Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş
Ana Sayfa / 

Garip bir kamulaştırma girişimi

7.2.2020
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Cumhurbaşkanlığı kararı uyarınca Kültür ve Turizm Bakanlığı ilk önce 13 Eylül 2019 tarihinde geniş bir alanı, “Çeşme Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgesi” olarak belirledi. Arkasından “bütüncül planlama” (!) gerekçesiyle kapsamda kalan özel mülkiyete ait alanların kamulaştırılacağı ilan edildi.

25 Ocak 2020 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Cumhurbaşkanlığının 2054 nolu kararı ile Urla Zeytineli Mahallesinde 333 adet parsel ile Çeşme Alaçatı bölgesinde 178 adet parsel, "acele olarak kamulaştırılacak". Kısacası çok değerli araziler ilk önce SİT kapsamından çıkartıldı. Daha sonra da ne olacağı belli olmayacak bir şekilde mülk sahiplerinin tapularına satışı engelleyen şerh konuldu.

Bu şok edici kararlar karşısında, aralarında DİSK’in de bulunduğu mülk sahiplerinin karşı bir tutum alması bekleniyor. Ege’de Sonsöz sitesinin yazdığına göre Barbaros, Birgi, Gülbahçe, Kadıovacık, Nohutalan, Uzunkuyu, Zeytineli, Zeytinler’i kapsayan Batı Urla Köyleri Çevre Koruma, Güzelleştirme, Kalkındırma Derneği (BUKÖYDER), Yağcılar ve Demirciler Köyü Eğitim ve Kültür Derneği ile Akkoyder -Altınköy Koyu Koruma Derneği gibi dernekler de tepki göstermeye hazırlanıyor.

İzmir Barosu çevre hareketinin tanınmış ismi avukat Şehrazat Mercan bu konuda şunu vurguluyor: “Kamulaştırma kararı ortada bir kamu yararı varsa alınır. Turizm Bakanlığı’nın otel, turistik tesis yapmak amacıyla altlığını hazırladığı yerler vatandaşın elinden devletin gücü kullanılarak alınıyor. Burada herkesin yapması gereken kamulaştırma kararının iptali için dava açmaktır. Bölgede kamulaştırma ile birlikte araziler tarla fiyatından alınacak.”.

Nerede plan?

Türkiye’de öyle garip işler oluyor ki! Buna istim arkadan gelsin de denemiyor. İstimin olması için bir araç, bir yol gerekli. Bu atasözünü anlatmak için güzel bir öykü var:

“Zamanın İran şahı, Urumiye Gölü'nde saray hizmetlerinde kullanılmak için alınan bir istimbota binmiş. Fakat buhar kazanı hareket için yeterli buhar tutamadığından istimbot birkaç dakika hareket edememiş. Bu beklemeden canı sıkılan şah, kızgınlıkla neyi, niçin beklediklerini sormuş. Yanındakilerin, ‘istim bekliyoruz şah hazretleri’ cevabı üzerine, istim kelimesinin ne olduğunu bilmeyen şah, köpürerek ‘canım bu ne saygısızlık? Bir istim için şah bekletilir mi? Biz gidelim, istim arkadan gelsin’ diye bağırmış”.

Bunun Urla ve Çeşme’de yapılanlarla ilgisi şöyle: Bakanlık bir tasarrufta bulunmak istiyorsa her şeyden önce bir plan yapmalı. Bir bölgenin en üst planı olan 1/100000 ölçekli ana planı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı yapıyor; bundan sonra alt planlara yani uygulama planlarına geçilmesi gerekiyor. Var mı böyle bir plan? Kamuoyundan gizlemiyorlarsa YOK! Şunu da belirteyim ki, gizlemeleri de yasal değil zaten.
Sosyal medyada özel bir yabancı şirketin hazırlamış olduğu söylenen bir tasarım dolaşıyor. İçinde neler yok ki? 4 bin hektar olduğu söylenen alanda, marinalar, AVM’ler, oteller, kanal ama her şeyden öte binlerce konut var, villa var. Böylece villa yapmanın da ‘kamu yararı’ (!) olduğunu öğrenmiş bulunuyoruz bu kamulaştırma girişimiyle.

Cevap bekleyen önergeler

Siyasiler de nereye gideceği belli olmayan bu gelişmeler karşısında tepkilerini gösteriyor. Çeşme Belediye Başkanı Ekrem Oran’ın, ‘Çeşme’nin malını ham ettirmem’ demesi karşısında Kültür ve Turizm Bakanı kendisini Ankara’ya çağırdı. Umarım Bakan ne olup bittiğini Başkana aktarabilmiştir.

CHP İzmir Milletvekili Mehmet Ali Çelebi, “acele kamulaştırma işlemi yönetmelikler gereğince sadece yurt savunması ihtiyacı ve olağanüstü koşullarda uygulanabilen bir işlem iken, Kültür ve Turizm Bakanlığı eliyle doğal alanların ve dolayısıyla ekolojinin yok edilmesi ve halkın malının acele kamulaştırılması kararı ile sermayeye rant sağlanmasına dönük bir araç olarak kullanılıyor” diyerek Meclis araştırması açılmasını istedi.

İYİ Parti Meclis Grup Başkanvekili Müsavat Dervişoğlu, “üstün kamu yararı” olgusunu sorgulayarak Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’a,“acele kamulaştırma usulünün gerçek kişilerin mülkiyet hakkına doğrudan müdahale eden ve ivedi olarak sonuç doğuran bir işlem olduğu göz önünde bulundurulursa, kamulaştırma işlemine ilişkin bölge sakinlerinin rızası yahut görüşleri alınmış mıdır?” gibi sorular yöneltti.

Şimdi bu soruların cevaplarını bekliyoruz. Bu soruların cevaplandırılmasında AKP İzmir Milletvekillerinin nasıl tutum alacaklarını da merak ediyor İzmirliler! Hodri meydan!

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 1 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Şehrazat Mercan

09.02.2020 - 04:26
Teşekkür ederim.
Yazarlar
Website Security Test