Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş
Ana Sayfa / 

İSKİD yaptıklarını anlatmaya başlayacak

17.1.2020
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Isıtma ve soğutma sektörünün en etkili kuruluşlarından biri olan İSKİD yönetiminde sektörün çok önemli isimleri bir araya geldi.

İş dünyasının en sosyal isimlerinden biri olan Daikin Yönetim Kurulu Üyesi Zeki Özen ile sohbet ediyoruz. Sektörü anlatıyor. Öyle ilginç bilgiler verdi ki bu toplantıya sizin yönetimle bir yemekte konuşalım önerisi getirdim

Öyle de yaptık. Başta Başkan Ozan Atasoy ile birlikte yönetimin önemli isimleri ile bir araya geldik. Güzel bir sohbet oldu. Fazla bilmediğimiz bir sektörü tanıma fırsatımız oldu. Yapılacak çalışmalara ilişkin bilgiler de aldık.

Önce sektörü biraz anlatalım. İklimlendirme, soğutma ve klima sektörünün ülkemizdeki geçmişi çok eskilere dayanmıyor. Sektörün geçmişinden bahsederken yarım asırları ancak dile getirmek mümkün. Oysa özellikle Avrupa ve ABD’de bu sektörün 100 yıllık markaları bulunuyor.

Sektörün Türkiye’deki 50 yılının 25 yılına İSKİD damgasını vurdu ve vurmaya da devam ediyor. İSKİD’e iklimlendirme ve soğutma sektörünü 100’ ün üzerinde önemli firması destek veriyor ve içinde yer alıyor.

Sektörün güçlü birlikteliğinin sembolü sayılan İSKİD önümüzdeki dönemde çalışmalarında çevre odaklı etkinlikleri öne çıkaracak. Ayrıca diğer sektör dernekleri ile de birlikte çalışmaların, ortak projelerin önü açılacak. Bu ön bilgilerden sonra derneği gelecekte yapacaklarına ilişkin bilgileri de paylaşalım.

. İSKİD dernek yapısı ve kuruluş amacı, komisyonlar ve çalışmaları konusunda kamuoyuna daha ayrıntılı bilgiler aktarılacak.

. İklimlendirme sektörünün 5 milyar dolara yaklaşan ihracat hacmi ile Türkiye’nin lokomatif sektörlerinden biri olduğu bilgisi paylaşılacak.

.  Mart 2020’de açıklanacak 2019 İklimlendirme Sektörü verilerinin ayrıntıları ile kamuoyu ile paylaşılması hedeflenecek.

. Klima santralleri ve fancoil cihazlarında uygulanan ÖTV ile ilgili bilgi aktarımı konusunda adımlar atılacak.

. Enerji verimliliği ve çevre duyarlılığı yüksek iklimlendirme cihazlarının (su-toprak ve hava kaynaklı ısı pompaları vb) kullanımının yaygınlaşması için projelere çeşitli banka, devlet desteği konularının önemi vurgulanacak.

. Yetkisiz/korsan servisler ve bunların ekonomiye ve tüketiciye verdikleri zararlar konusunda daha aktif bir bilgilendirme yapılacak.

 

Toplantıya katılanlar

. Ozan ATASOY (İSKİD Yönetim Kurulu Başkanı) Aiolas

.  Zeki Özen (İSKİD Yönetim Kurulu Genel Sekreter) Daikin

. Cem Savcı (İSKİD Denetleme) Kurulu Üyesi) Vatbuz

. Can Topakoğlu (İSKİD Yönetim Kurulu Üyesi) Arçelik

. Kaan Kösemehmet (İSKİD)

 

 

İnanç Kabadayı sektöre inanıyor

 

İnanç Kabadayı

Ege Yapı Yönetim Kurulu Başkanı konut satışlarında 2020 yılında atak yaşanacağını vurguluyor ve sektörün iyi bir yıl yaşayacağı mesajı veriyor. 

Sektörde yeniliklere imza atan belki de bu yüzden son dönemdeki kötü gidişe rağmen şantiyelerini kapatmayan Ege Yapı ile ilgili bilgi alıyoruz.

Karşımızda Ege Yapı Yönetim Kurulu Başkanı İnanç Kabadayı var ve sektörü ilişkin önemli bilgileri paylaşıyor. İşte o sözler:

. 2020 yılının gelecek yılları da kapsayacak bir büyüme ivmesinin başlangıcı olacağını düşünüyoruz.

. Gayrimenkul sektörünün 2020’de yüzde 4 – 5 arasında bir büyüme yakalayacağını öngörüyoruz.

. Mali yapısı güçlü, doğru lokasyonda proje geliştiren üreticiler 2020 yılında büyümeye ve yeni yatırımlara devam edecek.

. TCMB’nın faiz indirimi, iç talepte yaşanan gelişmeler ve enflasyonda yaşanan düşüş gayrimenkul sektörünü olumlu etkiliyor.

