Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş
Ana Sayfa / 

Bir yerel kalkınma modelinin adımları Ordu’da atılmış durumda

29.11.2019
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

 

Seçimlerden sonra kolları sıvayan Hilmi Güler Ordu'nun kaderini değiştirecek projelerle yola çıkmış durumda. Şimdi hedef bu projeleri hayata geçirmek.

Hilmi Güler AK Parti tarafından Ordu Büyükşehir Belediye adayı gösterildiğinde parti il yöneticileri derin bir nefes almıştı. Dağınık dönemlerde siyaset dünyamızda gündeme gelen “Abi Formülü” Ordu’da da gündeme gelmişti. Parti Hilmi Güler ismi üzerinde birleşti, olumsuzluklar bir anda geride kaldı.

Hatta Hilmi Güler ismi belediye yönetimini hizmet almak olarak gören geniş çevrelerin de desteğini aldı.

Zaten bu gelişme sandığa yansıdı ve Hilmi Güler Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı seçildi. Daha önce İGDAŞ ve Enerji Bakanlığı'nda başarı hikayeleri yazan Hilmi Güler bir anda beklenti çıtasını da çok yükseğe taşıdı.

Ordu halkı Hilmi Güler’in belediye yönetiminden çok şey bekliyordu. Sadece Ordu değil, Güler’i Ordu’ya belediye başkan adayı olarak gönderen Parti Liderliği de ondan çok şey bekliyordu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan sadece Ordu’yu değil, havza yöntemi ile bütün bölgede kalkınma modelleri geliştirmesini istiyordu.

Her alanda yüksek bir beklenti ile göreve gelen Hilmi Güler ise seçimlerden bu yana çok önemli bir hamle yapmamıştı.

Acaba soruları tam gündeme gelmişti ki yapılan hazırlıkları tek tek paylaşmaya başladı.

Yola çıkarken klasik belediyecilik yapılmayacağını açıklanmıştı. Yapılan hazırlıklar öyle de yapılmadığını net bir şekilde ortaya koyuyordu.

Önce düşünen, sonra üreten en sonunda da yarışan Ordu hedefleniyordu. Ortaya konulan projelerde tam bu üçlü ile örtüşüyordu.

Bir kere yeni dönemde nitelikli tarım öne geçecekti. Kırsal kesimde hayvancılığa, et-süt üretimine, eko-turizme yönelmek hedeflenmişti.

Bütün bunların hayata geçmesi için ilk adım atıldı. Çok süratli olarak 4 şirket kuruldu. Nitelikli tarım için ORTAR, çağdaş turizm faaliyetleri için ORTUR, yazılım ve teknoloji için ORYAZ, enerji ve altyapı için OREN’i hayata geçti.

Anladığımız düşünme safhasını bitirilmiş şimdi şirketler vasıtasıyla üretmeye başlanacak. Peki bu nasıl olacak ipuçlarını Hilmi Güler şu sözlerle veriyor?

. Kırsal kesimde hayvancılığın daha da zenginleştirilmesi ve canlandırılması, sahil bölgelerindeki insanların tarıma yönlendirilmesi için tarım projeleriyle işe başladık. Bu amaçla 400 bin adet sebze-meyve fidesi dağıttık. Bugün o fideler filiz verdi ve şimdi seralar sebze ürünleriyle kendini göstermeye başladı.

. Ardından koyunculuğun canlandırılması için 30 adet damızlık koç olmak üzere 330 adet Bafra koyunu dağıtımı gerçekleştirdik. Bunun ardından 3200 adedi dişi, 800 adedi erkek olmak üzere 4000 adet kaz dağıtımı yaparak kırsal kesim insanımızın yavaş yavaş bu yola sevk ettik. Yakın zamanda damızlık koyunlar ve damızlık kazlar çoğalacak ve çiftçilerimiz binlerce koyun ve kaz ile hayvancılık, besicilik, et ve süt üretimi yapar hale gelecek.

. Türkiye’de Ordu şehri olarak arıcılıkta birinciyiz. Ülkemiz ise dünyada ikinci. Türkiye arı sütünden 31 ton ithal ediyor, biz ise bunun 1 tonunu üretiyoruz. Kavanoz kavanoz, teneke teneke bal üretiyoruz ama en kıymetli olan arı sütünü ıskalıyoruz.

Yani esas para orada. Kilosu 5 bin lira, 7 bin lira arasında değişiyor. Geçtiğimiz günlerde arıcı hanımlar ile sertifika töreninde konuştuk. Bir hanım bir yıl boyunca 10 kilo arı sütü yapıyor. Kilosunu 5 bin liradan hesap edersek yılda 50 bin lira yapıyor.

