Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş
Ana Sayfa / 

Kadife Eldiven İçinde Demir Yumruk

22.11.2019
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Recep Tayyip Erdoğan ve Donald Trump'ın aşkı, Türk-Amerikan ittifakını 'felce uğratıyor'. Bu hafta Economist, değişen ve eleştirilen Erdoğan ve Trump ilişkisine bu başlık altında yer verdi. Economist'e göre Amerikan Başkanı Donald Trump'ın otokratlarda ne bulduğunu kimse anlamlandırabilmiş değil.

Trump'ı idare etmek, eleştirmenlere göre hiç de zor değil. Otokratlar da, Washington'un geri kalanı gibi, Trump'ın politik sonuçlardan öte kendisine özel 'rapor' istediğini fark etmiş. Bu Abdülfettah el-Sisi'nin (Trump'ın 'favori diktatörü), Beyaz Saray ziyaretinden bir gün sonra, Mısır'ı 'Arap NATO'su olarak adlandırılan, Amerikan yönetiminin ana Orta Doğu gambitinden rahatlıkla çekebilmesini açıklıyor. Xi Jinping de yine aynı nedenden ötürü Trump'ın vergi dayatmalarından sonra, sevgisini kazanmış ve bu nedenle Hong Kong'daki demokrasi yürüyüşlerini Trump, 'ayaklanma' olarak nitelendirmişti. Fakat Trump'ın bu 'yumuşak karnından' en iyi yararlanabilen lider kuşkusuz Recep Tayyip Erdoğan.

Trump'ın Suriye'den çekilmesini istemeden önce bile Erdoğan, Amerikan-Türk ilişkilerinin zayıflamasındaki en büyük neden olmuştu. Barack Obama'nın düşmanı Esad'a karşı daha güçlü müdahalede bulunmadığından yakınan 'İslamcı lider', Türkiye'nin güneyinde IŞİD'e katılmak isteyen cihatçılara karşı güçlü bir girişimde bulunmadı. Obama yönetimi Erdoğan'ın başka bir düşmanı olan Suriyeli Kürtlere arka çıkınca, Erdoğan karşı atak için başka yöntemler aramaya başladı.

Erdoğan geçtiğimiz yıllarda NATO ile ilişkileri gerginleştirdi ve Avrupa Birliği'nden Türkiye'yi hiç olmadığı kadar uzaklaştırdı. Amerika'nın bölgedeki düşmanlarını (Rusya ve Suriye) S-400 Savunma Sistemlerini alarak 'kucakladı'. Yabancı basına göre Türkiye'nin bu alışverişi Putin'e NATO'nun askeri sırlarını açabilir. Fakat Amerika bugüne kadar kendisine verilen ipuçlarını göz ardı etmişti; aslında geçtiğimiz yıllar olacakların habercisiydi. Türkiye Cumhurbaşkanı'nın Obama'ya 2016 çağrısında Erdoğan'ın korumaları Brookings Merkezi'nin önünde toplanan gazetecileri hırpalamıştı. Trump ile ilk görüşmesinde ise anti-Erdoğan protestolarına karşı daha da acımasız bir saldırı gerçekleştiren korumalar, Erdoğan'ın demokratik yoldan sapması konusunda Amerikan kongresine, Pentagon'a ve ABD Dışişleri Bakanlığına kırmızı alarmı yakmıştı. Bir çok bürokrat ve politikacı Türkiye'nin hâlâ kritik ve demokratik bir Müslüman müttefiki olup olmadığını soruyor. Amerika için Türkiye artık Obama ve Bush'un gördüğü gibi 'Orta Doğu'ya açılan kapı' değil.

Tüm bu gelişmelere rağmen Trump, iki ülkenin hiç olmadığı kadar yakın olduğunu ileri sürüyor. Eleştirmenlere göre Trump ve Erdoğan bir çok açıdan aynı denecek kadar benziyor. İki lider de popülist ve "dindar" muhafazakarlarca seviliyor. Her ikisi de faiz oranlarına ve 'derin devlet'e sabitlenmiş durumda. Her ikisi de politika, aile ve işi birbirine karıştırıyor. İkisinin de damadı diğer iki oğlundan "daha" yetenekli. Trump'ın Türkiye'deki yatırımları göz önüne alındığında, Erdoğan ile ilişkisinin ulusal çıkarlardan da öteye gittiği öne sürülebilir. Bu argümanlara en güçlü örnek, eleştirmenlere göre Trump'ın ezber bozan iki hareketi: Kürtleri terk etmesi ve Türkiye'ye Rus savunma sistemini alması sonucu yaptırım uygulamaması.

Her ne kadar iki lider birbirlerine çok yakın gözükseler de, Türkiye-Amerika ilişkileri için aynı şeyi söylemek mümkün değil. Son dönemdeki gelişmeler Amerika ve Türkiye'nin birbirlerinden uzaklaştığını gösteriyor. İki ülkenin kurduğu ittifakın temeli olan NATO, Avrupa Birliği ve Amerika'nın Orta Doğu çıkarları yabancı basına göre çok yıprandı; bu durumun geri dönüşü olup olmadığı ise belirsiz.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar
Website Security Test