. Gayrimenkul sektörünün ekonomik büyüme için ne denli önemli olduğunu bir kez daha görmüş olduk.

. Düşük faiz, bekleyen konut talebi, yabancı yatırımcıların ülkemize olan ilgisi, kentsel dönüşüm ve yeni konut ihtiyacı ile 2020 gayrimenkul sektörü için çok daha olumlu bir yıl olacak.

. Özellikle son iki ayda satış ofisi ziyaretçi sayılarına baktığımızda 3 katına kadar artış gözlemliyoruz.

 

Projelerimize güveniyoruz

İnanç Kabadayı ayrıca devam eden projelerle ilgili somut bilgiler de verdi. İşte o bilgiler:

. Tarihi Yarımada’da; Yedikule Hisarı’nın yanı başında bulunan 150 yıllık Cer Atölyelerini “Cer İstanbul” adıyla ve Emlak Konut güvencesiyle yeniden İstanbul’a kazandırıyoruz.

. Uzun yıllar boyunca demiryolu hatlarındaki lokomotif, yolcu ve yük vagonlarının bakımının yapıldığı ve bugüne kadar atıl kalmış olan Cer Atölyeleri, günümüz ihtiyaçlarına göre restore edilerek yeniden hayat buluyor. Proje içerisinde sadece 36 adet ile sınırlı sayıda geliştirilen Loft daireler ile gerçek anlamda ayrıcalıklı bir yaşam sunuyoruz.   

. Kordon İstanbul’da ilk etabın satışlarını tamamladık. Projenin ikinci etabının satışları sürüyor, yakın bir zamanda üçüncü etap satışları başlayacak. Kordon İstanbul’a yerli yatırımcılar ile birlikte yabancıların da ilgisinden oldukça memnunuz.

. Anadolu Yakası’nın en yeşil ve zemin güvenliği açısından en sağlam bölgesi olan Çekmeköy’de, ulaşım olanakları ve sosyal imkanları ile yine ayrıcalıklı bir proje daha geliştiriyoruz. Çam ormanlarının yanı başında, bahçeli, sosyal olanakları ve ulaşım avantajları ile ÇamlıYaka Konakları özellikle ailelerin büyük beğenisini kazanıyor.

 

Günde 1000 ton üzerinde tüketilen dönerin yüzde 80’nin merdivenaltı üretim olduğu  söyleyen döner sektörü, sahte dönere savaş açtı.

Sektör bileşenleri, Türkiye’nin ilk ‘Döner Çalıştayı'nda 2500 yıllık geçmişi olan Türk Döner’ini bütün yönleri ile masaya yatırdılar.

Gıda mühendisleri, sahte dönerin halkın sağlığını bozmasına izin vermeyecekler.

 

Sahte dönere savaş açtılar 

Döner son dönemde çok konuşuluyor. Türkiye’nin gıdadaki tek markası döner olumsuzlukları ile sürekli gündeme geliyor. Bu gelişmelere dönerciler el koydu. Türkiye’de ilk defa döner çalıştayı düzenlendi. Ürün güvenliğinden mevzuata, coğrafi işaret çalışmalarından standart belirlenmesine kadar her yönüyle döner ele alındı ve “Artık sahte dönere geçit yok. Türk dönerini önce Türkiye’nin her yerinde aynı standartta bulacaksınız. Sonra da tüm dünyada dönere sahip çıkacağız. Türk döneri yiyen lezzeti ile hijyen standardı ile hem güvenecek hem de bu ürünü aldığı için mutlu olacak” dediler.

Bu sonuç Uluslararası Döner Federasyonu (UDOFED) ve Sağlık Bilimleri Üniversitesi öncülüğünde düzenlenen Türkiye’nin ilk ‘Döner Çalıştayı’nda ortaya çıktı.

Tarım Orman Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, TSE, Güvenilir Ürün Platformu ve birçok STK’nın katkı verdiği çalıştayda 2500 yıllık geçmişi olan Türk Döner’i bütün yönleri ile masaya yatırıldı.

Türk icadı olarak bilinen döner bugün dünyanın her yerinde yapılıp tüketiliyor. Türkiye’de günde 1000 ton üzerinde tüketimi olan dönerin yüzde 80’nin merdivenaltı üretim olduğu geri kalan kısmın ise 130’a yakın onaylı işletme tarafından üretildiği biliniyor.