Bunları öyle heyecanla anlatıyor ki Hilmi Güler üstlendiği misyonun farkında olduğunu fark ediyorsunuz. Bir model, bir örnek olmak çok önemli. Yerel yönetimlerin kalkınma projelerinde önderlik yapması hem göçü önleyecek hem de Anadolu’nun zenginleşmesinde önemli bir yeri olacak. 

 

 

Fındık ile ilgili çalışıyoruz çikolata kenti olacağız

 

Hilmi Güler önce fındık, ardından da çikolata ile ilgili ilk adımları atmış durumda. Kısa süre içinde Ordu kendi markası ile çıkardığı çikolatayı piyasaya verecek.

Hilmi Güler ile Enerji Bakanlığı döneminde ilk Küresel Isınma Kurultayı’nı gerçekleştirmiştik. Yapıca ve çözümcü kimliği tanışmıştım. Sonra enerji ile ilgili yenilenebilirin gelişmesi için elinde güneş panelleri ile başta Karadeniz olmak üzere tüm Türkiye dolaştı. Bugün yenilenebilir enerjide geldiğimiz noktada o gün başlatılan bu hamlenin olduğunu söylemek abartı olmaz. Şimdi de Ordu’da benzer bir hamleyi fındık konusunda başlatmış bulunuyor Hilmi Güle. Bakın nasıl anlatıyor bu gelişmeyi:

. Ordu dünyada en çok fındık üretilen bir il. Ancak bahçelerimizde fındık toplayacak işçi bulamıyorduk. Bu açığı da il dışından, Doğu ve Güneydoğu’dan sağlanan işçiler vasıtasıyla gideriyorduk. Sonradan hesapladık ki, her yıl sadece fındık hasat dönemi olan Ağustos ve Eylül aylarında il dışına giden para 45 milyon liraydı. Bu paranın il ekonomisinde kalması için yeni bir proje başlattık ve fındığa Büyükşehir elini attık. ORTAR şirketi vasıtasıyla kurduğumuz sigortalı fındık toplama ekipleri oluşturduk. Ağustos ve Eylül aylarında ekiplerimiz anlaşmalı işverenlerin bahçelerinde hasat yapıyor, il dışına çıkacak paranın il ekonomisinde kalmasını sağlamayı hedefliyoruz.

. Ayrıca çikolata üretimine ağırlık verdik. Doğu Karadeniz Bölgesi’ndeki ilk arkeoloji kazısının yapıldığı antik Kurul Kalesi’nde bulunan tanrıça Kibele heykelinden yola çıkarak bu ismin patentini aldık. Ve Kibele markasıyla deneme üretimlerine başladık. Ordu, yakın bir zaman içerisinde çikolata diyarı olarak anılacağını şimdiden söyleyebilirim.

. Fındığı mamül ve işlenmiş ürün haline getirdiğimiz zaman, mevcut ihracat miktarından daha fazla döviz geliri elde edebilecek. Fındığı sadece ürün olarak satarsak yılda 2 milyar dolar, çikolata olarak satarsak 8 milyar dolar gelir elde edebiliyoruz. Biz de bu yüzden butik çikolata yapımına başladık. Seçim döneminde bir günlüğüne Gana'ya gitmiş, orada kakao için görüşmeler yapıp dönmüştüm. Benim hedefim, dünyanın en iyi kakaosu ile dünyanın en iyi, kaliteli ve lezzetli fındığını çikolata olarak bir araya getirmek. Yakın hedefimiz Ordu'yu Türkiye’nin çikolata merkezi yapmak olacak.

 

Fındık borsası Ordu’da olmalı

Fındık ile ilgili çalışma bu kadarla sınırlı değil diyor ve ekliyor Hilmi Güler:

. Bu sezonun fındık politikasının üreticimizin istediği fiyat ve alım sistemi doğrultusunda oluşturduk. Bu amacımıza ulaştıktan sonra ikinci bir adım atarak fındığı uluslararası alana taşıdık. Dünya fındık üretiminin yüzde 80’ini oluşturan ancak bugüne kadar birbirlerinin alternatifi gibi politika izleyen Türkiye, Azerbaycan ve Gürcistan’ı Ordu’da bir araya getirerek ortak hareket etme ve ortak politikalar üretme konusunda Tarım ve Orman Bakanımız Bekir Pakdemirli’nin yakın desteğiyle tarihi bir adım attık.. Aynı gün 3 ülkenin fındık hasadını düzenlediğimiz ‘Fındık Hasat Şenliği’ ile Ordu’da başlattık. Bu birliktelik Uluslararası Kabuklu Meyveler Konseyi (INC) benzeri bir birlikteliğin de temellerinin atılmasına zemin oluşturacak. Bu gelişme belki de fındığı üretenlerin fındıkta söz sahibi olmasını, hatta fındık borsasını Ordu’da oluşmasını sağlayacak. Bu çalışma da titizlikle yürütülüyor.

