Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş
Ana Sayfa / 

Bu millet CHP'de lider aramaktan bıktı!..

29.11.2019
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

"Afrika'da tam 2 milyon çocuk haftanın 7 günü günde 12 saat çalışarak kakao toplarlar ama büyük çoğunluğu 'çikolatanın tadını' bilmezler!.."

İnternet'te gözüme çarpan ve "arşivime aldığım" bu "çok anlamlı sözü" CHP'de olanları TV ekranlarında izleyince, gazete manşetlerinde okuyunca hatırladım.

Ve de işte yazıyorum; CHP'de İnönü'den bu yana gelen giden genel başkanlar onca zaman o koltukta otururlar ama çoğunluğu, ne çoğunluğu "Bülent Ecevit" hariç bir tanesi bile "Liderliğin tadını, pardon ne olduğunu" bilmezler!..

"Bülent Ecevit hariç" dedim, bakın onu da sevgili kardeşim Hıncal Uluç, haklı olarak "nasıl" anlatıvermiş; "O da, koalisyonlarla geldiği iktidarlarda işi yüzüne gözüne bulaştırdı. İktidara geldi, ama iktidar olamadı."

Bakınız, gazeteciliğe başladığım 1955'lerden beri, CHP'yi izledim, yazdım, konuştum"; üzülerek bu satırları yazıyorum; ikide birde, yerli yersiz "Kurucu Partiyiz, Atatürk'ün Partisiyiz" diye övünenlere sorum şu; "İnönü'den beri, bir lider çıkarabildiniz mi?.."

Bakınız, "beğenmediğiniz" yerden yere vurduğunuz "Sağın kaç partisinde kaç 'lider' gelmiş geçmiş"; işte "bu acı tablo" sebebi ile CHP, "1950'den beri bir defa bile 'tek parti' olarak" iktidar olamamış!..

Zira "biz milletçe" taaa Orta Asyalardan beri "lider sever ve ararız!.."

Dahası, hiç düşündünüz mü; "neden acaba", mesela "İsmet İnönü gibi" bir efsane de dahil, "CHP'nin başına gelen Genel Başkanlar, 'omuzlarda taşınarak' o koltuğa oturtulmuşlar da, sonrasında arabalarının arkasına 'boş teneke gazoz kutuları bağlanarak' gönderilmişlerdir?.."

Şimdi "sıra" Kemal Kılıçdaroğlu'na geldi; "lider olamayan" bir genel başkan daha ve "boş teneke gazoz kutuları" tıngırdamaya başladı!..

"Ortada bir tezgah var, bir komplo var. Bu dedikoduların hepsi CHP Genel Merkezi'nde üretilmiştir. Mutlaka hesaplaşacağız. Genel Merkez'de çete var" demek için "Köyündeki ağaca Türk Bayrağı ile Atatürk'ün resmi asacak kadar" ilkel bir tablo içinde "mazlumları oynayan" dünün cumhurbaşkanı, yarının genel başkan adayına sahip CHP'den bu millet ne bekleyebilir?..

Bir yanda "düşünmeden, tartmadan, ortada net bir tablo yokken" TV ekranlarına çıkıp "Olabilir, Saray'a gideni biliyordum" gibilerden laflar ederek "ateşin göbeğine kendini atan" bir Genel Başkan ve de "CHP Genel Merkezi'nde çete var, bana kumpas kurdular" diyen bir "Genel Başkan" adayı; hâle bakın!..

Ve o Genel Başkan ve o Genel Merkez, "hiçbir belge ve tanık ortaya koymadan" kendilerini Erdoğan'dan ve AKP'lilerden daha ağır bir şekilde "İçinizde çete var" diye suçlayan Muharrem İnce ile "söz yarışına" devam ediyorlar; yapmaları gereken "tek şey" varken; "Hemen" evet hemen "onu tedbirli olarak ve 'kesin ihraç talebi ile' Disiplin kuruluna sevk etmek!.."

Nerde o cesaret, nerde o "liderlik" feraseti?..

Hadi canım siz de!...

 

Utan Faik Öztrak utan!..

CHP Sözcüsü Faik Öztrak, Muharrem İnce'nin "CHP Genel Merkezi'nde çete var" ithamına cevap veriyor; "CHP'de çeteyi arayanlar her zaman karşılarında Kuvayı Milliye'yi bulmuşlardır."

Bu söz, "Kuvayı Milliye'ye hakarettir"; eğer "Kuvayı Milliye, 'karşılarında' bulduklarına, CHP Genel Merkezi'nin Muharrem İnce'ye davrandığı gibi davransa' idi, acaba Kurtuluş Savaşı kazanılabilir ve Türkiye Cumhuriyeti kurulabilir miydi"; düşün Faik Öztrak düşün ve de utan!..

 

Okuyucu Soruları

Londra / İstanbul farkı mı, zihniyet farkı mı?

Bir okuyucum soruyor; "Aynı gazetede yan yana iki haber vardı. Biri Londra haberi idi. Yılda 32 bin sterlin (Ayda net eline geçecek olan para 2 bin 100 sterlin / 15.500 lira) ücretle Köpek Bakıcısı arandığına dairdi.

Öteki ise, İstanbul Maltepe'de köpek gezdiren bir adamın, ağaca kaçan kediyi kemeriyle vura vura yere indirmesi ve düşen kedinin de ağacın altında bekleyen köpekler tarafından parçalanarak öldürülmesi.

Bir başka kişi de cep telefonu ile olayı kaydetmiş, sosyal medyada paylaşmıştı. Ne diyorsunuz?..

CEVABIMDIR; "Köpek giren eve melek girmez" diyen profesörlerin İlahiyat Fakültelerinde ders verdiği bir ülkede, bu olanlara neden şaşıyoruz? Ve de hâlâ doğru dürüst bir 'Hayvan Hakları Koruma Kanunu' çıkaramayan siyasetçilerin çoğunlukta olduğu, karakol komiserlerinin, savcıların "Hayvanseverlerin şikayetlerini" gülerek karşılayıp, yüzlerine "Yapacak başka işiniz yok mu" zihniyetiyle baktığı bir ülkede "bir değil, bin kedi de parçalanır, onca köpek de zehirlenir"; kime ne?..

 

İnternet'ten esen rüzgarlar!..

 

 

Sözün Özü

Birbirlerini eleştirirken (!) ne onur, ne haysiyet, ne ahlak, hatta ne vatanseverlik bırakan siyasetçilerin bulunduğu bir ülke için, bilmem ki, "dış düşman" ne ifade eder?..

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar
Website Security Test