka haline geldi.

 

Ali Kösedağ dünyanın başına çit örüyor

Ali Kösedağ 1971 yılında İstanbul'a geldi. Hizmet sektörünün çeşitli kollarında çalıştıktan sonra askerlik dönüşü 1978 yılında sektördeki açığı gördü ve Türkiye'de ilk defa çevre güvenliğine yönelik olarak tel örme çit üretimi yapmak üzere Kösedağ Tel Örme’yi kurdu. Sonra dünyanın başına cit örmeye başladı. Son dönemde kızlarının desteğini de alan Ali Kösedağ ardık dünyanın en önemli etkinliklerinde markasından söz ettiriyor.

Son olarak Batimat Fuarı’na damgasını vuran Türkiye’de tel çit sektörünün kurucusu Kösedağ artık sunduğu entegre güvenlik çözümleri ile de ses getiriyor.

Dünyanın en önemli yapı fuarlarından biri olan Batimat’ta, Kösedağ’ın yüksek güvenlik gerektiren alanlar için geliştirdiği yeni Anti - Vandal direği ile dünyada ilk ve tek güneş enerjili aydınlatmalı çit direği büyük ilgi gördü.

Türkiye'nin ilk tel örme ve çit üreticisi olan Kösedağ, zengin ürün gamı ve geliştirdiği özel sistemlerle entegre güvenlik çözümleri sunuyor. Türkiye’de sektörün ilk ve tek Ar-Ge merkezinin de kurucusu olan Kösedağ, geliştirdiği inovatif güvenlik çözümlerini ulusal ve global fuarlarda tanıtmaya devam ediyor. 70’i aşkın ülkeye ihracat yapan Kösedağ’ın geldiği noktayı Ali Kösedağ şöyle anlatıyor:

. Kösedağ olarak 40 yılı aşkın süredir sektöre yön veren ve yenilikçi bakış açısımızla çevre güvenlik çözümleri sunuyoruz.

. Sadece Türkiye’de değil dünyanın birçok ülkesinde stratejik öneme sahip, yüksek güvenlik gerektiren projelerin de vazgeçilmez markalarından biriyiz.

. Sektörümüzde dünyanın en kaliteli ve güvenilir ürünlerini üretmekle kalmıyor, Ar-Ge çalışmalarımızla dünyada da ilklere imzamızı atıyoruz.

. Bu yıl yaklaşık 350 bin ziyaretçiyi ağırlayan Batimat’ta; uyguladığımız nano teknoloji sayesinde, uzun ömürlü, yüksek korozyon dayanımlı, çevreye duyarlı çit sistemlerimiz büyük ilgi gördü.

. Hedefimiz bundan sonra da uluslararası sınırlar, yüksek güvenlik projeleri, ulaşım projeleri, sanayi tesisleri, konut ve ticari alanlar, spor tesisleri gibi birçok farklı platformda yer aldığımız prestijli projelerin sayısını arttırarak sektördeki liderliğimizi korumak.

 

 

Başkanlığını Metin Yurdagül’ün Genel Koordinatörlüğünü Ebru Akdağ'ın yaptığı Mutfak Ürünleri ve Margarin Sanayicileri Derneği (MÜMSAD) örnek uygulamaları ile dünyanın ilgi odağı oldu.

 

Yağda dünyaya örnek olduk

Türkiye’de yağ denildiğinde akla ilk gelen isim tartışmasınız Metin Yurdagül… Ülker’deki büyük başarısı sırasında yaptığımız bir söyleşide kurduğu yağ fabrikalarını ve Türkiye’de bu sektörün gelişimine yaptığı katkıları öğrenmiştim. Böyle bir isim olunca Türkiye’de yağ sektörü de önemli başarılara imza atıyor.

Bunlardan birini anlatalım. Dünya Sağlık Örgütü trans yağların 2023’e kadar elimine edilmesi için dünya çapında bir seferberlik başlattı. Dünya bu konuyu gündemine aldı.