. Netilikli tarım çalışması ve fındık ile ilgili atılan adımlarla turizm buluşturulacak. Ordu, Türkiye’nin havaalanına en yakın kış kayak merkezine ve yaylasına da sahip bir il.  Çambaşı yaylamızda 650 dönüm arazi üzerine oluşturduğumuz komplekste halen 5 yıldızlı otel inşaatımız sürüyor. Bu gelişme ile 12 ay Ordu sloganı hayat bulacak. Boztepe, Yason gibi doğal güzelliklerle bu gelişme desteklenecek. Yayla turizmi, tarihi zenginlikler de 12 turizmi destekleyecek çalışmalar olacak. Kısacası Ordu, Karadeniz Bölgesi’nde uçsuz bucaksız ormanları, bol oksijenli yaylalarının yanı sıra dereleri, yöresel organik lezzetleri ve eko-turizmin en güzel yaşanabileceği bir yerdir diyebilirim.

 

Yöresel yemekler tanıtılacak

Ordu’da turizm son dönemin gastro kültürü ile de buluşacak. Hilmi Güler buna ilişkin çalışmaları da şu cümlelerle anlatıyor:

. Bizim yemeklerimiz yöresel bitki ve sebzelerle balık ağırlıklıdır. Bu bakımdan Akdeniz mutfağına benzer. Kendine has isimleri vardır. Kayganalar, sebze kavurmaları, pancar çorbası, hamsili pilav (içli tava) gibi.

. Yöresel yemeklerimizi tanıtmak için planlarımız hazır. Öncelikle eko turizmi canlandırarak yöresel lezzetlerimizin öne çıktığı bir çalışma sergileyeceğiz. Ordu’nun lezzetlerinin gurmelerin çekim merkezi olması için tanıtım atağına geçiyoruz.

. Çünkü turistler artık gurmelik üzerine gezmeyi tercih ediyorlar. Nerede iyi ve sağlıklı yemek varsa oralara gidiyorlar. Yani gıda turizmi yapıyorlar. Dolayısıyla Ordu'ya gelen turistler buraların zenginliği ve gıdası için gelebilir. Ordu'nun zaten muhteşem bir tabiatı var. Organiklik ve çeşitliliği de 10 üzerinden 10. Sonuç olarak, Ordu’nun yöresel lezzetlerini gastronomi alanında kabul ettireceğimize inanıyorum.

 

Karadeniz’i  Akdeniz’e bağlayacak

Bir de havza modeline ilişkin bir çalışma var. Sadece Ordu’ya değil bütün Türkiye’ye dokunacak bir çalışmanın hızlandırıldığını görüyoruz bu kapsamda. İşte o konudaki çalışmalar:

. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı dönemimde 140 yıllık bir tarihi olan Ordu-Sivas arasında yol çalışmalarına başlamıştık. O dönemde iki ilin bağlantısını sağlayacak yol olarak başlamıştık ancak daha sonra projeyi büyüttük ve bölgesel bir projeyi ulusal hatta uluslararası proje haline getirdik. Çalışmayı, Ordu-Sivas-Kayseri ve Mersin'e kadar hatta oradan Ceyhan'a kadar uzanan büyük bir stratejik yatırım haline getirdik.

. 6 ili direkt, 50 ili de dolaylı yollardan ilgilendiren bu yol, Orta ve Doğu Karadeniz’i Akdeniz'e bağlayacak olan bu yol aynı zamanda Rusya, Gürcistan, Ukrayna gibi ülkelere de Ordu üzerinden ithalat ve ihracatta önemli rol de üstlenecek.

.  Şu anda yol yüzde 90 seviyesinde bitti. Ordu etabı da bitmek üzere. 2020-2021 yılı içerisinde bu etap tamamlandığında Türkiye hem stratejik hem de ulaşım alanında büyük kolaylık sağlayan bir projeye kavuşmuş olacak.

. Ben şahsen bu projeye çok önem veriyorum. Bu yol eğer bir de ileride demiryolu ile taçlanırsa, hatta petrol boru hattıyla yapılırsa, bu yol Doğu Akdeniz’in enerji kaynakları açısından büyük öneme sahip olacak.