Merdivenaltı üretime savaş açan UDOFED Başkanı Mehmet Mercan; “2500 yıllık bir geçmişe sahip milli ürünümüz Türk Döneri’nin resmi bir standardı yok, bu boşluklardan faydalanan kötü niyetli kişiler kendi kafalarına göre sağlıksız şartlarda döner üretip satıyorlar, bu hem uluslararası arenada ürünün itibarını düşürüyor, hem de halkımızın sağlığını olumsuz yönde etkiliyor. Bugün Almanya’da sadece dönerin 8 milyar dolarlık bir ekonomik gücü var, Yunanistan döner patenti için başvurmuş durumda, yani biz kendi ürünümüze her yönüyle sahip çıkmalıyız. Bu çalıştayın ana nedeni budur. Döner standardının oluşturulması, döner ile ilgili tüketici bilincinin arttırılması, merdivenaltının önüne geçilmesi ve ülkemize ait Türk dönerinin hak ettiği seviyeye getirilmesi için bu çalışmayı yapıyoruz. Başta Sağlık Bilimleri Üniversitesi olmak üzere birçok akademisyenin ilgisiyle karşılaşmaktan dolayı mutluyuz. Tarım Bakanlığımız, Sağlık Bakanlığımız, TSE, İTO ve birçok STK bugün burada Türk Dönerinin geleceğini konuşuyoruz. Önümüzdeki sene için Döner Zirvesi gerçekleştirmek adına kolları sıvadık, o zamana kadar başta Döner Tebliği olmak üzere bugün burada tartışılan tüm konularda çalışmalarımızı sürdüreceğiz” dedi.

İl Tarım ve Orman Müdürü Ahmet Yavuz Karaca’nın açılış konuşmasının ardından söz alan Sağlık Bilimleri Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Doç. Dr. Fatih Özbey; “Gıda güvenliği ülkemizin stratejik konularından birisi, bugün burada bulunma nedenlerimizden bir tanesi de, geleneksel ürünümüz dönerin başta gıda güvenliği bakımından incelenmesi ve sahada görülen aksaklıkların konunun her kesimi ile tartışılmasıdır” dedi.

Çalıştay kapsamında kurulan Mevzuat Masası, Gıda Güvenliği ve Halk Sağlığı Masası ile Taklit Tağşiş masalarında tartışılan dönerin yağ oranına değinen UDOFED Yönetim Kurulu Üyesi İsmet Erdoğan; “şu an piyasada satılan dönerlerde çok yüksek oranda yağ kullanılıyor, bunun ölçümünün sağlıklı yapılabilmesi için hazırlanacak tebliğde çiğ ve pişmiş ayrımına önem verilmeli. Bu kadar yüksek oranda yağ kullanımı hem sağlık açısından zararlı hem de tüketiciyi dolandırmak demek çünkü döner diye sattıkları yağdan ibaret.’ diye konuştu.

Dönerde kullanılan kuyruk yağına değinen UDOFED Yönetim Kurulu Üyesi Ahmet Aksoy ise; “Kuyruk yağı geleneksel ürünün olmazsa olmazı, şu an Türkiye’de kuyruk yağı fiyatı 60 TL iken yurtdışında 2,5-4 Euro arasında değişiyor, biz döner üreticileri olarak kuyruk yağı ithalatına izin verilmesini ve KDV oranının %8’den %1’e düşürülmesini talep ediyoruz.” diye konuştu.

 

Kuyruk yağı 60 lira olunca işler karıştı

Çalıştay’da söz alan ETBİR Başkanı Ahmet Yücesan; “Bugün Türkiye’de yılda 360 bin ton döner tüketiliyor ve bunun yüzde 80’i merdivenaltı çalışıyor. Soğuk zincirin kırılmaması için et gibi riskli ürünlerde şoklama yapılması gerekiyor, dönerin üretimi için gereken şartları sağlayamayan merdivenaltı üreticiler şoklu ürünün kötü olduğu algısını yaratmaya çalışıyor. Kuyruk yağı konusu da çok önemli şu an kuyruk yağının kilo fiyatı 60 lira civarında, fiyat pahalı olduğu için merdivenaltı üretici kavram yağı olarak tabir ettiğimiz yağları kullanıyor. Yani kuyruk yağı pahalı hale gelince işler karıştı” dedi.

 

Halk sağlığı ile oynanıyor

Çalıştaya katılan Güvenilir Ürün Platformu Genel Sekreteri Gıda Mühendisi Elif Attepe; “Dönerin spesifik bir tebliği olmalı, ülke ekonomisini etkileyen önemli bir üründen bahsediyoruz fakat böyle bir ürünü mevcut şartlarda temsil etmemiz imkansız, merdivenaltı hem halk sağlığı ile oynuyor hem de ürünün itibarını düşürüyor, konunun tarafı olmayan kişilerin medya organlarına verdiği demeçler ise toparlanmaya çalışan süreç çalışmalarını zorlaştırıyor.” dedi.  Güvenilir Ürün Platformu Bilim Kurulu üyesi Gıda Mühendisi Nurten Sırma ise; “Türkiye’de gıda zehirlenmelerinin sayısal bir değeri yok bunun ne kadarı döner kaynaklı olduğunun detayları ile ortaya çıkarmamız sonuca ulaşmamızda önemli bir etken olacaktır” dedi.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar
Website Security Test