Bu arada Nisan ayında Türkiye’de trans yağlar için yüzde 2 limiti konuldu. Uygulama, 2021’den itibaren geçerli olacak. Ancak Türkiye margarin üreticileri kendi inisiyatifiyle biraz da Metin Yurdagül’un uzak görüşlülüğünün katkıları ile bundan tam 12 yıl önce, trans yağı bilimsel olarak ‘yok’ kabul edilen yüzde 1 seviyesinin de altına indirmeyi başardı.

İşte bu başarı Türkiye’yi Avrupa’nın gündemine taşıdı. Türkiye trans yağ konusunda yaptıklarını AB’nin başkenti Brüksel’de gerçekleştirilen IMACE Uzmanlar Kurulu Toplantısı’nda işin uzmanlarına aktardı.

Başkanlığını Metin Yurdagül’ün yaptığı Mutfak Ürünleri ve Margarin Sanayicileri Derneği (MÜMSAD) Genel Koordinatörü, Gıda Mühendisi Ebru Akdağ Avrupa Birliği’ndeki yetkililere özel bir sunum yaparak Türkiye’nin başarısını anlattı.

Türkiye’nin Dünya Sağlık Örgütü’nün 2023 hedefini 16 yıl önce, hem de hiçbir yasal düzenleme yokken yakalamasının etkileyici hikayesini AB’de gündem oldu.

Türkiye’de 2007’den bu yana MÜMSAD’a bağlı firmaların ürettiği margarinlerde trans yağ yüzde 1 limitinin de altında bulunuyor. Bu durum Türkiye’nin endüstriyel trans yağların elimine edilmesinde ABD’den 11, Kanada’dan 13, AB’den 14 yıl ileride olduğunu ortaya koyuyor. Ve bu durum son çalışma ile resmen AB kayıtlarına girmiş oldu.

 

 

Türkiye endüstriyel mutfakta artık bir dünya markasına sahip durumda. Son olarak Japonlarla işbirliği yapan Öztiryakiler artık Avrupa pazarında daha güçlü olacak.

İşte Öztiryakiler’in başarı hikayesi

Avrupa’ya özellikle de Almanya’ya Türklerin işçi olarak geldiği yıllarda Tahsin Öztiryaki tencere fuarına girişimci olarak gelir. Bir otomobilin bagajında getirdiği ürünleri sergiler. 1958 yılından bu yana bir aile şirketi olarak faaliyet gösteren Öztiryakiler’in dışa açılma hikayesi böyle başlar. Ve bugün bin 300 çalışanı ve 5 bine yakın ürün çeşidine sahip marka böyle ortaya çıkar.

Şimdi tam 130 ülkeye ihracatı ile sektöründe lideri olan Öztiryakiler artık Türkiye’de ve dünyada anahtar teslim projeler yapmaya başlar.

Şirket artık dünyada 106 satış ve 83 satış sonrası servis hizmet noktası ile global tanınmış markalar arasında yer alıyor. Orta Doğu, Avrupa, Afrika, Asya ve Güney Amerika kıtalarında satış kanallarıyla ihracatta hızlı bir büyüme gösteren Öztiryakiler'in son hamlesi 1947'de kurulan Japonya merkezli Hoshizaki Corporation ortaklığı oldu.

Japon şirketi dünya genelinde toplam 51 grup şirketi ve 12 bin 982 çalışanı ile faaliyet gösteriyor. Dünyada sektörünün en büyük ilk üç firmasından birisi olan Hoshizaki'nin hisseleri Japon borsasında işlem görüyor.

Japon Hoshizaki Corporation ile varılan anlaşma uyarınca Öztiryakiler’in mevcut yönetim yapısında bir değişiklik olmayacak, şirketin ismi ve iş yapış şekli aynı kalacak. İki firma arasında yapılan ortaklık anlaşmasında, Öztiryaki ailesinin yönetime olan katkısı, tecrübeleri ve işindeki başarısının değişmez bir değer olarak koruyarak iyileştirilmesinin hedeflendiği kaydedildi.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar
Website Security Test