. Yol tamamlanınca Sivaslı 3 saat 15 dakikada denize geliyor ve dönüyor. Bu çok güzel bir şey. Ordu’ya gelip denize girebilecekler. Bir anlamda biz, Sivas'ın, Kayseri'nin denizi oluyoruz.

 

 

Turkcell ile işbirliği yapılıyor

Ordu'nun yöresel lezzetleri ile ilgili tanıtım faaliyeti başlıyor. Hilmi Güler önümüzdeki günlerde bu konuda önemli adımlar atacaklarını ifade ediyor.

Aynı zamanda Turkcell’in de yönetiminde olan Hilmi Güler’un bu görevinin de Ordu’ya yansıması olacak gibi görünüyor. İşte bu konuyla ilgili çalışmaların özetini de şöyle anlatıyor Hilmi Güler:

. Ordu’da 8 ay öncesine kadar bulunmayan dijital oyun yazarı sayısı 48’e ulaştı. Dikkatinizi çekerim, ‘Dijital Oyun Yazarı’…

. Turkcell’in oyun platformu markası Playcell’in, Türkiye’nin dijital oyun sektörüne katkı sunmak amacıyla Ordu’da Makers Türkiye uzman eğitmenleri tarafından verilen dijital oyun geliştirme eğitimleri verilmesini sağladık.

. Yani bir anlamda ABD’de nasıl Silikon Vadisi varsa, Ordu’yu da “Dijital Oyun Vadisi” yapmayı hedefliyoruz.

. Türkiye oyun pazarında, 30 milyondan fazla oyuncu aktif oyun oynarken, 2018 yılında ülkemizdeki toplam oyun pazarı geliri 878 milyon dolara erişti. Bu sayılardan da anlaşılacağı gibi oyun pazarı gelecekte önemli bir sektör olacak.

. Dijital alanda ‘akıllı şehir’ projesi kapsamında 2 ay önce Ordu Büyüşehir Belediyesi ile Turkcell ortaklığında akıllı şehir protokolü imzaladık. Bu kapsamda Huawei firması, teknoloji tırını İstanbul ve Ankara’nın ardından Türkiye’de sadece Ordu’ya gönderdi.

 

Denizde tekne görüyor musunuz?

Ordu kilometrelerce kıyısı olan bir deniz kenti. Ancak denize sanki biraz sırtını dönmüş durumda. Hilmi Güler “bir tekne görüyor musunuz” diye başladığı konuşmasını şöyle sürdürüyor..

. Denize kıyımız olmasına rağmen Ünye’den tutunda Gülyalı’ya kadar denizlerimiz adeta bomboş. Buraların, Balıkçı tekneleri, yatlar, yolcu tekneleri ve diğer teknelerle dolu olması gerekiyor. Bizim amacımız bundan sonra denizlerimize canlılık katmak ve Karadeniz insanının denize olan uzaklığını ortadan kaldırmak olacaktır.

. Denizden ekonomik, sosyal ve su sporları alanında daha çok yararlanmak istiyoruz. Öncelikle Karadeniz’de son yıllarda azalan balık türü sayısının arttırılmasına Ordu ili olarak katkıda bulunmak için kolları sıvadık.

. Ordu sahil bandında avlanma yapılacak alan 140 mil, yani 120 km’dir. Bu da 3 bin kilometrekare alana tekabül ediyor. Ordu ilinin 6 bin kilometrekare olduğunu hesap ederseniz Ordu’nun yarısı kadar bir alan denizdedir.

. Bu amaçla balıkçılığın geliştirilmesi, denizimizde balık türü sayısının arttırılması amacıyla 2 Su Ürünleri Mühendisi ve 4 uzman balıkçıdan oluşan bir ekip oluşturduk.

. Ayrıca Gemicilik sektörünün Ordu’da canlılık kazanması için tıpkı bir Organize Sanayi Bölgesi gibi, Gemi Yapım Merkezi düşünüyoruz.

. Bir süredir yelken ve kano sporunun canlandırılması amacıyla çalışma yürütüyorduk. İlk önce 'Ordu Yelken ve Kano Kulübü' kurduk. Türkiye Kano Federasyonu ile yapılan görüşmeler doğrultusunda denize dolgu yöntemiyle inşa edilen Avrupa'nın birinci, dünyanın üçüncü Ordu-Giresun Havalimanı mendireği ile kara arasındaki deniz boşluğundaki alanı yelken ve kano parkuru olarak belirlendi

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar
Website Security Test